• 02 Nisan 2018, Pazartesi 8:22
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Kıbrıs tarihinde kapılar ve bir kapı da Akıncılar’a…

Şu küçük adada o kadar çok kapı var ki, bazen isimlerini bile sayamıyoruz. Bildiğimiz kadarıyla Başkent Lefkoşa’da asırlardan beri üç kapı var: Girne Kapısı, Baf Kapısı ve Mağusa Kapısı. Varoluş mücadelesi döneminde Türk kesimi ablukaya alındığında giriş çıkışlar sadece Mağusa Kapısı’ndan yapılmaktaydı… Türklerin horlanırcasına yoklamaya tabi tutulduğu, bir nevi işkence gördüğü yer de Mağusa Kapısı’ndaki ‘Utanç Barikatı’ idi.

Girne Kapısı eskiden beri Türklerin kontrolünde olan bir kapı… Mağusa Kapısı da Rumların kontrolünde… Baf Kapısı ise ortada. Rum askeri de söz sahibiydi orada, mücahitler de! Ara bölgede kaldı desek daha yerinde olur. Lokmacı’ya varmadan önce sağa Batı’ya doğru giden yol Baf Kapısı’na çıkar. Zaten adı da ‘Baf Sokağı’dır. Lise’ye giderken harçlığımı çıkarmak, ev kirasını ödeyebilmek için o sokakta işçilik yapardım… Önder Market’in sahipleri Önder ve Ahmet Sanver’lerin babalarının yorgancı dükkânı da o sokaktaydı…

Lefkoşa’da olduğu gibi, surlarla çevrili Gazimağusa’da da üç kapı var. İngiliz döneminde yapılan Canbulat Kapısı ile Yeni Kapı ve Osmanlı döneminde açılan Akkule Kapısı. Ancak geçmişte surlar içinden limana açılan üç kapı daha var ki, bunlar, zamanında İngiltere ile İtalya arasında gerginliğe neden olmuştu… İngiliz idaresinin, surları delerek limana kapı açması, Venedikliler tarafından inşa edilen tarihi surların güzelliklerini ve bütünlüğünü bozduğundan İtalya, İngiltere’yi protesto etmiş ve “Sen, Venediklilerin yaptığı tarihi surları ne hakla delerek kapı açıyorsun?” sorusu sorulmuştu…

Eskiden Lefke, Gemikonağı’ndan gelen tren yükünü Mağusa’da surlar içindeki ambarlara boşaltırdı. Aynı şekilde vapurlardan alınan yük de vagonlara doldurulur ve surlar içine taşınırdı…

Kapı meselesinden nerelere geliverdik?

Kıbrıs Türk tarafı 23 Nisan 2003 tarihinde kapıların açılmasına karar verdiğinde Rum tarafı adeta şoke olmuştu… Kolay değildi böyle bir karar verebilmek. Ancak tüm inisiyatif kullanılarak olumlu yönde karar alındı. Ledra Palace Kapısı’na ek olarak Metehan (Aydemet) Kapısı, ardından da hay haşemle Lokmacı Kapısı açıldı. Sonra sırayla Yeşilırmak, Akyar, Bostancı Kapıları…

Geriye ne kaldı? Aplıç ve Derinya. Geçen gün Mağusalı sivil toplum örgütleri tarafından, Derinya Kapısı’nın daha fazla zaman kaybedilmeden açılması için eş zamanlı olarak her iki tarafta da eylem yapıldı. Vatandaşlar konuştu, kapının açılmasının sosyo-ekonomik olarak yarar sağlayacağını ifade ettiler. Her ne kadar amacından saptırılan bir pankart da açıldıysa da, oradaki vatandaşlar, eyleme gölge düşürmekten başka bir işe yaramayan söz konusu pankartı asanlara da notlarını vermiş oldular.

Derinya, Aplıç derken, şimdi bir de Akıncılar Kapısı çıkıverdi. Arkadaşımız Ceren Özbil’in dünkü haberinde köylüler görüşlerini ve isteklerini dile getirerek, Güney’e bir kapı açılmasını talep ediyorlar. Peşinen belirtelim ki, Akıncılar (Lurucina) köyüne ulaşan yeni bir yol yapılması ve artık kimlik göstermeksizin köye girişin sağlanmasından herkes memnun. Sezar’ın hakkı Sezar’a!

Ancak gerek Belediye Başkanı Hasan Barbaros, gerekse vatandaşların dile getirdiği şikâyetler de yabana atılacak cinsten değil. Köyün hemen 500 metre ilerisinde bulunan Güney Kıbrıs’taki Dali ve civar köylerde çalışan ya da oralardan sağlık hizmeti alan Akıncılarlılar, önce Lefkoşa’ya Metehan Kapısı’na, oradan da Güney’e geçerek Dali ve civar köylere ulaşmaktalar ki, 200 kilometre kat etmek zorunda kalmaktalar. Dönüşün de aynı güzergâhı kullanmak zorundalar.

Biz ve yetkililer, devamlı surette polis sayısının yetersizliğinden yakınır ve eleştirilerde bulunurken, açılacak kapılar için de gümrük memuru, polis ve saire gereksinimi de göz ardı etmemeliyiz.

Ancak KKTC olarak, her konuda olduğu gibi, bu konularda da gereken neyse yapmaktan kaçınılmamaktadır. Rum tarafının ayak sürümelerine karşın bu devlet, Yeşilırmak’ı da açtı, Bostancı’yı da! Her ikisinde de Türklerin yüzde 10, Rumların yüzde 90 yarar sağlamalarına karşın!

Kapılar konusunda ilk adımı atan da bu devlettir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi değildir. Tarih de 23 Nisan 2003’tür. Ahkâm keserken bu gerçeklerin de bilinmesinde yarar vardır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık