• 27 Kasım 2017, Pazartesi 8:44
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Siyaset bazen acımasızdır…

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman Özker Özgür’ün ölüm yıldönümünde konuşuyordu. Onun sadece aynı çizgide oldukları tarafından değil, toplumun geneli tarafından da sahiplenildiğini vurguladı. O sözler bir gerçeğin ifadesiydi.

Bu ifadenin önümüze getirip koyduğu acı ironi şu ki, Özker Özgür yaşamının son evrelerinde CTP tarafından sahiplenilmedi. Tam tersine dışlandı…

Yaşamı boyunca her çevrenin içine girerek kendine özgü o Vreççalı üslubuyla tatlı sohbetlerde bulunan Özgür’ün insanlara kendini sevdiren ve saygı telkin eden bir karizması vardı.

Siyasette kendisi gibi düşünmeyenlere karşı düşmanlık duymazdı. Onları kendinden dışlamazdı. Onun bu gibilerle de sıcak diyalog kurabilmesini sağlayacak toplumsal konuları her zaman vardı.

Ama insanlar arasına girdiğinde insancıl elektriğini yayabilmeyi bu denli başaran bu kimlik gün geldi siyasal bir trajedinin öznesi olmaktan kurtulamadı.

*             *             *            

Kızı Elmaziye Özgür onun mezarı başındaki törende çok duygusal konuştu. O dokunaklı konuşmada seslendirilen acı gerçekler aşağıda irdeleyeceğim nedenlerden dolayı beni yıllar öncesine götürdü. Özgür’le ilgili anılarımın tazelenmesini tetikledi.

Babasının yaşama huzursuzluk ve yalnızlık duyguları içinde veda ettiğinin altını çizen Elmaziye Özgür’ün seçerek kullandığı sözcükler aslında siyasetin kimi zaman ne kadar acımasız ve kalleş olabileceğinin altını çizer. Tabii ki bunu anlayabilmek için Özker Özgür’e yaşatılanların bilinmesi gerekir.

Genç kadın, babasının hastalığı boyunca yaşadığı üzüntüleri anımsamanın kendisini yorduğunu belirterek dedi ki:

“Bu kadar güçlü ve değerli bir politik kimliğin huzursuzluk ve yalnızlık duyguları ile bize veda edişine tanıklık yapmış olmak ve ona yardım edemeyişimin çaresizliği aradan bu kadar yıl geçmiş olmasına rağmen beni hâlâ hırpalıyor.”

Elmaziye Özgür babasının acılarla örülen siyasal serüveninin ailesinde yarattığı derin izleri de duyumsattı.

*             *             *

Özker Özgür CTP’nin efsanevi lideri olarak bilinir. Ama 65’inde yaşama veda ettiğinde CTP’nin dışında, Birleşik Kıbrıs Partisi’nin Dış İlişkiler Sekreteri’ydi.

Ahmet Mithat Berberoğlu’nun arkasından genel başkanı olduğu CTP’nin içinde ciddi sorunlar yaşamış ve yıllarca aynı yolu yürüdüğü yoldaşları tarafından partiden atılmıştı.1998’de siyasetini sürdürebilmek adına bazı arkadaşlarıyla birlikte önce Yurtsever Birlik Hareketi’ni, ardından da Birleşik Kıbrıs Partisi’ni kurmuştu.

Onun yaşam öyküsüne bakıldığında bu olay "CTP ile çelişkiler yaşadı” tümcesiyle geçiştirilir…

Bu açıklama yeterli mi? Hiç de değil… Siyaset ve demokrasi tarihimiz şeffaf şekilde ortaya konulmalı.1990’lı yılların sonundaki Özgür – CTP çelişkilerinin neler olduğunun ayrıntılarıyla belgelenmesi gerekir. “Kol kırılır yen içinde kalır” sözü demokrasi ve tarih için geçerli olamaz…

Akla şu soru da gelir: “Eğer yaşasaydı Naci Talat Usar’ın başına da aynı durum gelir, ‘çelişkileri nedeniyle’ o da yaşamını adadığı CTP’den dışlanır mıydı?”

Dışlanması nedeniyle Özgür’ün yaşadığı acıların tanığıyım. Özgür’ü 60’lı yıllarda tanımıştım. Ki o günlerde henüz siyasete girmemiş genç bir Atatürkçü ve milliyetçi öğretmendi. Çalıştığım “Bozkurt” gazetesine sıkça uğrar, Komünizm aleyhtarı konuşmalar yapar, yayınlanması için milliyetçi yazılar bırakırdı. İdeolojik değişimleri 1963’ten sonra başlayacaktı.

Kader bizi daha sonraları Kumsal’da komşu olarak ve Cumhuriyet Meclisi’nde milletvekili – bürokrat olarak buluşturdu. CTP içinde yaşadığı travmalar sırasında kendini yürüyüşlere vermişti. Ben de yürüyüşçüydüm ve Kumsal Parkı’nda boyuna birlikte voltalar atardık. Gerek bu yürüyüşlerde, gerekse günlük gazeteleri okuyabilme adına meclisteki odama gelişlerinde hiç durmamacasına kendisine reva görülenleri anlatır ve kimi zaman da ağlardı. Derin bir yalnızlığın girdaplarına itilmişti.

Siyasetin kimi zaman bir vefasızlıklar, kalleşlikler, acımasızlıklar ve dramlar silsilesine dönüşebileceğini ilk kez Özker Hoca’nın o dramatik durumuna bakarak anlamıştım. Başucu kitabı yapmamız gereken dersler bırakarak gitti. Işıklar içinde uyumasını dilerim.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek