• 28 Mart 2018, Çarşamba 8:46
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Görme özürlüydü, ama ekmeğini taştan çıkarırdı

Onun yerinde başkaları olsaydı, çoktan pes ederdi. Ama o etmedi. Hayatta tutunabilmek için inatla direndi, görme özürlü olmasına rağmen taştan ekmeğini çıkardı…

Kimileri işin kolayına kaçar. ‘Bu hayattan bunaldım’ der, kendini içkiye verir, ya da uyuşturucu müptelası olur. Ali Dayı (Ali Özyamacı) bunlardan uzak durdu. Görmezdi, fakat tatlı dili ile sıkı dostluklar edindi. Bu nedenle de etrafındakiler kendisine seve seve yardım ederlerdi.

Ali Özyamacı, göremediği Lefkoşa’nın simgelerindendi… Daha çocuk denecek yaşta Denya köyünden Lefkoşa’ya gelmiş ve hayatın zorluklarına karşı mücadeleye başlamıştı…  ‘Bandabuliya’ dediğimiz Belediye Pazarı’nı kendisine mesken tutmuştu… Toptancılardan aldığı sebze-meyveyi küçük el arabasıyla satmaya çalışır, kimseye yük olmak istemezdi.

Bir dönem satış işlerinde kendisine rahmetli Şefik Zağlul yardımcı olmuştu… Birlikte sokak sokak dolaşırlar, ‘Allah ne verdiyse’ şükrederlerdi… Şefik Zağlul da başkentin simgelerinden, karakterlerindendi… Son zamanlarda yitirdiğimiz Ciğerci Ahmet gibi, Saffet Anibal ve sandviççi Hamis Hüdari gibi! Tanımayan yoktu Şefik Zağlul’u. Lokmacı’dan bizim kesime sürekli geçen Rumlar bile artık onu tanıyordu. Hoş sohbetti ve iki dakikada hemen bir şiir döktürürdü…

Şefik Zağlul, geçen yıl rahatsızlanıp da hastaneye yatıncaya kadar Ali Dayı’ya refakat etmişti.

Kolay değildir gözleri görmeyen bir insanın manavlık yapması… Öyle olmasına rağmen Ali Özyamacı, hem kâğıt, hem de madeni paraları ezbere biliyor, karpuzun kaç kilo geldiğini söyleyebiliyordu… Aslında onun hayatını gençlere aktarmak, hayatta tutunabilmenin azim ve kararlılığını aşılamak gerek.

Özyamacı’nın köyü Denya, Rumların tahriklerinin tırmandığı henüz 1963 yılı başlarında bir takım olaylara sahne olmuştu… Yılmazköy’ün karşısında Rum kesiminde kalan Denya karma bir köydü ve Türkleri köyden kaçırmak için her türlü baskı, şiddet ve şantaja başvuruluyordu… Çiçeği burnunda genç bir muhabirdim o günlerde… Halkın Sesi gazetesinin kurucusu ve sahibi Dr. Fazıl Küçük, aynı zamanda ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ Cumhurbaşkanı Yardımcısı idi. Bizi Denya’ya gönderdiler. Bu arada Dr. Küçük de Cumhurbaşkanı Makarios ve dönemin İçişleri Bakanı Eokacı Polikarpos Yorgacis’le görüşmedeydi…

Ortada hiçbir sebep yokken, Türklerin evleri bilinçli olarak dolduruşa getirilen Rum çocukları ve gençleri tarafından taşlanıyor, taş yağmuruna tutuluyordu… Amaç, Türkleri köyden kaçırmaktı. Düşünün siz, Türk-Rum ortak cumhuriyet döneminde cereyan ediyordu bu olaylar… O zaman BM Barış Gücü de yoktu. Zaten olsa da ne yapabilirdi?

Köyün Türk halkı evlerine kapanırken, Türk ve Rum polisler köye giderek havayı yumuşatmışlardı… Ancak iki taraf arasına giren soğukluk giderilememişti…

İşte Ali Dayı da o köydendi. Ancak kendisine sorduğunuzda, Lefkoşalı olduğunu söylerdi… Çünkü yetmiş yıldır Lefkoşa’da idi. Ama artık yorulmuştu. Yorgun düşmüştü. Görmeyen esnaf Özyamacı’nın ayakları, vücudunu çekmez olmuştu… Pes demezdi kolay kolay, ancak hayatın cilveleri de kaçınılmazdı!

Hayatı bir romandı adeta. Görme engelli olmasına rağmen, hayata tutunabilmek için gösterdiği çaba ve özveri örnek teşkil etmektedir.

Ölümü sosyal medyada paylaşıldı… Rasıh Reşat arkadaşımın dediği gibi, paylaşıldı da ne oldu? Son yolculuğuna kaç kişi uğurladı? Sosyal medyada duyurmak, yazmak maharet değil! Maharet, cenazesine katılarak, mezarına bir kürek toprak atmaktı… Ama prim yapmadığı için cenazesine akrabaları, Londra’dan gelen kız kardeşi ve 20-25 kişi katıldı. Vefa bu mudur diye sormak gerekmez mi? Ali Özyamacı gözleri görmeyen bir esnaftı. Böyle olmasına rağmen Lefkoşa’nın simge isimlerinden biri olmayı başarmıştı…

Mesajı “Görmeseniz de ekmeğinizi taştan çıkarabilirsiniz”  olmuştu!

Allah gani gani rahmet eylesin.

***

“Aradığımız her türlü ilaç turizmde var”

Tanınmış turizmcilerimizden, Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Onursal Başkanı Aziz Kent (Con Aziz) sıkı bir gazete okuru. Bu bakımdan özellikle turizmle ilgili konuları hiç kaçırmaz. Gönderdiği elektronik postada şöyle diyor:

“Sevgili Akay, çok doğru söyledin. Eskiden turizm yapmamızı ne kadar Rumlar istemediği gibi, bir o kadar da kendi idarecilerimiz biz turizmcilere hor bakarlardı. Şimdi artık gururluyum ki, o zamanlar söylediğim ‘Aradığımız her türlü ilaç turizmde vardır’ sloganına inandırdım ve şükür olsun turizmimiz bu seviyelere ulaştı. Turizmle iştigal edenlerin tümüne ve şimdiki Turizm Bakanı ile personeline teşekkür eder, daha büyük başarılar temenni ederim. Senin de her zaman turizme verdiğin desteklere canı gönülden teşekkür ederim.”


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık