• 31 Mayıs 2018, Perşembe 9:25
AkayCEMAL

Akay CEMAL

İnsan bunu yavrusuna yapar mı?

Hani ‘Sözün bittiği yer’ derler ya, Gönyeli’de işlenen korkunç ve de tüyler ürpertici cinayet için de aynı şeyi söyleyebiliriz. İnsan böyle bir travmadan, faciadan bahsederken bile tüyleri diken diken oluyor.

Cenaze namazını kıldıran Din İşleri Başkan Yardımcısı Fahrettin Öğdü, küçük yaştaki bir çocuğun günahı olmayacağı için minik Ercan için helâllik istemedi ve toplumsal bir özeleştiri yaptı: Ona sahip çıkamadık!

Gerçek değil mi, sahip çıkabildik mi?

Cinayet, küçük Ercan’ın annesi Bilge Lord Kunduracı ile babası Ercan Kaya Kunduracı’nın boşanma aşamasında işlendi. Facebook’tan atılan bir mesaj üzerine, zaten asabı bozuk olan, bunalımlı anne cinnet geçirmiş olacak ki, bu hunharca cinayet işleniyor. Hem de bedenine 19’u derin, 12’si de yüzeysel olmak üzere, toplam 31 bıçak darbesi sonucu…

Aman Allah’ım; bu ne hınç, bu ne öfke patlaması? Bir anne öz evladına, masum minik yavrusuna niye öfke duysun, niye nefret ve kin gütsün, olabilir mi? İmkânı var mı?

Değil insan, bir kedi veya köpek bile kendi yavrusuna kıymaz, kıyamaz! Elinden almaya kalksanız anında aslan kesilir. Karayılan genelde zararsızdır. Ancak yavrulu dönemde, birinden bir kötülük geleceğini hissettiği an onu perişan eder.

Yağma mı yavruya dokunmak?

Ama ne acı ki, dokunuldu. Öyle bir dokunuldu ki, yalnız ailenin değil, tüm Ada Türkünün yüreği yandı, boğazı düğümlendi.  Nefes alamaz, söyleyecek söz bulamaz oldu. Ağladı ülke!.. Yeşilırmak’tan Dipkarpaz’a kadar…

Benzer bir olay geçmişte Haspolat’ta da yaşanmış ve aynı yaşlarda bir çocuk öz babası tarafından öldürülerek, çöplüğe atılmıştı… Üstelik çocuk cinsel tacize de uğramış, toplum ayağa kalkmıştı…

Şimdi de ayakta! Ancak takati kalmıyor artık toplumun. Psikolojik bunalım, depresyon kanına girdi, iliklerine işledi.

Bu işleri psikologlar bilir. Cinnet dendi mi, artık sınırın son noktasıdır. İnsanın gözü kararır ve o an gözü hiçbir şey görmez, yapacağını yapar! Ha, kendine geldiğinde bin pişmanlık duyar, ama iş işten de geçmiş olur.

Ülke insanı bunalımdadır. Bunalım bulutları her yanı kâbus gibi kapsama alanı içine almakta, dal budak salmaktadır. Mutluyum diyen insan sayısı giderek azalmakta, her şeyi tamam olan, sofrasında kuş sütü eksik olan insanlar bile ‘mutluyum’ diyememektedir.

Bu gerçekler zamanında psikologlar, uzmanlar tarafından çok kez dile getirildi getirilmesine de, ne yapıldı?   Örneğin boşanmalar hızla artıyor. Son beş yılda 6 bin 55 evlilik olurken, 5 bin 245 de boşanma oldu. Bu demektir ki, evlenen her iki çiftten biri boşanıyor.

Peki, nedenleri?

Öncelikle geçim sıkıntısı, sosyo-ekonomik durum… Dedikodu, anlaşamama bir yana, teknolojiye yenik düşme. Geçen gün açıklanmıştı, boşanmaların artış göstermesinde facebook’un da önemli bir etken olduğu belirtilmişti… Örneğin, sosyal medyayı dileyen, dilediği gibi kullanabiliyor. Küfredebiliyor, veryansın ediyor.

Bu devlet bunları önleyebiliyor mu? Bilişim Yasası var mı? Yok. Meclis’te oturan milletvekilleri bu konuda ne yapıyor? Teknolojiye ayak uydurabilmek için, icabında o teknolojinin kötü amaçlar uğruna kullanımını da önleyebilmek, frenlemek gerek!

Bizim, milletin vekillerinden istediğimiz budur. Yasalardaki boşlukları gidermek, eksik olan yasaları da çıkarmaktır. Sosyal devlet anlayışı bunu gerektirmektedir.

Bunlar yanında artık Sosyal Hizmetler Dairesi’ni de yeniden yapılandırmak, takviye etmek ve çağdaş bir hale gelmesini sağlamak lazım.

Yurt dışında, savaş halindeki birliklere, cephede olan askerlere bile arada bir psikoloji hizmeti verilmekte, bunalıma girmeleri önlenmekte, bunun için de çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Hal böyle iken, avuç içi kadar bir ülkede toplum psikolojisini düzene sokabilecek, kötümserliği giderecek, sonuçta kan dondurucu olayların meydana gelmesinin önüne geçebilecek yöntemlere ihtiyacımız vardır. Tedaviye muhtaç bir haldeyiz.    Hastalığın nedenleri bilindiğine göre, devletin konulan teşhisi tedavi etmesi, bu yönde adım atması artık bir zorunluluktur!

***

Kerim Yıldız da rahmete erdi

Malpas Hotel’in Bilgi İşlem Müdürü Tanju Yıldız’ın değerli babası Kerim Yıldız da ebediyete intikal etti. Pamuklu köyünde sakin Fatma Yıldız’ın eşi ve 7 evlat, birçok da torun sahibi olan, sevilen insan Kerim Yıldız bugün Pamuklu köyünde son yolculuğuna uğurlanacak. Allah’tan rahmet, tüm ailesi ve sevenlerine başsağlığı dileriz.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık