• 13 Kasım 2017, Pazartesi 8:48
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Bölgenin ‘Küçük Paris’i önce Beyrut, sonra Maraş’tı

Rum sosyalist EDEK Partisi’nin Kurucusu ve ilk Başkanı Dr. Vasos Lissaridis, bir grup Rum ve Yunan milletvekilleriyle yıllar önce Suriye’de bir törene katılmış ve bir hastanenin açılışında hazır bulunmuştu… Tamamen Rum yönetimince finanse edilen hastane, onlara göre; Türkiye’ye karşı mücadele eden milislerin tedavisi amacıyla oluşturulmuştu…

Terörün Türkiye’de ortalığı kırıp geçirdiği dönemde Rum yöneticiler de, ellerindeki olanaklar ölçüsünde  ‘eşeğini dövemeyen semerini döver’ kabilinden Türkiye’ye karşı boş durmadılar. Özellikle Suriye ve Kuzey Irak’ta Türkiye’yi hedef alan faaliyetlere maddi ve manevi desteği esirgemediler, arka çıktılar. ‘Düşmanımın düşmanı, benim dostumdur’ ilkesi uyarınca uyguladıkları politikayla derinden ve sessiz sedasız silah ve cephane sevkiyatını yıllar boyu sürdürdüler.

Türkiye teröre binlerce şehit verirken, mutluluklarını gizlemeyi dahi beceremediler. Düşmanlık iliklerine işlemişti… Halen öyle değil mi? Şimdi Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis itirafta bulunuyor ve Güney Kıbrıs olarak, Fransa ile işbirliği içinde DAEŞ’le mücadele çerçevesinde Kuzey Irak Kürtlerine silah, Lübnan’a ise askeri malzeme gönderdiklerini açıklıyor.

Sen kim, DAEŞ’le mücadele kim? DAEŞ’le esas mücadeleyi yapanlar belli. Senin gönderdiğin silahların Mehmetçik’e karşı kullanılmadığı ne malum?

Kasulidis’in değindiği bir diğer husus da, Lübnan’dan gelebilecek tehlike! Rum Bakan, Güney Kıbrıs’ın bölgesel tehlikeler ve özellikle Lübnan’dan gelen tehlike sinyallerine göğüs germeye hazır olduğunu, ülke olarak bölgesel gelişmelerde rol üstlenecek konuma geldiklerini iddia etti. Kasulidis ayrıca Kıbrıs’a yakın konumda bulunması hasebiyle Lübnan’ın desteklenmesi ve istikrarsızlığın bölgeye ulaşmasının engellenmesi gerektiğini kaydetti.

Lübnan’la ilgili gelişmeler gerçekten büyük önem taşımaktadır. Suriye’deki durum nedeniyle bölge zaten istikrarsızlığın kıskacındadır. Beri yandan Suudi Arabistan’daki gelişmeler ve Yemen’le olan ilişkiler dikkatleri bu bölgeye çevirmektedir. Özellikle Suudi Arabistan ile İran arasındaki rekabet ve İran’ın, Suriye’de nüfuzunu artırması, Suudilerin yanı sıra, İsrail’de de kaygılara neden olmaktadır.  Esasen Yemen’de Suudi Arabistan ile İran uzun bir süreden beri bilek güreşindedir.

Ancak Lübnan’ın geleceğine ilişkin kaygılarda Güney Kıbrıs’ın başı çekmesinde haklılık payı yok değildir. 1960’lı yıllarda da Lübnan’da baş gösteren iç savaş nedeniyle Rumlar bir takım sıkıntılar geçirmiş ve ülkedeki iç savaştan kaçanların büyük bir kısmı Larnaka ve Limasol’a sığınmıştı… Ancak bunlar arasında zengin iş adamları da bulunduğundan, zamanla Rum ekonomisine katkılar koymuşlardı… O günlerde “Ortadoğu’nun ‘Küçük Paris’i diye nitelenen Lübnan’ın başkenti Beyrut viraneye dönmüş, turizmden, yatırımdan eser kalmamıştı…

İşte bu durumu fırsata dönüştürmeyi beceren uluslararası şirketler ve girişimciler, cazibe merkezi Beyrut’a alternatif olarak Maraş’ı inşa etmişlerdi… Artık Doğu Akdeniz’in ‘Küçük Paris’i’, Beyrut değil, fakat Maraş olmuştu… Ancak o da, doymak bilmezlik ve ENOSİS sevdası uğruna bu günkü duruma gelmiş bulunmaktadır. Turistik tesisleri Türklere karşı mitralyöz yuvasına dönüştürenler, Türk savaş uçaklarınca cezalandırılmıştı…

İçinde bulunduğumuz coğrafyada istikrar bir türlü- sağlanamazken, Lübnan’la ilgili gelişmeler istikrarsızlığı daha da körüklemektedir. Hele Güney Kıbrıs’ın, boyuna posuna bakmadan Lübnan’a askeri malzeme sevkiyatında bulunması anlamlıdır. Amaçladığı nedir ve bu sevkiyatı kime, neye karşı yapmaktadır? Konuya ilişkin açıklamalar eksiktir ve sözler muallâktadır. Irak’a silah, Lübnan’a da cephane sevkiyatıyla Rum Yönetimi bölgedeki krize taraf olmaktadır ki, bu da oldukça düşündürücüdür.

***

Atatürk’ün öldüğü gün…

Kolakas yöresi Yeşilköy’ün tanınmış simalarından, bölgenin sevilen, sayılan eşrafından Cuma Uyguner ile Ağıllar köyünün önde gelenlerinden, saygı duyulan Sadettin Altundağ yaşama veda ederek ömür bıraktılar. Her ikisi de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün vefat ettiği gün olan 10 Kasım’da hayata gözlerini yumdular.      Aslen Limasol’lu olan Güzelyurt’ta sakin Ahmet Hüseyin Köle de aynı gün Karaoğlanoğlu’nda toprağa verildi. 10 Kasım tarihinde defnedilenler arasında Zeybekköy’den Ayşe İyikal ve Girne’den Nesrin Faydalı da bulunuyor. Tümüne de Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı dileriz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık