• 15 Ocak 2018, Pazartesi 8:57
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Dr. Küçük, illa ki Ankara Radyosu’nu sorardı…

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’tan sonra, bugün de Kıbrıs Türk Halkının Varoluş ve Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ü anıyoruz.

Denktaş’ı anma töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “İşte merhum Denktaş, Dr. Fazıl Küçük ile birlikte Kıbrıslı Türklerin varoluş mücadelesine yön veren, tarihte iz bırakmış önemli bir liderdir” dedi.

Denktaş’ın, Dr. Küçük ve mücadele arkadaşlarıyla Kıbrıs Türk halkının bu adadaki haklarının korunması çabasında en başta Türkiye’de bir farkındalık oluşması için büyük gayret sarf ettiğini belirten Akıncı, “Bu sayede Kıbrıslı Türklerin tarihsel mücadelesine Türkiye’nin desteği sağlandı” şeklinde konuştu.

Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş’ın konuşmasını özetleyecek olursak, ömrünü ailesinden önce, Türklük mücadelesine adadığı gerçeği ortaya çıkar. Denktaş, bir mücadele adamı ve hiç bitmeyecekmiş gibi hissedilen bir enerjiye sahipti…

Dr. Küçük ve Denktaş’ı anlatmaya sayfalar, saatler, günler yetmez! Dr. Küçük, mücadelenin meşalesini ateşleyen, Atatürk ilkelerine bağlı bir liderdi… Zor yıllarda tehlikeli olduğunu bilse dahi, toplum adına her türlü fedakârlığı yapmaktan kaçınmazdı.

Bence en büyük mücadelesi, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasını sağlayan Zürih ve Londra Anlaşmaları’na garantörlük hakkını koydurmasıydı… Denktaş, Osman Örek ve diğer çalışma arkadaşlarıyla Türkiye’ye Kıbrıs davasını benimsetmesiydi. Edirne’den Ardahan’a kadar Türkiye’nin her köşesinde düzenlenen mitinglerle Kıbrıs’ta bir Türk varlığı olduğu ve Türkiye’nin bu varlığa sahip çıkması gerektiğini bıkmadan usanmadan dillendirmesiydi…

İngiliz sömürge yönetiminde verdiği uzun soluklu mücadele sonucu, 1956 yılında Vakıflar İdaresi’nin Kıbrıs Türk toplumuna devredilmesi sağlanmış ve şimdiki Evkaf binasında dalgalanan İngiliz bayrağı indirilerek, yerine Türk bayrağı çekilmişti… O tarihi gün, 15 Nisan 1956 Dr. Küçük’ün en mutlu günlerinden biriydi… O tarihe kadar Kıbrıslı Rumlara peşkeş çekilen vakıf malları, artık gerçek sahibini bulmuştu…

Bugün Rum Yönetimi ve Yunanistan, Doğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları konusunda bölge ülkeleriyle çeşitli anlaşmalar yapar ve Türkiye’yi dışlama, çembere alma politikasını sürdürürken, Dr. Küçük daha 1940’lı, 50’li ve 60’lı yıllarda Kıbrıs meselesinin Türkiye’siz çözümlenemeyeceğini haykırmaktaydı…

‘Kanlı Noel’le birlikte Rum saldırıları başladığında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve toplum lideri olarak, Dr. Küçük’ün gözü kulağı hep Ankara’daydı. O günlerde Bayrak Radyosu kurulduysa da, önemli olan Türkiye’de olup bitenlerdi. Ankara’nın tavrı ve Kıbrıs’taki olayların yansımaları, gelişmelerin değerlendirilmesi Dr. Küçük açısından yaşamsaldı… Bir süre sonra Anamur’da “Kıbrıs’ın Sesi” radyosu da devreye girmiş ve halkımızın morali takviye edilmişti…

O zor dönemde ‘Halkın Sesi’nde sabahın erken saatlerine kadar gelişmeleri izlerdik. Yirmi yılı aşkın bir süre birlikte çalıştık Dr. Küçük ile. Her akşam yatmadan önce mutlaka gazeteye uğrar ve ilk olarak “Ankara Radyosu’nu dinlediniz mi?” diye sorardı… Dedik ya, Ankara’da olup bitenler, Kıbrıs konusunda hükümetin ve kamuoyunun düşünceleri bir ışıktı… Türkiye’nin nabzıydı… Başka kaynak da yoktu. Daha sonra TRT devreye konulmuş ve Kıbrıs Türkü TRT Çukurova Televizyonu’ndan haberleri izlemeye başlamıştı…

Dr. Küçük’ün bu hassasiyetini bildiğimizden, gece saat 23.00’te verilen Ankara Radyosu’nun son haberlerini kaçırmazdık. Zaten kaçırdığımızda da fırçayı yer, bu nedenle de gecenin son haber bültenini kaçırmamaya dikkat ederdik. Gündüzün o yoğun mesaisinden sonra, Türkiye’den gelen iyi haberleri büyük bir zevkle toparlayarak kamuoyuna duyurmanın bir nevi mutluluğunu yaşardık. Bu tür haberler, halkımıza olduğu kadar, mevzilerde görev başında olan mücahitlerimize de moral depolar, mücadele gücüne katkı sağlardı…

İçte ve dıştaki olaylarla ilgilenmesine rağmen, Dr. Küçük yazmadan da duramaz, “Al o daktiloyu da gel” derdi… Yazı hazırdı, çünkü kendisi bir fırsatını bulur ve yazıyı kâğıda dökerdi. Ondan sonra bize daktiloda yazma kalırdı.

Varoluş mücadelesi hiç de kolay olmadı. Akıncı’nın da vurguladığı gibi, toplumun her ferdi Rum-Yunan milliyetçiliğinin etkilerine maruz kaldı.

Onun için diyoruz ki, geçmişi bilmeden, ders almadan geleceği kurabilmek mümkün değildir. Halkımızı bu günlere taşıyanları ve onların çetin mücadelelerini bilmek ve anlatmak gerek. Nur içinde yat lider Dr. Küçük. Bir kez daha rahmet ve saygıyla anıyoruz


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık
Pop Up ek