• 12 Mart 2018, Pazartesi 8:52
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Ne Aplıç, ne Derinya; varsa yoksa Almanya!

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, halen açılmayı bekleyen Lefke Aplıç Kapısı’nda incelemelerde bulunurken, ses tonunu hafiften de olsa yükseltmesi boşuna değildir.

Derinya ve Aplıç kapılarının açılmasına ilişkin karar 3 yıl önce alındı, ama Güney tarafında işler haddinden fazla yavaş! Hani ‘Kaplumbağa hızı’ derler ya, aynen öyle!

Lefke Aplıç’ta incelemelerde bulunan Akıncı, Güney Kıbrıs’taki yetkililere ve projeyi yürütenlere ‘çalışmaları hızlandırın’ çağrısı yaparken, Aplıç’ın açılışının bölgeye ciddi katkı yapacağına inandığını belirtti.

Cumhurbaşkanı, “Konu sadece bir sınır kapısının fiziki olarak açılması, iç turizmin gelişmesi, bölge halklarının kalkınması olayı değil. Bunun da ötesinde adamızda barışa hizmet etmesini istiyoruz” dedi.

Kıbrıs Türk tarafı, Derinya ve Aplıç’ta yolları bitirmesine rağmen, Rum tarafı 2 buçuk kilometrelik yolu henüz bitiremedi. Akıncı, taşı gediğine koyarak, “3 yılda çok daha uzun ve çok daha geniş yollar, otobanlar yapılabilir” dedi.

Demek ki ortada bir ciddiyetsizlik var. İyi niyetten yoksunluk söz konusu. Belki de siyasi liderlik, “Oyalayın oyalayabildiğinizce” diye talimat vermiş olabilir. Yoksa şu kısacık yol 3 günde, bilemediniz 1 hafta içinde bile tamamlanabilirdi… Demek ki Rum tarafının o konuda gönlü yok! Hani “Gönülsüz köpeği ava götürmüşler, tuttuğunu da kendi yemiş” diye bir laf var ya…

Esasında Rum tarafı 23 Nisan 2013’te kapıların açılmasını beklemiyor, inanmıyordu. Ama oldu. Bu işin perde gerisini DP Genel Başkanı Serdar Denktaş en iyi bilendir. Yıllar boyu bu kapılardan geçtik. Özellikle de Ledra Palace Kapısı’ndan! Henüz kimsenin geçemediği yıllarda bir gazeteci-yazar olarak geçtik. Rumlar hep Türk tarafını, Türkler de hep Rum tarafını merak edip durdu. Özellikle Lokmacı ve Metehan’ın devreye girmesiyle sanki de barajın Kuzey ve Güney kapakları açıldı ve karşılıklı akın başladı.

Dönemin BM Genel Sekreterlerinden Butros Gali, fikirler dizisini hazırladığında, Kıbrıs’ta iki halk arasındaki güveni en etkili bir şekilde sağlayacak olan kapıların açılmasını aklının ucundan bile geçirmemişti… ‘Güven Artırıcı Önlemler’ konusunun uzlaşmaya olumlu katkıları olacağını düşünmüştü… Ondan sonra gelen Genel Sekreterler de bu konuya ilgi gösterdiler. Ama nafile! Rum tarafı “Güney’in de egemeni benim, Kuzey’in de” zihniyetini terk etmedi. Tek yanlı Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilanı ve buna dayanarak doğalgaz aramaları bunun örneği değil midir?

Kim bilir; işleri bu denli yavaşa alma, kaplumbağa hızına ayarlama, belki de Ada’da ‘Kuzey’ – ‘Güney’ gerçeğinin tescili anlamına geldiği düşüncesinden mi kaynaklanıyor? Seyahat özgürlüğü, AB’nin en başta gelen ilkelerinden… O nedenle kapıların açılmasına karşı da çıkamıyorlar, ama işleri ağırdan alıyorlar.

Her şeye karşın, bunca yıllık acılardan sonra, iki halkın karşılıklı geçişleri ve temasları birbirlerini daha iyi tanıma ve anlamaları açısından önemlidir. Rum liderliğinin bu konudaki düşünceleri tabii ki önemlidir. Karşılıklı geçişler bir nevi yerel turizm akışını hızlandırmaktadır. Örneğin kış mevsiminde karları görmek için Türk ailelerin Trodos’a yoğun seyahati olmaktadır. Aynı şekilde Girne’deki canlılığı görmek, Apostolos Andreas Manastırı’nı ziyaret etmek isteyen Rumların sayısı da herhalde epeyce kabarıktır. Kapıların açılması bu bakımdan da önemlidir.

İç turizmin yanı sıra, dış ülkelerden turist celbi konusunda da herhalde elimiz kolumuz boş duracak değildir. Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı Ahmet Savaşan’ın ITB Berlin Fuarı izlenimleri turizm sektöründeki umutları artırmış bulunuyor. Savaşan, “Almanya, ülkemiz açısından çok büyük bir öneme sahip, Her geçen yıl Almanya’dan getirilen turist sayısı da, elde edilen gelir de artıyor. Bu önemli platformu bakanlığımız, tur operatörlerimiz, konseyimiz ve diğer sektör temsilcileriyle en iyi şekilde değerlendirdik ve pek çok yeni anlaşmaya imza attık. Almanya’dan elimiz dolu dönüyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu ifadelerden sonra, bizim de yazının başlığını “Ne Aplıç, ne Derinya; varsa yoksa Almanya” diye koymamız herhalde boşuna değildir!

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık
Pop Up ek