• 15 Ekim 2017, Pazar 10:23
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Pazar sohbeti…

Londra’daki genç akademisyen arkadaşımız Ayfer Kahraman’ın kısa mektubunu geçen hafta bu köşede paylaşmıştım. Ayfer Kahraman mektubunda İngiltere’de birçok emeklinin sağlık kurumlarında gönüllü olarak çalıştığını ve hastalara hem yardımcı olduklarını, hem de onlara moral verdiklerini, kendilerinin de toplumla bütünleşerek yalnızlıklarından kurtulduklarını anlatıyordu.

Yazımın yayınlanmasının hemen arkasından Dr. Vesile Vehbi’den şu minik mektubu aldım:

"KKTC Sağlık Bakanlığı verdiği ilanla doktor eksikliğine karşı emekli doktorlardan ücret karşılığı hizmet aldı. Bir süre önce bu hizmeti durdurdu ve isteyen olursa onların gönüllü olarak ücretsiz çalışabileceğini duyurdu.

Biz, Girne'de, Dr. Akçiçek Hastanesi'nde emekli çocuk ve kadın doğum uzmanı olarak üç kişi gönüllü çalışmaya talip olduk ve halen çalışıyoruz. Ve de hastalardan çok iyi geri dönüşler alıyoruz."

*             *             *

Dr. Vesile Vehbi kendisini çok etkileyen bir yaşanmışlığını da benimle şöyle paylaştı:

“Londra’daydım. Bir müzeyi gezerken tekerlekli sandalyede yaşlı bir hanımı Monet’in bir tablosunu bazı gençlere anlatırken gördüm. İşi bitince yanına gidip onunla tanıştım. Meğer Güzel Sanatlar Fakültesi’nde gönüllü ek profesörmüş… Henüz 10yaşındayken geçirdiği bir kazada tekerlekli sandalyeye mahkûm olmuş ve tahsilini bir engelli olarak tamamlamış… Akademik kariyerinde ‘profesör’ unvanına kadar ulaşmayı başarmış. Emekli olduktan sonra da gönüllü olarak resim bölümü talebelerine ders vermeyi sürdürüyormuş. Bana hayatta daha yapacak çok işi olduğunu, bu çocukların da daha öğrenmesi gereken çok bilgiye ve beceriye ihtiyacı olduğunu söyledi.  Onunla tanışmam ve onu dinlemem benim için de iyi bir dersti…”

*             *             *

Dr. Vesile Vehbi’nin yaşanmışlığına ilişkin bu anlatımı, emeklilerin gönüllü hizmetinin halka sadece sağlık kurumlarında değil, diğer toplumsal kurumlarda da verilebileceğinin işaretidir.  İnsanın gönüllü olduktan sonra ter dökebileceği çok alan vardır…

Ekonomide ve kalkınmada çağ atlamış ülkelerin mucize yarattığından söz edilir hep... Ne mucizesi efendim, ne mucizesi?  O parlak başarıların tepeden inme mucizelerle değil, çalışmakla, ter dökmekle ve üretmekle sağlandığı kesindir.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ekonomileri yerle bir olan Almanya, Japonya ve İngiltere gibi ülkelerin kalkınma öykülerine bir bakalım. Bu ülkelerin özverili insanları üretim ve hizmet seferberliğinde normal mesai saatleriyle yetinmediler. Bulundukları tüm iş kollarında, fabrikalarda, tarlalarda, hizmet sektörlerinde mesai saatlerinin dışında da gönüllü olarak ter döktüler… Ta ki ülkeleri düzlüğe çıksın…

Bu gerçeğin aynası önünde bizim de KKTC halkı olarak kendimizi tepeden tırnağa bir süzmemiz gerekmez mi?..

*             *             *

Türkiye’nin en çok okunan köşe yazarlarından Yılmaz Özdil tam da şunları yazıyordu ki….Spor çöktü… Futbola İtalya kadar para harcıyoruz, Angola kadar başarılı olamıyoruz, iç savaşla darmadağın olan Suriye'nin dünya kupasına katılma ihtimali var, bizim ihtimalimiz filan kalmadı. Ata sporumuz güreşten haltere, bokstan bisiklete kadar, tüm zamanların ‘doping’ rekoru kırıldı, Survivor'a katılan milli sporcu bile dopingli çıktı birader…

Evet, Özdil tam da bunları yazıyordu ki, İstanbul’da bir sevinç ve gurur fırtınası koptu hafta sonunda… Milyonluk profesyonel sporcular yarışmalarda dökülürken, hiçbir çıkar gözetmeden sırf ulusal onur adına spor yapan ve mayın patlaması malulü Osman Çakmak’ın kaptanlığındaki Ampute Türk Milli Takımı İstanbul’da İngiltere’yi de devirip Avrupa şampiyonu oldu... Takım üyelerinin çoğunluğunu cepheden gelmiş malul gaziler oluşturmaktadır... Aralarında hiçbir ecnebi ithal sporcu da yok.

Alınlarından öpülmeyi hak eden ve ülkenin en zor döneminde milli gururu ayaklandırarak moral ve sinerji saçan bu çocuklar futbolun ayakla değil akılla ve azimle oynandığının çok anlamlı ve duygulandırıcı mesajını verdiler... Ampute Türk şampiyonlarını bir kez daha buradan kutlarım…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık
Pop Up ek