• 13 Ocak 2018, Cumartesi 10:08
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Dr. Küçük, bana “Gel, Rauf’u karşılamaya gidelim” demişti

Bugün Denktaş’ın, öbür gün de Dr. Küçük’ün ölüm yıldönümleri… Bu topluma her ikisinin de büyük hizmetleri geçti. Bir kez daha rahmet ve saygıyla anıyoruz.

‘Dr. Fazıl Küçük Şiir ve Kompozisyon Yarışması’nda dereceye girenlere ödüllerinin verildiği törende konuşan Liderimiz Dr. Küçük’ün oğlu Mehmet Küçük, bu yarışmaların, eserler hazırlanırken araştırma yapılmasını gerektirdiğinden, Dr. Fazıl Küçük’ün ve mücadele yıllarının öğrenilmesine vesile olmasından mutlu olduğunu dile getirdi.

“Bizim yaşadığımız kötü yılları artık kimse yaşamasın” diyen Mehmet Küçük, yeni nesillere neler yaşandığını ve verilen mücadelenin büyüklüğünü anlatmak için bıkmadan usanmadan çalıştıklarını belirtti.

Öncesinde Dr. Fazıl Küçük, sonrasında Rauf Denktaş ve arkadaşları, Kıbrıs Türk halkını karanlıklardan aydınlıklara çıkarmak uğruna bir ömür harcarken, ellerini taşın altına koymaktan hiçbir zaman kaçınmadılar. Gün oldu, küskünlükler, dargınlıklar yaşanmadı mı? Yaşandı, ama toplum çıkarları söz konusu oldu mu; dargınlıklar bir kenara bırakıldı ve içte birlik ve bütünlük sağlanması yolunda önemli adımlar atıldı, özverilerde bulunuldu.

21 Aralık 1963’te uygulamaya konulan ‘Akritas Planı’nın amacı, Girit taktiğiyle 1-2 gecede Türklerin işini bitirmek ve Ada’yı Yunanistan’a ilhak etmek, bağlamaktı… ENOSİS’in gerçekleştirilmesiyle Kıbrıs’ta sadece Yunan bayrağı dalgalanacak, Türk’ten eser kalmayacaktı. Planda Dr. Küçük ve Denktaş’ın esir alınması da vardı. Yukarıda sözünü ettiğimiz tarihte, bir başka deyişle ‘Kanlı Noel’ ile birlikte, toplumlararası çatışmaların başlamasından bir süre sonra Denktaş, Ankara’ya gitmişti… O dönemde Kıbrıs Türk Cemaat Meclisi Başkanı idi.

Silahlı saldırılar her geçen gün daha da artarken, şehitlerin yanı sıra, yaralananların sayısı da çoğalıyordu. Dr. Küçük’ün, Osman Örek’le ve diğer çalışma arkadaşlarıyla her tarafa ulaşabilme ve kanayan yaraları sarabilmesi kolay değildi. Rum saldırılarından kurtulabilen ve köylerden akın eden göçmenleri dinlerken, Dr. Küçük’ün bir ara kendi kendine “Ah be Rauf, şimdi burada olmalıydın, Ankara’ya gitmenin sırası mıydı?” diye mırıldandığını işittim.

Ancak o günlerde Türkiye’ye gitmesi uygun görülmüştü…

Her neyse; dün de bu sütunda vurguladığım gibi, birkaç yıl sonra Nejat Konuk ve Erol İbrahim ile gizlice bir balıkçı teknesiyle Karpaz Aytotoro’suna çıkmış, ancak bölge Rumların kontrolünde olduğundan tutuklanmıştı… Normal yollardan gelemezdi, çünkü dönemin Rum Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios, Kıbrıs’a girişini yasaklamıştı… Denktaş’ın saçı sakalı birbirine karışmış vaziyetteydi. O dönemde Makarios’tan sonra 2’nci adam konumunda olan Temsilciler Meclisi Başkanı Glafkos Kliridis’in meseleye el atması ve girişimleri sonucu Denktaş, uçakla Türkiye’ye gönderildi, ardından da normal yollardan, yine uçakla Ada’ya döndü.

Ancak tutuklandığı haberleri ulaşır ulaşmaz, halk sokaklara döküldü ve serbest bırakılmasını isteyen sloganlar atmaya başladı. Saray’da toplanan kalabalığa hitap eden Dr. Küçük, Denktaş’ın serbest bırakılması için her türlü girişimin yapıldığını söyledi ve halkı soğukkanlı olmaya davet etti. Dr. Küçük, gelişmeler hakkında halka sık sık bilgi verileceğini kaydetti.

Dediğim gibi, birkaç gün sonra da Lefkoşa Havaalanı’na indi, oradan da şimdiki Metehan (Kermiya) yolundan Lefkoşa’ya, Sarayönü’ndeki binaya geldi. Ancak Kermiya yolunda muazzam bir kalabalık vardı ve mücahit komutanları el ele vererek, Denktaş’ın geçeceği yolda gerekli düzenlemeleri yapmaktaydılar. Mücahitler Derneği eski başkanlarından Halil Paşa, Nevzat Uzunoğlu ve arkadaşları, halkın akışında herhangi bir olay yaşanmaması için büyük çaba harcıyorlardı.

Dr. Küçük, Denktaş için karşılama töreni düzenlenmesi nedeniyle, bana “Hadi gel Rauf’u karşılamaya gidelim” demiş, arabaya atladığımız gibi, Kermiya yoluna gitmiştik…

Kalabalığın arasında arabayla ilerleyen Rauf Denktaş, Dr. Küçük’ü görür görmez, arabadan inerek, birbirlerini kucaklamışlar ve gözyaşlarını tutamamışlardı… Bu sırada halkın tezahüratı doruğa ulaşmıştı…

Bu toplumu nerden nereye getirdiler? Bunları herkesin bilmesi gerekir. Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın ölüm yıldönümü nedeniyle geçmişte yaşadığımız, tanık olduğumuz bazı durumları sizlere aktarmaya çalıştık. Bir nevi geçmişe yolculuk yaptık. Onlar, (Dr. Küçük ve Denktaş) bu toplumda ateşten gömleği giyenler, ellerini taşın altına koyanlardı…

Şimdi de var mı? Hele bu günlerde?.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık