• 10 Mayıs 2018, Perşembe 8:40
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Trafik haftası mı, mandal tahtası mı?!..

Trafik ve çevre konularında bir saptamam var, bilmem katılır mısınız?..

En fazla bilinçlendirmeler, aydınlatmalar, uyarılar ve farkındalık yaratmalar trafik ve çevre konularında olduğu halde toplumun belirli bir kesimi bildiğini okumakta berdevamdır… Çevreyi ve trafiği ölümcül kaoslara sürüklemekte birbirleriyle yarışan insanları hayret ve dehşetle izlemekteyiz…

İşte saptamam bunlara dairdir. Bunlar yeterince aydınlanamıyorlar. Çünkü kendi dünyalarında yaşamayı inatla sürdürürken, algıları uyarılara, aydınlatmalara ve farkındalık yaratma çabalarına kapalıdır. Ne gazetelerin, ne televizyonların ilgili yayınlarını izlerler, ne de farkındalık etkinliklerinin yanından geçerler…

Eğer bu saptamam doğru olmasaydı ne trafiğimiz, ne de çevremiz bu acınası ve ürpertici durumlarda olurdu…

Bakınız mesela yine bir Trafik Haftası’ndayız ve bu Trafik Haftası’nı mandal tahtası olarak bile algılayamayan yansımalarla karşı karşıyayız..

Trafik Haftası’nda yoğunlaşan uyarı ve aydınlatma kampanyalarına karşın trafik sistemimizdeki fecaat aynen sürüyor… 

Trafiğin can pazarına, yollarımızın kan gölüne dönüşmesini çaresizlik içinde, iki elimiz böğrümüzde daha ne kadar izleyeceğiz?..

Faciaların kaderimize dönüşmesini kanıksayan bir acizlik içinde olamayız..

Bizi ürperten duyarsızlıklar karşısında hiç de çaresiz değiliz aslında. Ama marifet ve erdem, o duyarsız kitlelere karşın trafik kazalarını yaşantımızda asgariye indirebilecek çözümleri üretebilmektedir…

Çağdaş çözümlere artık kararlılıkla uzanmalıyız…

Trafik kazaları eğer ülkemizde seri katliam boyutlarına ulaşmışsa, çare ve çözüm üretme basiretini gösterebilmeliyiz… 

Sürdürülmesi olanaksız düzenlerimizden birini de trafikte yarattık…              

Bu bozuk düzeni elbirliğiyle düzeltmezsek, hep birlikte oturup seri katil trafik canavarının bizim kapımızı da hunharca çalmasını beklemekten başka bir seçeneğimiz kalmaz. Böylesi bir edilgenliği kedimize yakıştıramayız.

Duyarsızları bile içine güvenle alabilecek düzeni yasa yapıcılarımız yaratabilmelidirler…
                                                               *             *             * 

Devlet bütçesine büyük katkı sağlayan araç vergilerini çağdaş bir trafik düzenlemesine kanalize etmeli…

Gittikçe yoğunlaşan araç sayısının trafikteki yükünü hafifletecek olan organize toplu taşımacılığı güvenli araçlarla kurumsallaştırmalı…

Trafik mühendisliğini hiç ödün vermez biçimde devreye koyup tüm yolların acilen ıslahına gitmeli…

Yolları kevgire dönüştüren çukurların, çöküntülerin ve bozulmaların oluşmasına hiç fırsat tanımamalı…

Ülkemizin minyon ve naif yapısına ters düşen, büyük ülkelere özgü devasa endüstri ve taşımacılık araçlarının yollara çıkma durumları disiplin altına alınmalı…

Ana yollardaki bariyerleri göstermelik dekor olarak kullanmaktan, trafikteki görüşü zorlaştıran uygulamalardan vazgeçmeli…

Sürüş ehliyetini ancak ehliyet sahiplerine vermeli ve bu ehliyeti çiğneyenleri caydırıcı cezalara çarptırmalı…

“Trafik canavarı” olduğunu kanıtlamışlara kesin direksiyon yasağı uygulanmalı…

Sürüş ehliyeti verilen kişilerin o ehliyetin gerektirdiği her türlü trafik kuralına uyacağını, aşırı hız yapmayacağını, direksiyon başında telefon kullanmayacağını, arabasını gelişigüzel park ederek düzeni bozmayacağını ehliyet öncesi titiz testlerle belirlemeli…

                                                               *             *             *

Trafikteki güveni engelleyen diğer faktörleri de ayrıntılı biçimde belirlerken, bilmeliyiz ki, tıpkı şeytan gibi, trafik canavarı da ayrıntılarda gizlidir… O ayrıntıların içine kararlılıkla girerek trafik canavarıyla yüzleşelim ve artık onun canına okuyalım.

Yüzleştiğimiz canavarın kimi zaman kendimiz olduğunu göreceğiz. Canavarlaşan kimliğimizle mücadele etmeyi ve o kimliği yenmeyi dürüst bir vatandaşlık görevine dönüştürelim…

Ve sonuç: Tüm bu saydıklarımı ve daha da sayabileceklerimi toplumsal yapımıza ancak yasalarla uygulayabiliriz…

Öyleyse, iki elimiz artık yasa yapıcıların iki yakasında olsun. Siyasetçilerin trafikle ilgili vizyonlarını her zaman ciddiyetle sorgulamalıyız… Trafik canavarıyla savaşımda duyarsızlık gösteren siyasetçileri ve ekiplerini hiç bağışlamayalım...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık