• 01 Mayıs 2018, Salı 9:18
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Boşa kürek çekecek zaman yoktur artık!

Bir federasyondur tutturduk gidiyoruz. Neyin federasyonu? Kiminle, nasıl ve ne ile? Buna ‘Kendi kendine gelin güveyi olmak’ derler.

Kıbrıs Türk halkı olarak, geride kalan yarım yüzyıl böyle avuttuk kendimizi. Aynı zamanda avutulduk da! Kendi kendimize gelin güveyi olduk. Uyandığımızda acı gerçekle karşılaştık.

Geride bıraktığımız 50 yıl yetmedi mi? Daha ne kadar boşa kürek çekecek, havanda su döveceğiz?   Kaybettiğimiz yıllara, çalınan zamanımıza yazık değil midir?

Meclis’in eski Başkanlarından Sibel Siber, bakınız bu konuda ne diyor?

“Rum tarafı gerçek anlamda federasyona hazır değildir. Bu, sadece bizler tarafından değil; artık uluslararası gözlemciler, diplomatlar tarafından da kapalı kapılar ardında ifade edilmektedir. Şu gerçeği görebilmeliyiz. Federasyon, halklardan birinin arzusu yoksa gerçekleşemez. Federasyonda eşitlik esastır. En temel eşitlik ilkesi kabul edilmediği sürece zorlama ile çözüm gerçekleşse bile bu federasyon yaşamaz. Nitekim 1960 Anlaşması da bir fonksiyonel federasyondu, ancak 3 yıl sürdü.”

“Bu aşamada Rum tarafında federal bir çözüm isteği ya da iradesi yok. Halk federal çözüme sahip çıkmıyor. Bu durum göz ardı edilemez. Bu gerçek ortadayken, federal çözüm modelini tabulaştırırsak, Kıbrıs meselesinde çözüm yolları kapatılmış olur. O halde bizdeki siyasi partiler de kendilerini dar kalıpların içine hapsetmemeli” diyen Siber, Rum tarafının, bizi üniter devlet içinde bir azınlık olarak görmek istediğini de kaydetti.

Gerçeklerdir bunlar. Kıbrıs Türkünün elli yılına mal olan acı gerçekler.  Gençliğin geleceğinin  çalındığı federasyon lâfazanlıkları!.. Federasyonlar eşitlik ilkesine dayanır. Eşitlik yoksa hiçbir anlam ifade etmez.

“Benim istediğim olacak, sen de boyun eğecek ve onaylayacaksın” zihniyetiyle bir federasyon yaşatılamaz!

Bu güne kadar bunları gördük, denedik, yaşadık. Bundan sonra test etmeye kimsenin tahammülü yoktur! Kısa bir süre önce Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın da ifade ettiği gibi, bir yol ayrımındayız. Başımızın çaresine bakmak zorundayız. ‘Mandacı takımı’ ister darılsın, ister gücensin. Kıbrıs Türkünün bu saatten sonra kimsenin kulu kölesi olmaya niyeti yoktur. Federasyon olmazsa dünyanın sonu da değildir. Rum’a yama olacak halimiz de yoktur.

İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, o günlerde Rum Yönetimi Başkanı olan Dimitris Hristofyas ile defalarca görüştükten sonra umutsuzluğa kapılarak ,“Ey yahu, kendimi Sarayönü’nde asayım mı?” diye tepkisini dile getirirken, Rum zihniyetini de anlatmıştı…  Yine o günlerde, değişmeyen Rum zihniyetini “ellerinden gelse teneffüs ettiğimiz havayı bile kesecekler” diyerek dile getirmişti…

O günlerden bu yana köprülerin altından çok sular geçti. Ama Rum zihniyetinde hiçbir değişiklik olmadı. Nitekim Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile yemekten sonra konuşan Cumurbaşkanı Mustafa Akıncı da, Rum tarafının zihniyetinde olumlu yönde bir değişiklik göremediğini söylemişti…

Bu söylemler tarihi gerçeklerdir. O nedenle Sayın Sibel Siber’in değerlendirmeleri çok yerindedir ve üzerinde ciddiyetle durulması gerek! Siber “Yeni arayışlara girmekten korkmamalıyız” diyor. Aynen öyle!                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                      ***

 

Gönyeli’den bir ‘Amca’ daha veda etti

 

 

Benli’lerin, Çavuşoğluları’nın, Şah’ların, Amcaoğluları’nın, kısacası ‘Amca’ların mekânı Gönyeli’de son zamanlarda kayan yıldızlara bir yenisi daha eklendi. Nevin Amca’nın eşi Ergül Amca, Gönyeli’nin sevilen, hoşsohbet simalarındandı. Bugün Gönyeli’de son yolculuğuna uğurlanacak.

Bu arada toplumun tanınmış simalarından Erdal Andız’ın eşi Meryem hanımın kardeşi Ali Haydar’ın da Londra’da vefat ettiği haberi geldi. Erdal Andız ve Hüseyin Demirsu, Ali Haydar’ın enişteleriydi… Londra’da toprağa verilecek. Hazine ve Muhasebe Dairesi personeli Dervişe Uluşan’ın kayınvalidesi Havva Uluşan da yaşama veda edenlerden.

Diğer yandan Kıbrıslı Türk ilk kadın şairlerden, öğretmen ve yazar Urkiye Mine Balman önceki gün düzenlenen törenle toprağa verildi. 1927 Lefke doğumlu olan Balman’ın cenazesine akrabaları, bazı siyasiler, öğretmen arkadaşları, öğrencileri ve sevenleri katıldı. Mine Balman, çağdaş Kıbrıs Türk şiirine önemli katkılar yapmıştı.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık