• 14 Nisan 2018, Cumartesi 9:46
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Çavuşoğlu’nun bahsettiği yeni bir yol ne olabilir?..

Doğu Akdeniz’de Suriye ile ilgili homurdanmalar, dalaşmalar ve deyim yerindeyse ‘bilek güreşi’ devam ederken, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs’ta şimdi yeni bir yol denemek gerektiğini söyledi.

   Kıbrıs’ta başka bir yol ne olabilir?

   Herkes de biliyor ki, bu müzakere yöntemiyle siddin sene daha bir yere varılamaz. Bundan Rum tarafı kârlı, Türk tarafı da zararlı çıkar.

   Bu güne kadar çıktığı gibi!

   Karşı taraf zamana oynarken, tek başına sırtlayıp götürdüğü, daha doğrusu silah zoruyla gasp ettikleri bir zamanların ortaklık devletinin tüm nimetlerinden yararlanmakta, Kıbrıs Türk tarafı da hava almaktadır. Ağzını ayaza açan Türk tarafıdır, çünkü belirsizlikleri oynamaktadır.

   Rum tarafı da bunları bildiğinden, ne zaman usanıp da dize geleceğimizin beklentisindedir. Konu açılmışken şunu da ekleyelim. BM de aynı beklenti içindedir, AB de! Hatta siz anlarsınız, ismini vermek istemediğimiz bazı güçler de! Onlara göre; Rumların bizimle ilgili beklentisi gerçekleşse, derin bir nefes alacaklar, ‘Oh be; Kıbrıs sorunu da böylelikle halledildi” diyecekler…

   Onlar, bu adada Türklerle Rumlar arasında hiçbir zaman eşit mesafe uygulamadılar. Hep Rumlardan yana tavır sergilediler. Okşadılar, arkalarını sıvazladılar ve böylelikle onların uzlaşmazlığını körüklediler, teşvik ettiler.   Belki de işlerine geldiği için böyle davrandılar.

   Sonuçta, bu durumu gören, bilen ve yaşayan Rum tarafı uzlaşmaya yanaşır mı? Deli mi de yanaşacak?

   Onların yol haritasında Kıbrıs sorunu değil, doğalgaz var, Yunanistan’la birlikte, İsrail ve Mısır gibi ülkelerle doğalgaz ve savunma anlaşmaları imzalamak, dolayısıyla Türkiye’yi çembere alma planı var. Silahlanmayı artırma var. Türkiye’ye karşı ‘Düşmanımın düşmanı dostumdur’ politikasını uygulama vardır. Onlarda, Türkiye’nin garantörlüğünü ve buradaki askeri varlığını kaldırmaya yönelik sinsi hesaplar vardır.

   Bunlar gizli şeyler değildir. Karşı taraf zaten her gün bu gerçekleri itiraf etmekte, dile getirmektedir.

   Önemli olan, bizim yol haritasında neler olması gerek? Bizim ne İsrail ile bir ilişkimiz var, ne de Mısır veya diğer ülkelerle! Turizm ve benzeri konularda olabilir de, devlet olarak ikili herhangi bir anlaşma yapmamız mümkün mü? Ama onların ellerindeki tüm kozlara karşı ve yanı başlarında Yunanistan’ları varsa, bizim de Allaha şükür anavatanımız Türkiye vardır!

   Zaten dertleri, imanları da o değil midir? Türkiye var olduğu sürece dize gelmeyeceğimizi kendileri de biliyor.

   Bu gerçekler ışığında Sn. Mevlüt Çavuşoğlu’nun bahsettiği “Kıbrıs’ta şimdi başka bir yol denemeliyiz” fikri ne olabilir, nasıl olabilir?

   Gayet basit. Beşparmak Düşünce Grubu dün bunu ortaya koydu. Kıbrıs sorununda izlenecek yolla ilgili Cumhurbaşkanı, hükümet ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetiyle ortak yol haritası oluşturulmasının şart olduğunu vurguladı. Hatta şunlar da dile getirildi:

   “Deniz yetki alanlarında hidrokarbon araştırma ve faaliyetlerinin baştan sona birlikte yürütülebileceği bir mekanizma oluşturulması; Rum tarafının üzerimizde yetki icra ettiği iddiasına dayanan insanlık dışı kısıtlama ve izolasyonların kaldırılması; olası yeni bir sürecin ‘sonuç odaklı’ ve ‘zaman takvimli’ olması. Olası herhangi bir yeni sürecin başlatılabilmesi için, yine sonuçsuz kaldığı takdirde, Kıbrıs Türk tarafının uluslararası statüsünün siyasi/egemen eşitliğimizi gözetecek şekilde önceden belirlenmesi.”

   İşte bu!

   Beşparmak Grubu’nun da açıkladığı gibi, her şeye rağmen Kıbrıs Türk tarafı alternatifsiz değildir. Bize göre; bu gibi adımlar çoktan atılmalıydı. Atılmış olsaydı, başta AB olmak üzere; Kıbrıs’la ilgili aktörler de, Kıbrıslı Türklere yapılan haksızlıkları belki değerlendirir ve de Rum tarafını şımartmaktan vazgeçmiş olurlardı…

   Biz yine de onlardan medet ummadan, “Rumlardan gelecek hayır Allah’tan gelsin” diyerek, yeni yol haritamızı çizmek zorundayız. Bunun adına ister ‘B Planı’ deyin, ister bir başka şey!                                                        

                                                                                   ***

Kemal Sami Hoca’yı da kaybettik

   Kıbrıs Türk eğitiminde tanınmış bir simaydı Kemal Sami Hoca (48). Çevresinde sevilen bir kişi ve bir evlat sahibi olan Sami Hoca, solunum yetmezliğine bağlı olarak geçirdiği kalp krizi sonucu yaşama veda etti.   Lefkoşa’nın sevilen isimlerinden, 3 evlat sahibi Mustafa Özseza (85) da başkentte son yolculuğuna uğurlandı.

   Tanrı’dan rahmet, aileleri ve sevenlerine başsağlığı dileriz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık
Pop Up ek