• 28 Ağustos 2017, Pazartesi 8:02
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Ozanköy’e çok yakışan Osman Türkay anıtı…

Girne Belediyesi ile Ozanköy Muhtarlığı, vefa adına çok güzel bir olaya birlikte imza attılar. Bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Ozanköy Festivali’nin açılışında halkımızı Ozanköylü şair Osman Türkay’ın mekân düzenlemeli anıtıyla buluşturdular. Bu anıtı uzun ve duyarlı bir emekle projelendiren ve o otantik ortama kazandıran sanatçı Zehra Şonya’ya tebrikler… Projenin gerçekleştirilmesinde heyecanla uğraş veren Türkay’ın yeğeni Tuncay Özdoğanoğlu’nun vefası da alkışlanmayı hak ediyor.

Dünya edebiyatında “Uzay Şairi” olarak ün yapmasına karşın dizelerinde hem Kıbrıs’ı ve hem de eski adı “Kazafana” olan köyünü duygusallıkla gerçekçiliği ustaca harmanlayarak anlatan bir şairimizdir Türkay… 16 Şubat 1927’de zeytinlikleri ve harnupluklarıyla ünlü Ozanköy’de doğan Türkay, yaşamı boyunca üzerinde dünyaya geldiği o toprakların duygusu ve sesi oldu. O nedenle zeytin ve harnup kokulu o topraklara o büst son derece yakıştı…
   Türkay’ın sanatçı üretkenliği erken yaşlarında başlamıştı. Adeta yaşamı boyunca dizelerinde ve yazılarında Kıbrıs’ı tüm özellikleriyle dünyaya anlattı ve tanıttı. Orta öğreniminden sonra Kıbrıs’ta ve Türkiye’de gazetecilik ve çevirmenlik yaptı. İngilizcesi çok iyiydi… Bir diğer tanınmış Kıbrıslı Türk sanatçı olan Ekrem Yeşilada “onunla birlikte Anadolu’daki Amerikan askeri üssünde tercümanlık yaptıklarını” açıklamıştı bana… 

Kıbrıs’ın İngiliz sömürgesi olduğu dönemde doğan ve yetişen Türkay, İngilizceyi tıpkı bir İngiliz gibi konuşur ve yazardı… İngiliz edebiyatına olan hayranlığı nedeniyle, Londra’ya giderek 1955’de Modern Diller Okulu Gazetecilik Bölümü'nü bitirdi…  Aldığı eğitimden sonra 1957 yılında Kıbrıs’a döndü. Kıbrıs Türk Basını’nın ilk profesyonel köşe yazarlarından biri olarak “Bozkurt” gazetesinde uzun süre yazılar yazdı. Çok okunan ve etkileyen bir yazar oldu… Lefkoşa’da, Kutlu Adalı, Fuat Veziroğlu, Erol Erduran ve Oğuz Kusetoğlu gibi edebiyatçı arkadaşlarıyla birlikte “Beşparmak” ve “Uyarı” sanat – edebiyat dergilerini çıkardı. Ama dünyayla buluşabildiği yer olan Londra’nın büyüsü onu çekiyordu. Tekrar oraya döndü… Her yaz Kıbrıs’a gelmeye özen göstermesine karşın, son günlerine, hastalanıp bakıma muhtaç duruma gelinceye dek orada yaşadı.

Kıbrıs Türk Cemiyeti’nin profesyonel yazarı olarak bu kurumun Londra’daki yayınlarını yönetti. O yayınları şiirleri ve yazılarıyla zenginleştirdi. Bu yayınlardan bağımsız olarak, şiirleri yanında denemeler ve incelemeler de yazdı… İngilizceden çeviriler yaptı. Şairin eserleri Türk, İngiliz, Yunan, İspanyol, Urdu, Hint, Polonya, Çek ve İsveç dillerinde yayımlandı. Dünyanın değişik ülkelerinden 50’ye yakın ödül ve sayısız davet aldı.

                                                               *     *      *

Onun sanata yoğunlaştığı dönem, insanoğlunun uzayı keşfe çıktığı olağanüstü günlere denk gelir. Çeşitli uzay araçlarıyla önce maymunların, sonra da cesur astronotların canları pahasına uzay serüvenlerinde yazdıkları destanları, insanoğlunun tarihinde ilk kez aya ayak basışını, müthiş bir coşku ve duyarlılıkla dizelerine yansıtır. Bu özelliğinden dolayı “Uzay Şairi” olarak anılan Kıbrıslı Türk sanatçı, uzayın keşfine odaklanan jenerasyonun da dikkatini çeker. “Şairler Cemiyeti” ve uluslararası kuruluşlar tarafından şiir dalında 1988 ve 1990 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne iki kez aday gösterilir.

Türkay, yaşının ilerlediği son dönemlerinde aktif olarak Türk Dünyası'nı ilgilendiren organizasyonlara katıldı. Yaşı daha da ilerlediğinde çeşitli hastalıklarla boğuşmaya başladı. Sağlığının giderek bozulduğu Londra’dan Kıbrıs’a yakın dostu, Kıbrıs Türk Cemiyeti Başkanı Mustafa Gençsoy tarafından bildirildi. Sağlık durumu ve ülkesine getirilmesi konusunda, basınımızda yoğun yayınlar yapıldı… Bu yayınlar etkisini gösterdi. Kıbrıs Türk Yönetimi tarafından 2000 yılının son haftalarında çok sevdiği ülkesine getirilerek tedavi altına alındı. Ne var ki, Türk Dünyası'nın Kıbrıslı büyük şairi, çok sevdiği ülkesinin zeytin ve harnup ağaçları altında doyasıya yaşayamadı. Tedavi gördüğü Girne Akçiçek Hastanesi’nde 24 Ocak 2001 tarihinde, 74 yaşında vefat etti. Sevgili köyü Ozanköy’de toprağa verildi

                                                               *             *            *

Osman Türkay’ın ses getiren 8 eseri: 1. ”Kıyamet Günü Gözlemcileri” (Şiirler - 1975), 2. “Uyurgezer” (Şiirler – 1969) 3. “7 Telli” (Şiirler – 1959) 4. “Evrenin Düşünde Gezgin” (Senfonik Şiirler-İdeogramlar-Ağıtlar  - 1971), 5. “Beethoven’de Aydınlığa Uyanmak” (Şiirler - 1970), 6. “Roaming AboutUniverse” (Evrende Başıboş Gezi) (İngilizce şiirler - 1996), 7. “Cosmorama” (Şiirler – 1999) ve 8. “Edebiyat, Eleştiri ve Dil Üstüne Düşünceler” (Denemeler)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık