• 15 Mayıs 2018, Salı 8:35
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Trafik işkencesinden ötürü halk burnundan soluyor!...

Akaryakıta zam üstüne zam yapılır ve astronomik oranda artış kaydedilirken, üstüne üstlük trafikteki keşmekeş de vatandaşı artık çıldırtma noktasına getirdi. Zaten ‘Depoyu doldur’ demek de artık hayal oldu ya…

Geçtiğimiz günlerde trafik haftası düzenlenmiş, arkadaşımız Ahmet Tolgay da yazısında, “Trafik Haftası’nda yoğunlaşan uyarı ve aydınlatma kampanyalarına karşın trafik sistemimizdeki fecaat aynen sürüyor. Sürdürülmesi olanaksız düzenlemelerimizden birini de trafikte yarattık” diyordu…

“Gittikçe yoğunlaşan araç sayısının trafikteki yükünü hafifletecek olan organize toplu taşımacılığı güvenli araçlarla kurumsallaştırmalı” diye de ekliyordu.

Her şey bir yana, bu ülkenin trafiği gerçekten tam bir fecaat. Dün bu konu, yani toplu taşımacılık olayı Gönyeli Belediye Başkanı Ahmet Yalçın Benli’nin basınla bir araya geldiği toplantıda da ele alındı. Benli, toplu taşımacılık olayının sadece Gönyeli Belediyesi’yle çözümlenebilecek bir sorun olmadığını, devletin bu konuda çalışma yapması ve proje geliştirmesi gerektiğini ifade etti.

Sonuçta, tekrar başlığa dönecek olursak, dünden itibaren devlet dairelerinde yeni mesai saatlerinin uygulanmasıyla başkent Lefkoşa trafiği tam anlamıyla felce uğradı. Başta Dr. Fazıl Küçük Bulvarı olmak üzere; Yenişehir, Kızılbaş bölgelerinde, Devpa Süpermarket civarında trafikteki tıkanıklığı korkunçtu.   

Anlayacağınız, küfrün bini bir paraydı… Araçlar bir adım ilerledikten sonra duruyor, tekrar iki adım daha ilerliyor ve araba kullananlar ile beraberindekiler de sinir küpü oluyordu.

Uzun kuyrukları görüp de yan yollara sapanlar, yine aynı manzarayla karşı karşıya gelince, ellerini havaya kaldırarak, “Hey Allah’ım bu işkenceyi çektirenlere lanet olsun” demekten kendilerini alamadılar.

Aslında her geçen gün artan araç sayısına kıyasla yollar aynı vaziyette. Bir de belirli bölgelerde yol çalışmaları oldu mu, kuyruklar daha da uzuyor. Öyle ki, birçok insan daireden çıkıp da evine 1 veya bir buçuk saatte varabiliyor. Üstelik burası İstanbul değil, Lefkoşa. Trafik sıkışıklığının en büyük nedenlerinden biri de, aradan 44 yıl geçmiş olmasına rağmen Kızılbaş’taki ‘Dar Köprü’nün, bir diğer adıyla ‘Demir Köprü’nün kendi kaderine terk edilmiş olmasıdır. Kanlı Dere üzerindeki köprü Kızılbaş ile Marmara’yı birbirine bağlıyor. Ancak yarım asırdan beri, daha doğrusu İngiliz döneminden beri tek gidiş veya tek geliş olarak kullanılıyor. 

Eğer karşıdan gelen araba, köprü yoluna girmişse, köprünün öteki ucundaki araba bekleyecek ve karşıdan gelen araçlar bittikten sonra köprüye girebilecek…

Dünyada bunun bir başka örneğini görmek mümkün mü diye düşünüyoruz. Bu çağda bölge halkının çağdışı bir köprüye mahkûm edilmesi, bu konularda ne denli geri kaldığımızın göstergesidir. Barış Harekâtı’ndan bu yana 44 yıl geçti. Nerdeyse yarım asra merdiven dayandı. Bu kadar yılda bu köprü ıslah edilemez miydi? Esasında geçen süre içinde 50 defa ıslah edilebilir, hatta 1 ay içinde yıkılıp da, gidiş-geliş olmak üzere; iki şeride dönüştürülebilirdi…

Vatandaşı yollarda perişan etmenin bir anlamı yoktur. Bu halkın şovlara da karnı toktur. Lefkoşa halkı adına bu köprünün yürekler acısı durumu, aynı zamanda utanç vesilesidir.

Çok sayıda gelen şikâyetler üzerine bu konuya değinme ihtiyacı duyduk. Yeri geldikçe yeniden değinecek ve peşini bırakmayacağız.

                                                                                 ***

Avaroğlu ailesi nice aydınlar yetiştirdi

Gönendere, eski adıyla Konetra, İngiliz döneminden başlayarak en fazla aydın insanlar yetiştiren bir Mesarya köyü… En başta Savalaş’ların köyü… Nice profesörler, doktorlar, kaptan pilotlar ve daha benzeri mesleklerden çok değerli insanlar çıktı bu köyden.

Avaroğlu ailesi de Gönendere ulu çınarının dallarından biri… Nazif Avaroğlu’nun vefatı ile bu dallardan biri eksilmiş oldu. Ailenin büyüğü olan ve 3 evlat ve 6 torun sahibi olan, Osman Avaroğlu’nun eşi Nazif Avaroğlu dün kendi köyünde toprağa verildi.

Bu arada aslen Larnaka kazasına bağlı Anafodiya köyünden olup, saygın bir ailenin mensubu olan 1931 doğumlu Cahit Yalçın da Lefkoşa’da defnedildi.

Her ikisine de Allah’tan rahmet, geride kalanlara ve sevenlerine başsağlığı dileriz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık
Pop Up ek