• 20 Mayıs 2018, Pazar 8:51
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Filistin’in Büyükelçisi niye mesafeli duruyor?

Günler geçse de, İsrail askerlerinin, eylem yapan Filistinlilere karşı orantısız güç kullanarak, 62 kişinin ölümüne ve çok sayıda insanın yaralanmasına neden olan olaylar, diğer bir deyişle hunharca saldırılar unutulmuş değildir. Tarihe ‘Kara Pazartesi’ olarak not edilmiş bulunuyor.

Kıbrıs’ın her iki yakası dahil, dünyanın çeşitli ülkelerinde, en başta da Türkiye’de kitlesel mitinglerle İsrail’in işlediği insanlık suçu protesto edildi, kınandı, lanetlendi…

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Dönem Başkanı’ sıfatıyla yaptığı çağrı üzerine İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Filistin topraklarındaki katliamı ‘insanlık suçu’ diye tanımlandı. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, toplantıda “Hiçbir çıkar, sekiz aylık Leyla bebekten daha değerli değildir” derken, “İnsan canını hiçe saymak, tarihsel gerçekleri kaba kuvvetle ve oldubittilerle ters yüz etmeye yeltenmek kimseyi büyük ya da süper güç yapmaz” şeklinde konuştu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, İsrail’in hesabını uluslararası yargı önünde vermesi gerektiğine işaret etti, “Kudüs kararıyla İsrail’in katliamlarına zemin hazırlayan ABD’nin eline de masum Filistinlilerin kanı bulaşmıştır” dedi.

Gazze’de bir insanlık dramı yaşanırken, Türkiye ve KKTC, Filistinlilerin uğradığı katliamı ve haksızlıkları dile getirmek için çırpınıp dururken, acaba iki adım ötede, Lefkoşa’nın Rum kesiminde görevli Filistin Büyükelçisi veya Filistinli diplomatlar ne alemde?

Evet; İsrail’in, Filistinlilere karşı uyguladığı soykırım KKTC’de de kınandı, Rum kesiminde de! AKEL’in öncülüğünde İsrail Büyükelçiliği önünde yer alan protesto eyleminde İsrail aleyhinde pankartlar taşındı, sloganlar atıldı, konuşmalar yapıldı. Bu arada DAÜ’de Filistinli öğrencilerin öncülüğünde düzenlenen eylemde de İsrail vahşeti lanetlendi. Dev-İş de Girne’de tertip ettiği eylemde İsrail vahşetini protesto etti.

Acaba diyoruz, bunca eylem ve protestolara rağmen, İsrail’in ya da ABD’nin kulağının arkası terler mi? Hemen ardından da ekliyoruz. Terlesin, ya da terlemesin; sessiz kalmamak, sesimizi yükseltmek, tepkimizi ortaya koymak bir zorunluluktur. Her ne kadar dünyadaki finans sektörü gibi, uluslararası etkin medya da Musevilerin denetiminde olsa da, bu hareketsiz kalmayı emretmez.

Yıllardan beri haksızlıklara uğramış ve halen o haksızlıkların sarmalında olan Kıbrıs Türk halkı olarak, Filistinlilerin içinde bulunduğu durumu çok iyi anlıyoruz. Belki de onları bizden daha iyi anlayan yoktur. Çünkü Kıbrıs Türkü de geçmişte yıllar boyu dünyanın gözleri önünde haksız saldırılara, katliamlara uğramıştı… Halkımız silah zoruyla, kaba güçle Filistinliler gibi, 1974 öncesi yerinden yurdundan edilmiş, Kıbrıs toprağının yüzde 3’üne hapsedilmişti…

Geçmişin bu acı gerçeklerini unutmak mümkün değildir. Onları unutturmak isteyenler olabilir, vardır da! Ama onların niyeti bozuktur. O gibiler gerçeklerle yüzleşmekten korkar ve kaçınırlar.

Her neyse; Filistinlilerin uğradığı etnik temizlik derken, nerelere geldik? Ama inanın, olaylar birbiriyle benzerlik arz etmektedir. Türkiye ve KKTC, Filistinlilere yapılanlar, insanlık dışı davranışlar karşısında var gücüyle sesini yükseltirken, Filistinli yetkililerin, aynı şekilde mukabelede bulunduklarını söyleyebilir miyiz?

KKTC üniversitelerinde çok sayıda yüksek tahsil gören Filistinli öğrenci var. Filistin Büyükelçisi’nin, onları ziyaret ederek, görüşüp konuştuğunu, sorunlarıyla ilgilenip ilgilendiğini bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz; Filistin Büyükelçisi’nin yıllardan beri KKTC’nin resmi makamlarıyla görüşmediği, temas halinde olmadığıdır. Türkiye, Filistinlilere karşı gerçekleştirilen saldırıları sıcağı sıcağına dünya kamuoyu önünde en sert biçimde kınar, Cumhurbaşkanı Akıncı, İİT’deki zirvede, İsrail ve ABD’yi karşısına alarak, “İnsan canını hiçe saymak, tarihsel gerçekleri kaba kuvvetle ve oldubittilerle ters yüz etmeye yeltenmek kimseyi büyük ya da süper güç yapmaz” diye haykırırken, Rum kesiminde yaşayan Filistin Büyükelçisi ya da beraberindekiler, kaç kez Cumhurbaşkanlığı kapısından içeri girdiler? Yıllardan beri Cumhurbaşkanı veya hangi bakanla görüşme gerçekleştirdiler?

Kardeş Filistin halkına karşı yapılanları en sert biçimde kınayan, lanetleyen Kıbrıs Türk halkının, kimseden bir teşekkür beklediği yoktur! Ama en azından buradaki Müslüman Türk halkı da, Filistinli yetkililerden ‘eşit mesafe uygulaması’ istemek hakkına sahiptir. Güney’deki Filistin Büyükelçisi’nin bu gerçekleri iyi değerlendirmesi gerektiği inancındayız. Tüm büyükelçiler, KKTC’ye geçerek, Cumhurbaşkanı ve diğer yetkililerle görüşme yaparken, KKTC’nin seçilmişlerine karşı Lefkoşa’nın güneyindeki Filistin Büyükelçisi ya da Temsilcisi’nin izlediği ayrımcılık veya pısırıklık politikası kabul edilebilir değildir.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık