• 18 Mart 2018, Pazar 10:14
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Plevne’den Çanakkale’ye…

.   Osmanlı’nın en büyük madalyasını

alan Anzak Generali, tüm ısrarlara

rağmen göğsündeki madalyayı çıkarmaz

 

Bugün Çanakkale Destanı’nın yıldönümü… Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda bulunan Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, açıldığı 2012 yılından bu yana 1 milyon 300 bin kişiyi ağırladı. Merkez, 103 yıl önceki deniz ve kara savaşlarını sadece anlatmakla kalmıyor, savaşın önemli anılarını adeta yeniden yaşatıyor.

Böyle bir günde Türkay Ilıcak’ın 2. Bakısı yapılan “İki Türk’ün Avustralya’ya Savaş İlanı” adlı kitabından söz etmemek olmaz!

Avustralya’da filmi yapılmış, tiyatrolarda defalarca oynanmış, inanılmaz bir macera “İki Türkün Avustralya’ya Savaş İlanı.” Yazar Türkay Ilıcak, “Ancak olayın ilk kitabını yazmak bize kısmet oldu. Bunun için Melbrun’dan Broken Hill kasabasına (850 kilometre) defalarca gidip geldik. Kitabın konusu her zaman yeni bir film yapılmasına uygun… Amerikan film şirketlerinden bu konuda bazı girişimler olduğunu basından okuduk. Türkiye’den de gelenler oldu. Oturup konuştuk.” diyor.

Arka kapakta verilen bilgide şunlar kaydediliyor:

“Kitapta iki Türkün bu inanılmaz maceraları yanında, ek olarak Plevne savaşlarında Gazi Osman Paşa ordusunda bulunan Avustralyalı Doktor Albay Charles Ryan’ı da tanıyacaksınız. Plevne’de Osmanlı’nın en büyük madalyası verilen Ryan, göğsündeki bu madalya ile 40 yıl sonra General Doktor olarak Çanakkale’ye gider. Ama göğsündeki madalyayı tüm ısrarlara rağmen çıkarmaz.”

Bir çırpıda soluk soluğa okuyacağınız 146 sayfalık eserde, ayrıca yazarın Avustralya’da bizzat görüştüğü yaşlı Anzaklar’ın ve Çanakkale’de bulunan Avustralyalı komutanların, mesela Çanakkale’de batırılan düşman denizaltıdaki kumandanların ve Çamlık Tepe’ye hücum eden generalin aile ve çocukları ile yapılan söyleşi ve anıları bulacaksınız.

Siyah-beyaz fotoğrafların ve dönemin İngilizce gazetelerinde yer alan haberlerin kupürleriyle süslenen kitabın önsözünde özetle şöyle deniliyor:

“Avustralya’da yaşayan dondurma satıcısı Gül Mehmet ve Afgan olduğu sanılan deve sürücüsü Molla Abdullah, Çanakkale savaşlarından şu veya bu şekilde etkilenmektedir. Ve 1 Ocak 1915’te bir trene pusu kurup baskın yaparlar, ellerindeki mavzer tipi tüfeklerle trendeki yolculara ateş açarlar. Baskını gerçekleştiren bu iki kişinin Türk bayrağı altında saldırıya geçtiklerinden ve Türk askeri üniforması giydiklerinden dolayı Avustralya kamuoyu onları Türk olarak kabul ediyor. Zaten Gül Mehmet bir Türk’tü.

Nitekim tren baskınından sonra pusu yerinden ayrılıp Beyaz Kayalıklar’da mevzilenen ve orada vurulup öldürülen bu iki Türk’ün can verdikleri kayalar, Broken Hill’de genellikle ‘Türklerin Kayası’ olarak anılır. Sık sık asker taşıyan trene bir gün pusu kurmaya karar verirler ve planlarını hayatları pahasına gerçekleştirirler.

Çanakkale savaşlarına katılan Albay Neville Smith’in oğlu Dacre Smith’in kayınpederi, Türklerin batırdıkları denizaltının komutanıymış… Denizaltı batırılınca denizciler suya atlamışlardı. Yüzmekte olan denizcilere o an Türk askerlerince ateş açılmamış ve karaya çıkmalarına yardım edilmiş, sonra da tutuklanarak esir alınmışlardı. Smith, “babamı da o zaman küçük bir kasaba olan Afyon’a götürmüşler” dedi.

İlginç tarihi anıların derlendiği kitabın 17’inci sayfasında Türkiye’nin ilk Avustralya Büyükelçisi Baha Vefa Karatay ile Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa tarafından en yüksek madalya ile onurlandırılan ve sonra da Çanakkale’ye giden General Charles Ryan’ın fotoğrafları bulunuyor. Yazıyı son derece ilginç ve anlamlı bir anı ile noktalamak isterim.

“Sidney’de büyükelçinin henüz ilk günüdür. Ankara’ya postalamak istediği kartlar için pul alması gerekir. Bir dükkâna girer. Dükkân sahibi zarfın üzerinde Ankara ismini görünce mırıldanır bir tonla “hmmm Ankara… Ankara…” diye tekrar eder ve büyükelçiye sorar: “Neredeydi bu şehir?” Aldığı cevaptan sonra: “Anladım, yani Gelibolu’nun bulunduğu memleket.” Ve devam eder: “Dayım Gelibolu’ya katılmış bir Anzak’tı. Yaralı olarak dönmüştü. Türk askerinin kahramanlığını ve dürüstlüğünü överdi.”

Bir süre dayısının anılarını anlattıktan sonra sorar:

“O savaşta sizin ‘Kemal’ adında genç bir komutanınız varmış. Dayım ondan büyük hayranlıkla bahsederdi, sonra ne oldu ona?” Dükkân sahibi aldığı cevap karşısında şunları söyler:

“Hiç şaşırmadım! Dayım onun büyük işler yapabilecek biri olduğunu söylerdi…”

Evet; Çanakkale geçilmez!

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık
Pop Up ek