• 05 Haziran 2017, Pazartesi 11:02
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Tansiyon düşmüşse…

Bal tutanın parmak yaladığını çağrıştırmasından dolayı devlet makamlarında oturanların etik kurallara mutlak saygılı olmaları elbette ki beklenendir. Nitekim Başbakan Yardımcısı, Maliye Bakanı Serdar Denktaş da şu arazi tahsisi işinde, yasa-dışılık olmamasına karşın,  etik bir pürüzün olduğunu kabullendi. Denktaşlar tahsisten vazgeçtiklerini açıkladıklarına göre, yazacaklarım onların projesine destek bir yazı değildir. Serdar Denktaş’ın da etik bulmadığını duyumsattığı ama yasal olduğuna vurgu yaptığı olaya destek çıkma amacım olsaydı, buradaki görüşlerimi Denktaş’lar geri adım atmadan önce paylaşırdım. Yazımın amacı, tansiyon düşmüşse eğer, bu meselenin gürültü ve patırtılar içinde gözden kaçırılan bazı önemli gerçeklerine soğukkanlılıkla bakılmasını sağlamaktır. Objektiflik adına…
*          *             *
24 aylık yoğun bir uğraşın sonu yine fiyasko... Görüşme masası duvara çarptı... Sorumluluğun uzlaşmaz Rum’da olduğunu ayrıntılarıyla açıklayan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı “bunlarla sonuç alma olanağı yok” dedi. Aylar boyunca Türk halkına boşuna umut pompalandığı netlik kazandı. “Çözüm olsun da nasıl olursa olsun” modundaki umut pompalayıcılar, halkımızın dikkatini bu düş kırıklığından nasıl uzaklaştırabilirlerdi?..
*          *             *
Şansları yaver gitti… Kitleleri dalgalandıracak ve görüşmeler şokundan dikkatleri başka tarafa çekecek olayı yakalamakta gecikmediler. Denktaşların üniversite meselesi dikkat dağıtma projeleri için biçilmiş kaftandı ve bu olayın çevresinde çıngar çıkarma senaryosunu yürürlüğe koydular. Kıbrıs Türk halkının kaderiyle ilgili görüşmelerde yaşanan tarihi fiyasko, çıkarılan patırtı gürültü içinde gündemin en dibine düşürüldü…
*          *             *            
Türk kontrolündeki toprağın neredeyse 'ye yakını sürdürülemeyecek asimilasyoncu ve çürük bir çözüm adına Rum'a sunulurken gıkı bile çıkmayan, ama atıl askeri bir bölgeden ülkesel ekonomik kalkınma adına 200 dönümlük bir arazi tahsis edilince şahlanan paradoksal çevrelere tanık olundu... Bir başka paradoks, asker kontrolündeki topraklar için tepki üstüne tepki gösterenlerin o şaşırtıcı haliydi. İşte asker, üniversite sektörüne katkı adına, kapalı bir alanın sivilleştirilmesine onay veriyordu. Bu jesti mutlaka yenileri izleyecekti… Ama o üniversiteye Denktaş’ın adının verilecek olması çıngarın odağındaki psikolojiydi. Adına alerji püskürtülen bu Denktaş kimdir? Halkının yayılmacı ve ırkçı Hellenizmin içinde asimile ve tarumar olmasını engelleyen, o halkı “cemaat” düzeyinden alıp, “devlet” konumuna getiren önderdir…
*          *             *
Yatırıma arazi tahsis etme gibi bir olay ülkemizde ilk kez mi gerçekleşiyordu?Ne münasebet!..KKTC'de üniversite sektörü ilk gününden bu yana aynı yöntemle yaratılmıştır. Var olan yasalar çerçevesinde yüzlerce dönüm tahsis edildi şimdiye dek eğitime... Birkaç örnek sunmak gerekirse Lefke Avrupa Üniversitesi’ne 261

dönüm, Girne Amerikan Üniversitesi’ne 97 dönüm, Uluslararası Final Üniversitesi’ne 37 dönüm, Yakın Doğu Üniversitesi’ne 293 dönüm, İstanbul Teknik Üniversitesi’ne 617 dönüm, Özok Üniversitesi’ne 181 dönüm, Türk Eğitim Derneği’ne 30 dönüm, Kıbrıs Türk Bilim ve Araştırma Vakfı’na 15 dönüm, Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne 362 dönüm verildi... Ve saire ve saire… Özetle diyeceğim şu ki, mevcut 17 üniversitenin yanı sıra, açılma sırası bekleyen 9 üniversitenin de böylesi bir arazi serüveni mutlaka vardır… Konumuz üniversiteler olduğu için, başta turizmciler olmak üzere, diğer yatırım sektörlerine tahsis edilen yüzlerce dönüm araziyi saymayı gereksiz görüyorum…
*          *             *            
KKTC’de her yatırım kalkınmamız, kendi kendimize yeterli duruma gelmemiz, gençlerin işsizlik sorununun aşılması ve göçün durdurulması adına birer nimettir. Gelgelelim yatırımcılara ve yeni fikir sahiplerine KKTC’de gösterilen zorluklara, başka hiçbir ülkede rastlanmaz…Bu ülkede hangi yatırıma itiraz edilmedi ki şimdiye dek?..Türkiye'den gelen suya mı? Türkiye'den gelecek elektrik projesine mi? Gençlik için yüz milyonlarca liralık yatırımı öngören sosyal-sportif-kültürel girişimlere mi? Güzelyurt'a hastane yapılmasına mı? Gerek Mağusa’da, gerekse diğer sahil bölgelerinde projeleri hazırlanan marinalara mı? Daha sayayım mı?..
 *          *             *
Görüşme masasında sağlanan konsensüslerden biri de, olası bir çözümde, inkişaf ettirilmemiş arazilerin Rum tarafına bırakılmasını öngörür... İnkişaf ettirilmesi tasarlanan her araziye ve her yatırımcı girişime bu tür itirazların ve engellerin çıkarılmasının yorumunu da, Türk halkının ekonomisini ve gelecekteki güvenliğini samimiyet ve ciddiyetle düşünenlerin yorumuna bırakırım…
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık