• 09 Mart 2018, Cuma 9:34
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Ya egzoz gazları ne olacak?..

Sağlık Bakanı Dr. Filiz Besim hafta başından itibaren tüm kapalı alanlarda sigara denetimi başlattı. 44/2008 sayılı yasa kapsamında başlatılan bu denetimlerin başarıya ulaşabilmesi için vatandaşlar da katılımcı bir ruhla duyarlılık göstermeli. Kapalı alanlarında sigara içilmesine ısrarla izin veren kurumların ihbar edilmesi gerekmektedir.
   Bu arada yeri gelmişken, ölümcül egzoz gazlarının halkımızı sigara dumanından daha fazla etkilemekte olduğunu toplumsal sağlık açısından bir kez daha anımsatmakta yarar vardır. Egzoz emisyonu duyarlılığı, trafik denetimlerinde en fazla ihmal edilen konudur.
   Sağlık Bakanlığı’nın polis ve Çevre Dairesi’yle birlikte başlatacağı sıkı denetimlerle havamızı boyuna zehirlemekte olan araçların trafikten dışlanmalarını sağlaması beklentimizdir. Trafikte ciddi bir denetim yapılsa pek çok araç egzoz emisyonunda sınıfta kalır…
   Hız, sigorta, sürüş ehliyeti, seyrüsefer ruhsatı denetimlerinin yapıldığı gibi, egzoz gazı emisyon denetimlerinin de her an ve sıklıkla trafikte yapılması gerekir. Toplumsal sağlık bunu öngörür. Denetimsiz araçların salgıladığı egzoz gazları, bu ülkedeki insanların rahat soluk alma hakkını gittikçe daha fazla yok ederken toplumsal sağlıktan sorumlu olanlarımız bu duruma artık daha fazla seyirci kalmazlar… Görev onları bekliyor…
   Hızla çoğalan araç sayısına koşut biçimde, salgılanan egzoz gazları da yoğunlaşmaktadır… Egzoz bakımsızlığından kaynaklanan bu zehirli gazları solumak KKTC yurttaşlarının kaderi olmamalı…
   * * *
   Filtresiz elektrik santralleriyle ilgili tepkiler de tabii ki yerden göğe dek haklıdır. Ama havamızı ölümcül şekilde kirleten gazlar konusunda, sadece filtresiz santral bacalarına odaklanmak ve bu odaklanmayla hava kirliliğini tümden gündemden kaldırabileceğimizi düşünmek abestir…
   Çeşitli boyutta ve nitelikte on binlerce aracın her gün salgılamakta olduğu zehirli gaz bulutlarının yanında santrallerin yarattığı bölgesel sorun nedir ki?!. Hava kirliliğimizin yüzde 50’si egzoz gazlarındandır. Bu gerçek bilimsel ölçümlerle saptanmaktadır…
   Hal böyleyken, devlet denetiminden çıkan egzoz gazlarının havamızı kirletmesi olayı doludizgin yaşanmaktadır. Böylelikle insana ve toplum sağlığına açıktan açığa kastediliyor, meydan okunuyor!..
   Santrallerin bacasını filtrelemek önemli bir maliyeti gerektirebilir. Oysa egzoz gazlarını denetlemek, para harcamadan başarılacak işlerden biridir… Egzozundan zehirli gaz saçan araçların trafikten dışlanması ve sahiplerinin cezalandırılması için polis teşkilâtımıza kesin emir vermek yeterlidir. Ama o iradeyi bir türlü göremiyoruz…
   Egzozlardan gün 24 saat ülkenin her yanında salgılanmakta olan zehirli gazların ölümcül etkisi, santrallerin salgıladığı zehirlerin toplamından da, kapalı yerlerde içilen sigaraların dumanından da çok daha yüksektir…
   Ülkemizde egzoz emisyon ölçümlerini zorunlu kılan yasa var… Peki de bu yasa, eğer gerekleri yerine getirilmeyecekse neden geçirildi?.. Arşiv raflarında çürüsün diye mi?...
   Gerektiğinde bu ölçümün yapıldığına dair belge sunamayan sürücüler ceza kapsamına girerler… Araç muayene testlerinden geçirilmezler… Ama, göz göre göre zehir saçan aracıyla dolaşan kanser ve sakatlık üreticilerine karşı, çoğu zaman polisin önünden de geçtikleri halde, trafikte hiçbir yasal müdahale yapılmaz… Bu nasıl bir saçmalıktır?
   * * *
   Egzoz gazlarının ne denli ölümcül olduğunu açıklayabilme adına, Nazi dönemi Almanya’sındaki toplama kamplarında gaz odalarına püskürtülen ölümcül maddenin de aynen bu gazlar gibi olduğunun altını çizerim… Egzoz gazları, karbon monoksit, nitrojen oksit ve kurşun gibi kirletici zehirleri yüksek oranda içerir. Havadaki
 o ölümcül kirlilik, kansere, kalp ve solunum hastalıklarına; erkeklerde iktidarsızlığa ve sperm sayısının azalmasıyla da kısırlığa yol açmaktadır. Donanımları kusurlu bir taşıt, günde iki kilogramın üstünde öldürücü gaz salgılar…
   Bir toplumsal ayıbımız da şu ki, gerekli denetimleri yapıp etkin önlemlerimizi almadığımız sürece, sadece yerel değil, evrensel kirlenmeye de ülkemizden katkı koyuyoruz.
   Ulaşım sektörü, dünyamızda küresel ısınmayı tetikleyen sera etkisini yaratan gazların yüzde 20’sini tek başına üretmektedir... Ve bizim ülkemiz de, bugünkü başıboşluğuyla maalesef bunda pay sahibi olmaktadır…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık