• 10 Ağustos 2018, Cuma 8:53
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Ortak sahiplik gerçeği sindirilebilse, iş biter!

Çok kez yazdık ve yeri geldikçe de vurgulamaktan kaçınmıyoruz: Kıbrıs Türkü bu adada en az Rumlar kadar hak sahibidir. Bu bir gerçektir ve inkâr edildiği, kabullenilemediği, hazmedilemediği, sindirilemediği sürece de çözüme varmak mümkün değildir.

Şanlı Erenköy Direnişi’nin 54’üncü yıldönümünde Erenköy’de düzenlenen anma töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum tarafına gönderdiği anlamlı mesajda, Rumların gerçekleri içlerine sindirmeleri gerektiğini birkaç kez yineledi ve özetle şunları söyledi:

“Geleceğin nesillerini artık huzur ve kalıcı barış içinde yaşatmak istiyorsak, geliniz artık bu topraklarda birbirimize tahakküm etme tavırlarını bir yana bırakalım. Bu adanın bir tek ulusa, topraklarının da bir tek tarafa ait olmadığı hakikatini, ayrıca bu adanın ortak sahipliliği gerçeğini artık içinize sindirin ve geleceğe bu bakış açısıyla hep birlikte yürümenin yollarını bulalım.”

Akıncı, doğalgaz konusuna da dikkat çekerek, şunları vurguladı:

“Doğu Akdeniz’deki doğalgaz rezervleri yine bu toprakların iki eşit sahibi olan iki tarafa aittir. Bunu tıpkı ‘Bu ada bir tek tarafa aittir, biz bunu Yunanistan’a bağlamak istiyoruz’ diyerek, bu adada yaşayanların başına açılan gailelerin bir benzeri denizlerde de yaşanabilir.”

Erenköy’de yapılan konuşmalar, içe, Rum tarafına ve dış dünyaya verilen samimi ve iyi niyetli mesajlar, Kıbrıs Türk tarafının, kimsenin toprağında gözü olmadığı ve tek arzusunun eşit bir halk olarak bu adada barış, huzur ve güven içinde yaşamak olduğunu içermektedir. Bu mesajlarda hiçbir abartı yoktur. Sadece ada gerçeklerinin kabul edilmesi gerektiğine ilişkin haklı uyarılar vardır. Kıbrıs Rumları kadar, Kıbrıs Türklerinin de bu adada ve ada toprakları üzerinde eşit hak sahibi olduğuna bir kez daha vurgu yapılmakta, bu çağrılara kulak verildiği ve uyulduğu, Türk varlığının hazmedildiği takdirde, mutlu bir yaşamın yolunun açılabileceği kaydedilmektedir.

Aslında BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilci Sphear’ın, Erenköy’de yapılan tüm konuşmaları tercüme ettirerek, Genel Sekretere sunması lazım. Çünkü orada yapılan konuşmalar, samimiyet ve iyi niyetin tezahürüdür. Karşı tarafın, öteden beri süregelen katı tavırlardan arınarak, nasıl bir yol izlemesi gerektiğinin işaretidir. Hazımsızlığı terk ederek, gerçeklere göre hareket etmesi halinde, sorunların ortadan kalkabileceğine ilişkin samimi uyarılardır.

Mesela Kıbrıs Türk halkı olarak, nasıl ki Yunanistan’ı, Kıbrıs Rumlarının anavatanı olarak kabul ediyoruz, onların da Türkiye’nin, Kıbrıs Türklerinin anavatanı olduğu gerçeğini kabul etmeleri, içlerine sindirmeleri gerekir. Nasıl ki, her iki taraf da, adadaki İngiliz üslerinin varlığını kabul etmektedir, Türkiye ve Yunanistan gerçeğini de kabul etmek bundan farklı bir şey değildir. Kıbrıs’ın tek sahibinin kendileri olduğu düşüncesinin doğru olmadığını kabul ettikleri gün, Kıbrıs sorunu da çözüm rayına girmiş olur.

Kabul etmedikleri, Türk varlığını içlerine sindiremedikleri sürece Makarios’tan, Grivas’tan, Samson’dan, Yorgacis’ten bir farkları kalır mı?..

***

Doktor Fazilet Hanım ile Kondoz

ve Karafistan’ı da kaybettik…

 

Toplumumuzun değerli simalarından Dr. Fazilet Öztürk’ü de kaybettik. Ailesinin yanı sıra, meslektaşları arasında çok sevilen Fazilet Hanım’ın vefatı nedeniyle Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş) ile Tabipler Birliği, Tabipler Odası, Diş Tabipleri Odası, Serbest Çalışan Hekimler Birliği, Hekimler Sendikası ve Kıbrıs Türk Pediatri Kurumu mesajlar yayınlayarak taziyelerini belirtti, ailesi ile sevenlerine ve tıp camiasına başsağlığı dilediler. Can ve Erçağ Ailesi de taziye mesajı yayınladı.

Bu arada Karafistan Ailesi’nin çınarı, Pervin Karafistan’ın eşi, ailenin büyüğü, değerli insan Yaşar Karafistan da dün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlandı. Saygıdeğer bir kişi olan Karafistan, iki evlat ve altı torun sahibiydi. Annesi Şifa Hanım ile ablaları Özen ve Aysel Karafistan ile ikizi Özer ve kardeşleri Seval ile Feza Karafistan ailece başsağlığı mesajı yayınladılar.

Öte yandan Meluşa (Kırıkkale) Köyü’nün sevilen ve sayılan çınarlarından 1930 doğumlu Mehmet Ahmet Kondoz da bugün Londra Türk Mezarlığı’nda toprağa verilecek. Kondoz, iki evlat ve dört de torun sahibiydi. Aslen Dizdarköy’lü (Nisu) olup Lapta’da ikamet eden ailenin çınarı ve Güngör Hanım’ın eşi, iyi insan

Kemal Özkan da dün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlandı. Kemal Özkan dört kız evlat, birçok torun ve bir de torun çocuğu sahibiydi.

Tümüne Tanrı’dan rahmet, aileleri ve sevenlerine başsağlığı dileriz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık