• 21 Kasım 2017, Salı 8:28
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Goççino’ların kemikleri 20 yıl önce verilemez miydi?..

Küçük Kaymaklı 21 Aralık 1963 öncesinde 6 bini aşkın nüfusa sahip bir Türk köyüydü. Genelde Büyük Kaymaklı’da Rumlar, Küçük Kaymaklı’da da Türkler kalırdı…

Zamanında Girit’te yaptıkları gibi, Kıbrıslı Türklerin bir gecede ‘icabına baktıktan’ sonra, Ada’yı Yunanistan’a ilhak etmeyi öngören ‘Akritas Planı’, 21 Aralık 1963 Kanlı Noel’inde uygulamaya konulmuş ve ilk saldırıya uğrayan yerlerden biri de Küçük Kaymaklı olmuştu…

Ünlü EOKA’cı Nikos Samson, silahlı ekibiyle birlikte Kaymaklı’ya girerek katliam yapmış, kaçabilenlerin bir kısmı Hamitköy’e, bir kısmı da Lefkoşa’nın Türk kesimine sığınmıştı…

Mehmet Goççino, kardeşi Kemal Goççino ve Hüseyin Mustafa Vreççalı da kurtulanlar arasındaydı… Ancak içlerinde bir gaile vardı ki, kendilerini devamlı dürtüyordu. ‘Geride bıraktığımız hayvanlarımız açlıktan, susuzluktan ölecek’ kaygısıyla rahat değillerdi… Üç kafadar hayvanlarına bakmak için evlerine gitmeye karar verirler ve giderler. Ama gidiş o gidiş! Bir daha da geri dönemezler! Çünkü Rum çeteleri Küçük Kaymaklı’ya el koymuş durumdadır.

Hatta 1974 öncesinde Rauf Denktaş’la haftada en az bir görüşme gerçekleştiren Rum yönetiminin eski başkanlarından Glafkos Klidiris’e “Küçük Kaymaklı’yı ne zaman vereceksiniz, o insanlar evlerine dönebilecek mi?” diye sormuş, Kliridis de kestirmeden ‘Kanla alınan toprak verilmez” demişti…

Her neyse; hayvan sevgisiyle yanıp tutuşan Goççino kardeşler ile Vreççalı köye dönüş yolunda kuş gibi avlanmışlar… Sonuç malum. O günlerde kimi sağ bırakmışlardı ki?

Her üçü de geçen cuma günü Küçük Kaymaklı Camii’nde kılınan cenaze namazından sonra  askeri törenle defnedildiler. Cenaze töreninde çok büyük bir kalabalık vardı… Şehit aileleri adına konuşan kayıp yakını Sevgi Alibaba, kayıp kalıntılarının bulunmasının 54 yıllık bir boşluğu doldurduğunu belirterek, ailelerin şehitlerini kendi elleriyle gömmesinin, kepçeyle gömülmesinden iyi olduğunu ifade etti. Alibaba, gelmiş geçmiş hükümetlerden Tekke Bahçesi’nin açılmasını istediklerini, ancak bu yıl yapıldığını söyledi. Sevgi Hanım, tarihi gençlere anlatmaya ant içtiğini belirterek, tarihini bilmeyen devletlerin yok olmaya mahkûm olduğunu vurguladı.

Küçük Kaymaklı Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı ve kayıp yakını Ali Zeybekoğlu da, ilgililere teşekkür ederken, 54 yıl engellendiklerini kaydetti.

Aradan 54 yıl geçti. Yarım yüzyıldan fazla… Onların evlatları şimdilerde torun sahibi… Kimi burada, kimi İngiltere’de, kimileri Avustralya veya Kanada da… Ya 3 şehidin cenaze töreninde bulunması imkânsız olanlar, O ana kadar ömürleri yetmeyenler? Yıllar boyu onlara hasret kalan ve geceleri rüyalarında görenler?

Öğrendiğimiz kadarıyla Londra’dan çok akrabaları geldi. Hiç tanımadıkları, sadece kendilerine anlatılanlarla bildikleri, fotoğraflarını gördükleri dedelerine dua etmek, mezarlarını görmek ve getirdikleri kucaklar dolusu çiçeklerle süslemek için Tekke Bahçesi Şehitliği’ne akın ettiler. Buradaki akrabalarıyla karşılaştılar, dedelerine ne olduğunu, ne yaptıklarını, kimlerin ne zaman ve niye öldürdüklerini sordular.

Evet; aradan koskoca 54 yıl geçti… Aileleri bir oraya, bir buraya savruldu. Torunlar, hatta torun çocukları oldu. Yabancı diyarlarda kaldıklarından belki de aralarında Türkçeyi tam olarak sökemeyenler de vardı. Öyle olsa dahi aynı duyguları paylaştılar. Büyüklerinin kemiklerinin toprakla yeniden buluştuğunu ve onlar için askeri tören yapıldığını gözlemlediler. Herhalde akıllı telefonlarla canlı yayın da yaptılar.

Sonuçta bizim sorumuz şu: Bu şehitlerin orada olduğu, o toprakta yattığı kaç seneden beri bilinmekteydi ve niye daha önceden teslim edilmedi? Kırk-elli yıl bir yana, biz 30’lardan, 20’lerden bahsediyoruz. Eğer 20-30 yıl önce verilmiş olsaydı, şimdi onlar gibi kara toprakta olan akrabaları, yakınları da onların defin merasimine katılabilir, kabirlerine bir avuç toprak da onlar atabilirlerdi… Onlar da bir Fatiha okur, çiçek koyarlardı. Hatta tütsü de yakar ve kısmen de olsa huzur bulurlardı…

Bu güne kadar niye bekletildi? Dün yitirdiğimiz Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği eski Başkanı Ertan Ersan da mutlaka bilmekteydi… Ama elden ne gelir diyeceksiniz. Bu vesile ile Ertan Ersan’a da Allahtan rahmet dileriz. Yattığı yer cennet olsun.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık