• 18 Şubat 2018, Pazar 9:08
AkayCEMAL

Akay CEMAL

‘Her mezun öğrenci bir elçi’ ilkesi nerde kaldı?

“Bugün oğlumun cansız bedeniyle ülkenizden ayrılacağım ve Nijerya’ya döneceğim” diyen baba Makatai Peter Dede, Gazimağusa’da düzenlenen cenaze töreni boyunca gözyaşı döktü. Dede, oğlunun cinayete kurban giderek, ölmeyi hak etmediğini, cinayeti işleyenlerin, Kennedy’nin, ailesi için ne kadar önemli biri olduğunu bilmeleri halinde, böylesi bir cinayeti işlemeyeceklerine inandığını kaydetti.

Salamis yolu üzerinde bulunan ‘Mağusa EMU Chapel’de düzenlenen törene talihsiz gencin babası, kız kardeşi, arkadaşları, öğretmenleri, Rektör Prof. Dr. Necdet Osam ve rektör yardımcıları katıldılar. DAÜ Nijeryalı Öğrenciler Birliği Başkanı, zamanında polise yapılan şikâyetlerin ciddiye alınmadığını söyledi, ten rengi ne olursa olsun, herkesin kardeş olduğunu belirtti. Kız kardeşi Miriam Dede ise, KKTC’nin ilgili makamlarından benzeri olayların tekrarlanmaması ve başkalarının da aynı acıyı çekmemesi için gerekenleri yapmasını istedi.

Kennedy Taomwabwa Dede (28) Gazimağusa’da 29 Ocak’ta dövülerek öldürülmüştü… Üniversiteyi bitirmek ve ülkesine döndükten sonra önemli bir makam sahibi olmasını bekleyen ailenin bu acısına yürek dayanır mı?

‘Kıbrıs nire, Nijerya nire’ demeyin. Dünya küçülmüştür. KKTC bir eğitim adasına dönüştüğünden, dünyanın çeşitli ülkelerinden öğrenci akışına tanık olmaktayız. Bununla övünürüz de, bu konuda kendi sorumluluklarımızı yerine getirebiliyor muyuz? İlgili bakanlıklar olarak, onlarla oturup, sorunlarını dinleyerek gerekli radikal önlemleri alabiliyor muyuz? Bu öğrencilerin nelerle karşılaştıklarını, sıkıntılarının neler olduğunu saptamak ve onlara yardımcı olmak, yol göstermek bu kadar mı zordur?

Aç kaldıklarında, paralarının yetmediği durumlarda yaşadıkları psikolojik bunalımdan haberimiz var mı, ne kadar bilgi sahibiyiz?  Hepsinden önemlisi, geleneksel Türk konukseverliği nerde kaldı? Üniversitelerimizden her mezun olan öğrencinin, bulunduğu ülkede KKTC adına bir nevi elçi olduğunu söyler ve övünürüz. Bu olaylar, KKTC adına birer kara leke olduğu sürece, elçi olunabilir mi?

Başımızı iki elimizin arasına alıp da düşünmemiz, gerekli kararları alıp da uygulamaya koymamız gerek. Madem ki bu ülkenin geleceği turizmin yanı sıra, eğitimdedir, madem ki KKTC’ye dünyanın çeşitli ülkelerinden bunca öğrenci gelmektedir, onlarla sıkı diyalog kurarak, istemleri doğrultusunda ihtiyaçlarını gidermek, sorunlarına yardımcı olmak durumundayız. Öğrenciliği istismar edip de ‘kaçak işçi’ statüsüne girenler için de ilgili yasaların öngördüğü şekilde gereği ne ise yerine getirilmelidir.

***

Andaş, tiyatroda bir ustaydı…

O bir ustaydı… Tiyatronun usta isimlerinden İbrahim Andaş’ın (64) yaşamını yitirmesi, yalnız aile mensupları arasında değil, çalışma arkadaşları, dostları ve sevenlerini de üzüntüye boğdu. Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları’na yıllarını vermiş, emekli olduktan sonra da ‘Andaş Tiyatro’yu kurmuştu…

Hayatı tiyatroydu onun. Yaşamını tiyatroya adamıştı… Mesleğinin sevdalısıydı. Rolünü en iyi bir şekilde yapmaya çalışırdı. Sahnedeki alkışlar onun ustalığına, becerisineydi… Özellikle çocuklara yönelik oyunları çok beğenilir ve dakikalarca alkışlanırdı. Oyunu yaşayarak oynardı. Geçen yıl bir ekibini Eskişehir’e göndermiş ve ‘Babalar Günü’ne denk geldiğinden ‘Canım Babam’ adlı oyunu sahnelenmiş, çok beğenilmişti…

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit’in de ifade ettiği gibi, sayısız oyuna ve esere imza atan, Kıbrıs Türk sanatı ve kültürüne büyük katkıları olan değerli bir sanatçıydı.

Kafasında sahneye koymak istediği daha nice oyunlar vardı, ancak ömrü yetmedi. Dün Lefkoşa’da gözyaşları ile son yolculuğuna uğurlanırken oğlu organizatör İrfan Andaş, “Bize düşen, adını yaşatmak, hizmetlerini gelecek nesillere aktarmaktır” dedi. O tiyatro ustası şimdi Üner Ulutuğ, Kemal Tunç, Yücel Köseoğlu gibi usta oyuncularla öteki dünyada buluşuyor. Kim bilir hangi oyunu sahneleyecekler?

Mekânı cennet olsun. Allah’tan gani gani rahmet, eşi Müyesser hanım ve tüm ailesine başsağlığı ve sabırlar dileriz.

Bu arada bir büyük çınar daha Girne’den kayıp gitti. Aslen Girneli olan, merhum İbrahim Çırakoğlu’nun eşi, nice evlat, torun ve torun çocuğu anası Pervin Çırakoğlu da Karaoğlanoğlu’nda toprağa verildi. Cesur yürekli kahraman bir mücahide idi. Çırakoğlu ailesinin direğiydi.

Allah’tan rahmet, yaslı ailesi ve tüm sevenlerine başsağlığı dileriz.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık