• 14 Mart 2018, Çarşamba 9:14
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Hayvancılıkta boşluklar doldurulmazsa, doldururlar!

Dünkü köşemizde et konusunu irdelemiştik… Yazı başlığı da ‘Et konusunda Türkiye bile başa çıkamazken’ idi. Orada da et fiyatlarının el yakıcı olduğunu gerekçeleriyle birlikte anlatmaya çalışmıştık… Türkiye’nin yanında burası devede kulak bile değil! Öyle olmasına rağmen yıllar önce buradan, Gazimağusa Limanı’ndan başta Suriye olmak üzere; Ürdün ve diğer ülkelere canlı hayvan ihraç edilirdi. Uzun süre devam etti, sonra o da kesildi.

Popülizm denen illet ülkeye egemen olduktan sonra, önüne geleni memur, az okumuşları da odacı yaptılar. Bu sefer arazide çalışacak adam kalmadı. Türkiye’den gelenler bir yana, Vietnam’lılar, Filipinliler, Pakistanlılar, hatta Nijeryalılar araziye indirildiler. Ya Kırgızlara, Türkmenlere ne demeli? Bakıcı olarak da çalışırlar, kasiyer olarak da!

Konuyu dağıtmayalım. Gün geldi, onlar sürülerin peşinde gider, ya da ağıllarda iş tutarken, bazı sürü sahipleri de Rum kesimine geçip, oralarda çalışarak ek kazanç peşine düştü. Belki haklıydılar, ancak devletin de ilgisizliği sonucu hayvancılık sektörü geriledikçe geriledi. Hatta bir gün, bir davar sahibi ilgili bakanlığın kapısına dayanıp da “Bu girdilerle artık başa çıkamıyoruz. Ne olur biraz destek çıkınız” dediğinde, oradaki zat-ı muhteremin cevabı ne oldu biliyor musunuz?

“Sen de sat gitsin, Rum kesimine git çalış!” Çoban ne söyleyeceğini şaşırdı ve küfür savurarak köyüne döndü. İlgili bakanlığın üst düzey bir yetkilisi bunları söylerken, demek ki hayvancılık gözden çıkarılmıştı…

Bunlar yaşandı bu memlekette beyler! Hayvancılığı öldürmek için sanki de ant içmişlerdi… Narenciye sektöründe olduğu gibi! Sanayi Holdıng’de, Kıbrıs Türk Hava Yolları’nda olduğu gibi!

Hani ‘Kendi gitti, adı kaldı yadigâr’ derler ya!..

Velhasıl hayvancılığı da yüzümüze gözümüze bulaştırdık. Bir zamanlar Araplara koyun ihraç eden ülke, ithal eden ülke konumuna geldi. Et kaçakçılarının at oynattığı sahneye dönüştü. Madem kendi kendimize yetemiyor, gerekli önlemleri de alamıyoruz; niye Güney’den getirmesinler? Niye kaçakçılık yapmasınlar? Bu ülkenin insanı, öğrencisi, askeri, turisti et mi yemesin?

Bu işleri yakından takip eden ve çarşının nabzını iyi tutan bir dost, dünkü yazımı okuyunca telefon açtı. İsmi lazım değil, ama ‘eski kurtlardan’ diyebilirim. Meğer et kaçakçılığı yapanlar – O arkadaş bunları ‘küçük, orta ve büyük mafya’ - diye adlandırdıysa da, biz o kelimeyi kullanmayacağız. Dediğine göre, küçük kaçakçılar lokantalara, daha büyük kaçakçılar kasaplara ve en büyük kaçakçılar da otellere verirlermiş bu etleri!..

Sağlıklı mı, sağlıksız mı olduğuna bakmadan afiyet olsun mu diyelim, ne diyelim?

Hayvancılık sektörü ve et sorunu bu ülkenin kanayan yaralarından biridir. Ortaya çıkan boşluklar, istemeseniz bile birileri tarafından doldurulur. Mademki ihtiyaç vardır, kaçakçılığı önleyemezsiniz. Her şeyden önce bu Ada’nın kuzeyinde yaşayan nüfusu bilmek lazım… Geçenlerde Sarayönü’nden bu ülkenin nabzını iyi tutan bir tanınmış şahsiyet, bana “Kuzey Kıbrıs’ta şu anda nüfus 2 milyondan aşağı değildir” dediğinde inanamadım, dudak büktüm. Ama adam ısrarla vurguladı ve gerekçelerini, gözlemlerini ortaya koydu.

O bir yana, ancak nüfusun da eskilerde kalan nüfus olmadığı bir gerçek. Yapılması gereken, hayvancılık sektörüne acilen el atmak, küçük ve büyükbaş hayvan popülasyonunu artırmak, ihtiyaca cevap verebilecek düzeye getirmektir.

***

 

Kamil Usta ve Gülşen Hanım

 

Hafta içinde trafik kazalarına ek olarak, nice değerleri daha yitirmiş bulunuyoruz. Bunlardan biri de Kamil Özkan. Lefkoşa’da Asmaaltı’nın tanınmış esnafından… Herkes tarafından sevilen, sayılan bir isimdi. Kamil Usta ile yalnız ailesi değil, Asmaaltı da bir çınarını daha yitirmiş oldu.

Beri yandan aslen Yıldırım’lı olup, Mormenekşe’de ikamet eden, köyün faal kadınlarından, Kıbrıs Sigorta Yönetim Kurulu üyesi Hilmi Öztemiz’in eşi Gülşen Öztemiz’in ölümü bölgede büyük üzüntü yarattı. Mormenekşe’de toprağa verilirken, 1929 doğumlu aslen Aytumalı olup da Türkmenköy’de sakin Havva Talat Kağansoy Lefkoşa’da defnedildi.

Bu arada bir süre önce eşini kaybeden 10 evlat sahibi Neriman Ansal (87) ile Lefkoşa’nın sevilen isimlerinden iki evlat sahibi Ahmet Ünüvar (93) da Lefkoşa’da son yolculuklarına uğurlandılar. Tümüne de Allah’tan rahmet, geride kalanlara ve sevenlerine başsağlığı dileriz.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık