• 26 Aralık 2017, Salı 8:46
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Varoluş mücadelesinde H. Ruso bir semboldür!..

Bir ‘Mücadele ve Şehitler Haftası’nı daha geride bıraktık… Kıbrıs Türk halkını bugünlere taşıyan aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi senenin belirli günlerinde değil, her zaman anımsamak ve anmak boynumuzun borcudur.

Aradan 54 yıl geçti. Direnecektik, ya da Batı Trakya’da olduğu gibi, Yunan bayrağı altında yaşamaya razı olacaktık… Kıbrıs Türkü zor olanı seçti ve yola koyuldu. Kat edilmesi gereken yol çok çetindi, anlatılması imkânsız engeller vardı. Bunları aşmak gerekirdi. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde en zor şartlar altında kazanılan zaferler en büyük ilham kaynağımızdı…

Dünya kamuoyuna yansıtılan haberler hep tek yanlıydı… Rumların istedikleri şekilde veriliyordu… Türk Ajansı Kıbrıs’ın (TAK) kurulması ve daha da önemlisi mücahidin ve halkın moralini yüksek tutacak radyoya şiddetle ihtiyaç vardı… ‘Bayrak… Bayrak… Bayrak’ diye ses verildiğinde arkası geldi ve kulaklar oraya çevrildi. Rumlarda ise şaşkınlık vardı ve bu sesi mutlaka susturmaları gerekirdi. Aksi halde, Rum Radyosu’nun düzmece ve moral bozucu haberleri anlaşılacak, foyası meydana çıkacaktı… Ancak başaramadılar ve Bayrak Radyosu çeşitli yerler değiştirerek, kendisini havan toplarından, bazukalardan korumayı bildi.

Konuya önümüzdeki günlerde değineceğiz de, Şehit Hüseyin Ruso konusuna dönelim. Bir defa Ruso, tüm imkânsızlıklara ve mermi sıkıntısına rağmen, arkadaşlarıyla son ana kadar yiğitçe çarpıştı.

Sancaktarlıktan istediği kadar mermi alabilseydi, belki de durum farklı olurdu. Ama Sancak’ta da yoktu ki! Bir miktar almış, sonra da dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Fazıl Küçük’e gelmişti… Bir elin parmakları kadar mermi ya vardı, ya yoktu. Dr. Küçük de kendisine birkaç tane verdikten sonra Hüseyin Ruso heyecanla savunmasına devam etmek üzere geri gitti. Daha sonra şehit haberini aldık. Zaten Kaymaklı da düşmüş, halk üzerindeki elbiselerle Hamitköy’e, Lefkoşa’ya akın etmişti…

Halbuki o dönemde Rumlardan sayı bakımından çok az olan Kıbrıs Türkünün elinde Rumlarınki kadar silah ve cephane olsaydı, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) azmi ve cesareti karşısında Rum milisler ve EOKA’cılar ilerleme olanağı bulamaz, saldırıları başlattıklarına da, başlatacaklarına da pişman olurlardı…

Ruso’nun kemiklerinin 54 yıl sonra nereye gömülmesi gerektiğine ilişkin yapılan tartışmalar hoş değildir. Biz, Ruso’nun kemiklerinin kimlikleştirilmesinin açıklandığı günün ertesinde de yazmıştık. Bu konularda uzman değiliz, ama şehit düştüğü yere defnedilmesinin en isabetli bir karar olabileceğini vurgulamıştık… Nitekim başta ailesi olmak üzere; çeşitli kuruluşlar ve sevenleri de aynı görüşü benimsiyor.

Değerli dostum Ahmet Ruso, aile adına yaptığı açıklamada, “Bizler Ruso ailesinin devamını sağlayan kuşaklardanız. Ailemizin değerlerini sahiplenmek görevimizdir. Hüseyin Ruso, bizim aile değerlerimizde en önde ve en değerli olanıdır. Hüseyin Ruso, Küçük Kaymaklılılardan öte Kıbrıs Türkü için canını feda etmiştir. O bir mücahit, gençlerin abisi ve önderiydi. Gelecek kuşakların da Ruso’yu anıları, mücadele kararlılığı ve özverisiyle yaşatacağından hiç kuşkumuz yoktur. Kemiklerinin kalıcı olarak şehit düştüğü yerde toprakla buluşmasını istiyoruz” dedi.

Daha ne deseydi Ahmet Ruso?

Rum kesiminde sırayla EOKA’cı büstleri, heykelleri açılırken, Anastasiadis ve diğer siyasiler oralarda nutuk sallarken, bizde varoluş mücadelesinde sembol isimlerden Hüseyin Ruso’nun nereye gömüleceğine dair karar verilememesi ayıp kaçmıyor mu?

Aslında bizde ayıp kaçan nedir biliyor musunuz? Bu günlere nasıl gelindiğini yeni nesillerin gözlerinden kaçırmaktır? Şanlı Erenköy Direnişinin yer aldığı topraklara kaç okul, kaç öğrenci götürülmektedir? Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı’nın, Rum Alayı ile göğüs göğse çarpıştığı bölgeye, Boğaz Şehitliği’ne, Karaoğlanoğlu Şehitliği ve Müzesi’ne yılda kaç öğrenci götürülmektedir? Rum Eğitim Bakanlığı, daha doğrusu bakanlıkta esas söz sahibi olan kilise her şeyi değerlendirirken, 11 yıl boyunca savunmada olan Kıbrıs Türkünün verdiği onurlu mücadeleyi daha fazla anlatmak gerekmez mi?

Bu ne ırkçılıktır, ne de bir başka şey! Her millet ve toplum kendi geçmişini, tarihini bilmek durumundadır. Hüseyin Ruso’nun ve onun gibilerin mücadelesi ve özverisi nesilden nesile aktarılmalıdır. Bu nedenle ailesinin sesine kulak verilsin.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık
Pop Up ek