• 06 Mayıs 2018, Pazar 9:42
AkayCEMAL

Akay CEMAL

‘Basın özgürlüğü’ konusu dünya durdukça tartışılacak

   Geçmişte de tartışılırdı, şimdi de! Öyle görülüyor ki, dünya var oldukça da tartışılacak. Çünkü şartlar değiştiği halde, bir takım etkenler özgürlüğü kısıtlamaktadır. ‘Eskiden basın daha mı özgürdü?’ diye sorarsanız, pek tabii ki buna olumlu yanıt vermek mümkün değildir. Ama bir yerde, her şeye rağmen basın özgürlüğünü yaratan da, kısıtlayan da gazetecinin kendisidir.

   Hele gazetecinin ülkeyi yönetenlerle ‘içli dışlı sarımsak başlı’, kimin eli kimin cebinde olduğu bilinirken basın ne denli özgür olabilir? Habere ulaşmak ve kamuoyuna doğru bilgi aktarmak, geçmişe kıyasla çok daha kolay olmasına karşın, sipariş üzerine haber yapımının ne denli sağlıklı olduğu bir başka tartışma konusudur. Hele haber hırsızlığının tartışıldığı ve haber hırsızlığının giderek çoğaldığından bahsedildiği bir dönemde basın özgürlüğünün de ciddi yara aldığını kimse inkâr edemez!

   Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle ödüle layık görülen tüm meslektaşlarımı tebrik etmek isterim. Meslekte yeni olanların, yeni adım atanların daha öğrenecekleri çok şeyler vardır. Bu arada uzun yıllar Kıbrıs Türk basınında, hatta dış dünyada karikatürleriyle göğsümüzü kabartan, Hüseyin Çakmak’ın Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı ‘Tantana’ya ödül verilmesi tam yerinde bir davranıştı…

   Ödül saatlerinde bizler Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo ve Sinema Bölümü’nce düzenlenen ‘Basın Özgürlüğü Konferansı’nda idik. Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle gerçekleştirilen ve moderatörlüğünü Doç. Dr. Fevzi Kasap’ın yaptığı konferansta Dr. Bekir Azgın, Ayhan Dolunay ve ben konuşmacıydık…

   Yeri geldikçe konuya değineceğiz. İyi Pazar’lar…

     

                                                                               ***

 

Cevat Recep’in acı günleri

 

   Toplumumuzun tanınmış simalarından, işadamı Cevat Recep şu sıralar en acı günlerini yaşıyor. Eşi Yücel hanımın yaşama veda etmesiyle adeta yıkıldı. İngiltere’nin başkenti Londra’da yarım asır çalıştı, çabaladı, sonra da vatanına yerleşti. Cevat Recep, Lefkonuk’lu (Geçitkale), Yücel de komşu köy Sütlüce’li (İpsillat) idi. Her ikisi de Gönendere Ortaokulu’na giderlerdi…

   Dört evlat, 13 de torun sahibi olana Cevat Recep, eşi Yücel Recep’le 50 yıl bir yastığa başkoyarken, evin direği olan eşinin vefatıyla “duyulan acıyı tarifi edebilmek imkânsız” diyor. Altınova köyünde toprağa verilen Yücel hanıma Tanrı’dan rahmet, Cevat Recep ailesine başsağlığı ve sabırlar dileriz.

   Bu arada 1936 doğumlu Yeniceköy’ün çınarlarından Nesrin Mehmet Zeybek bir süre önce kendi köyünde toprağa verilirken, Lefkoşalıların yakından tanıdığı Erus Hıfzıoğlu da dün Lefkoşa’da defnedildi. Erus Usta, Hıfzıoğlu ailesinin kartalıydı… Kendisine rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı dileriz.

                                                                                 

                                                                                 ***

 

                 (Fotoğraf)

 

Vedat Cipsi, kalecilerin korkulu rüyasıydı…

 

   Ona ‘Futbolda gelmiş geçmiş en güçlü ayak’ derlerdi. Bir zamanlar efsane takım Çetinkaya’nın ünlü oyuncularındandı Vedat Cipsi.

   Geçmişte özellikle Rum takımlarıyla Çetinkaya’nın yaptığı maçlarda top ayağına geldi mi, bazı kaleciler ya kalesini terk eder, ya da topa müdahale etmeye korkar olurlardı… O kadar ki, bir defasında bir Rum kaleci (Lello) topu kucaklamasına rağmen, ağların içine düşmüş ve tabii ki gol sayılmıştı… Bazı kaleciler bu yüzden sakatlanmışlardı… Roket gibiydi şutları ve kesilmezdi.

   Bir ara Galatasaray takımı Kıbrıs’a geldiğinde, yöneticiler Vedat Cipsi’nin kabiliyetini duymuş ve kendisini İstanbul’a davet etmişlerdi...  Galatasaray’ın ve aynı zamanda Türk Milli Takımı’nın uzun yıllar file bekçiliğini yapan ünlü kaleci merhum Turgay Şeren’le antrenmana çıktıklarında, penaltı noktasından atışlarında Cipsi’nin müthiş bir güce sahip olduğunu görmüşlerdi. Çektiği şutlardan bazılarını Turgay Şeren çok zor yakalayabilmişti…

   Eski Polis Genel Müdürlerinden Salih Efendi’nin oğlu olan Cipsi, Kıbrıs Türk futbolunun ünlü isimlerinden Mustafa Defteralı’nın en yakın arkadaşlarındandı…  Kapıların açıldığı 23 Nisan 2003 tarihinden itibaren Rum futbol kulüplerinden pek çok yönetici ve sporcu merhum Defteralı ve Vedat Cipsi’yi ziyarete gelmişlerdi…

   Fotoğrafta; Vedat Cipsi (solda şapkalı), bir dönemin tanınmış isimlerinden Hammalın Mustafa ile görülüyor.

(Berber Hüseyin’in arşivinden)  

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık