• 26 Ocak 2018, Cuma 8:51
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Halkımız, kışkırtıcılara asla geçit vermedi, vermez de!

Derinya Kapısı açılsın diye, birileri ortalığı ayağa kaldırırken, polis sayısının yeterli olup olmadığını hesaba katmazlardı… Lefke Aplıç Kapısı’nın bir an önce açılmasını talep edenler de aynı şekilde! Taleplerinde haksızdırlar demiyoruz, haklıdırlar. Ancak gelmiş geçmiş hükümetlerin acizliği ve ilgisizliği yüzünden yeterli sayıyı bir türlü tutturamayan polis örgütü hangi bir yere yetişecek?..

Bunu soran yok! Zaten sayı yetersiz… Şu an için en azından 600 kişinin daha polis örgütüne katılması gerek. Ama nerde?

Polis Yasası seçim öncesi şöyle bir ellendi, ancak baktılar gördüler ki, bu aceleye getirilecek bir konu değildir, seçim sonrasına bıraktılar. Topu yeni hükümete attılar. Yeni oluşturulacak hükümetin en başta el atması gereken konulardan biri de budur. Polis sayısını hak ettiği rakama ulaştırmaktır. Ülkelerde polisin görevi öncelikle asayişi sağlamaktır. Son olayda polisin zafiyeti olabilir. Kırıp dökmeler bir yana, meclisin damına çıkıp da eylem yapmak kimsenin haddi değildir. Olmamalıydı!

“Orada neredeyse kan dökülmesine varabilecek gelişmeler olurken, ben içerde yemin töreni dinleyemezdim” diyen Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, tüm uyarılara rağmen, polisin gereken biçimde davranmadığını ifade etti.

Akıncı, “İçimizde bizleri bölmeye hevesli çok provokatör vardır. Ülkenin güvenliğinden sorumlu makamlar hangi fikre sahip olursa olsun, her vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu bilmelidir” dedi. Doğrudur. Mesela ‘Afrika’ gazetesine yönelik eylem esnasında, meclisin damından maada meclisin içinde de kışkırtıcılık vardı. Hem de yemin töreni devam ederken…

Evet; fırsat bu fırsat, polis için bu güne kadar kıllını kıpırdatmayan, elini taşın altına koymaktan kaçınan malum çevreler, son olaylar karşısında bildik teranelerine devam ederken, polisin sivile bağlanması gerektiğini yeniden dillendirmeye başladılar. ‘İyi hoş da, sivildeki işleri mamur ettiniz de, bir tek polis mi kaldı?’ diye sormak gerekmez mi? Hani da belediyelerin sayısını azaltacaktınız? Avuç içi kadar bir ülkede 28 belediye varken, elbette borç batağı da olacak? Sizler için Avrupa Birliği (AB) uğrunda ölünecek Leyla da, AB yasalarına uyum sağlama bakımından kamu reformunu ne zaman gerçekleştireceksiniz? Trafik sorununu ne zaman çözmeyi düşünüyorsunuz? Çevre sınavını geçebilmek için ne yapmayı düşünüyorsunuz?

İstersek bu soruları daha da uzatabiliriz, ama birçoğu da halkımızın bildik sorunları…

Sn. Akıncı’nın işaret ettiği gibi, içimizde bizleri bölmeye hevesli çok provokatör vardır. İşte bunların tüm tahriklerine rağmen, bu adada halkın en fazla güvendiği kurum askerdir, şu günlerde günah keçisi gibi görülse de, polistir ve yargıdır. Siyasilere güvense yerlerde sürünmektedir. Nedenlerini hepimiz biliyoruz da, kendileri bilmiyorlar mı? Pek alâ da biliyorlar. Ama oy hesabı ve popülizmden dönüş olmadığı sürece, bu ülkede sistemsizliği ortadan kaldırmak, sağlıklı bir yapıya kavuşmak imkânsız değil, ama çok zordur.

Polis örgütü uzun bir süreden beri diken üstündedir. Bir yandan FETÖ soruşturmaları, bir yandan sayıca yetersiz olmak, uzayıp giden nöbetler, emekliye çıkamama ve daha nice sorunlar polisin baş ağrısıdır. Siz bunları halledebildiniz mi? “Yahu biz polisten şikâyet ediyoruz da, bu polisin de kendi içinde bunca sıkıntıları vardır, bunlara bir el atalım” dediniz mi? Ülkemizde bugün dünya kadar çakı gibi işsiz genç vardır. Çoğu üniversite mezunu… Polis örgütü mensuplarını bir dinleyin, sorunlarına vakıf olun, birçoğunun niye emekli olmak istediğini bir öğrenin, ona göre oturup, ülkenin asayişini de dikkate alarak bir çalışma yapın. Açın önünü… Emniyet güçlerini bin adet gençle takviye etmenin kime, ne zararı vardır?

Ama bunlar ciddi işlerdir. Ahkâm kesmekle olmaz! Bir konudan şikâyet ediliyorsa, nedenlerini araştırmak, işin kökenine inmek gerek! Demokratik hukuk devleti diye övünürüz, ama üzerimize düşen görevleri de yerine getirmekten kaçınıyor, elimizi taşın altına koyamıyoruz.

Gelmiş geçmiş yönetimler, her konuda özeleştiri yapmalıdır. Şeffaflık politikası budur.

Sonuçta gene Sn. Akıncı’nın işaret ettiği noktaya gelirsek; içimizde bizleri bölmeye hevesli çok provokatörler vardır.

Peki; bunların arasında Rum Yönetimi ve dış güçlerin istekleri doğrultusunda Türkiye ile aramızı açmak isteyenlerin oranı nedir?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek