• 09 Aralık 2017, Cumartesi 10:19
AliBATURAY

Ali BATURAY

Bozuk cihaz, biten ilaç ve çözüm üretmek

Amacımız illa ki eleştiri yapmak değildir. Hiç kimseyi de hedef almıyoruz, yıpratmaya çalışmıyoruz.

Ülkede yaşanan sorunlara dikkat çekiyoruz, çözümlenmesini istiyoruz. İyi bir şey yapılırsa da iyi olduğunu söylüyor, takdir ediyoruz.

Örneğin gaminiler konusunda bakanlar kurulunun eylül ayında aldığı yıkım kararını takdir etmiş, doğru bir karar olduğunu yazmıştık. Tabii alınan karar 3 ay uygulanmadı, bunun üzerine yine eleştirdik, hükümetin karar aldığı halde adım atmamasını “hayal kırıklığı” olarak nitelendirmiştik. 3 ay sonra gaminiler yıkıldı, geç de olsa, 3 ay boşa harcansa da yıkımın gerçekleşmesini yine olumlu karşıladık.

Kimse gücenmesin ama Mağusa’da tomografi cihazlarının günlerce bozuk kalmasını normal karşılayamayız. Koskoca Mağusa’da hem devlet hastanesinde, hem özellerde tomografi cihazı bozuksa bu eleştirilmeyecek bir konu mudur?

 

Üstelik Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ndeki tomografi cihazına yüklenildiği için bundan 15-20 gün önce o da arıza yapmış, hastalar iki özel hastaneye gönderilmişti. Neyse ki kısa sürede Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ndeki arıza giderildi.

Deniyor ki ne olacak, Lefkoşa- Mağusa arası yarım saat, bilemedin 45 dakikalık mesafe… Niyetimiz meseleye mazeret aramaksa, meselenin vahametini önemsizleştireceksek, söyleyecek çok söz buluruz. Zaten süratli bir otomobilimiz varsa, trafik de uygunsa ülkenin bir ucundan diğerine 2 veya 2.5 saatte de gideriz.

Meseleyi “Şehirlerarası ulaşım kaç saat sürer?” noktasına indirgeyeceksek, bırakalım hiç konuşmayalım. Mağusa’daki hasta neden o kentteki sağlık kuruluşlarında tomografisini çekmesin de kalkıp başka kente gitsin? Sağlıkta bazı durumlarda dakika kaybedilmemesi gerekmektedir.

Her kente neden hastane veya sağlık ocağı, sağlık merkezi yapılır? İnsanların en kısa yoldan, en rahat hizmet alması için değil midir? Öyle bir sisteminiz olacak ki bu tür arızalar sizi fazla etkilemeyecek, yedekli sistemler kurulacak. Bırakın yedeklemeyi biz tamiratı bile günlerce yapamıyoruz.

“Bu işler görüldüğü kadar kolay değildir” diyecekler. Kolay olmayabilir tabii ki ama bu işlere talip olanlar kolay olmadığını biliyordu ve bu zorluk içinde vatandaşın hayatını kolaylaştırmak görevleridir.

Başka bir olaydan söz edelim; parkinson hastalığı tedavisinde ve belirtilerinin iyileştirilmesinde kullanılan ve ülkemizde sadece devlet hastanesi eczanelerinden reçeteyle alınan 125 mg’lık Madopar isimli ilaç, 6 ay önce tükenmiş ve henüz yenileri de gelmemiş. Hade bakalım, buna ne diyeceksiniz? Sadece devlet hastanesi eczanesinden alınan bir ilacın 6 ay ülkeye gelmemesi normal midir? “Normaldir” derseniz yazıyı burada bitireyim.

İlaç ve Eczacılık Dairesi yetkilileri, 125 mg’lık Madopar’ın aylar önce bittiğini doğruluyor. Daire yetkilisi, bu ilacın alınması için yıl ortasında ihaleye çıkıldığını ve sonuçlandırıldığını, şimdi ilacın gelmesini beklediklerini söyledi. Bir ihale yıl ortasında, yaz aylarında sonuçlanıyor ve ürünü tedarik etmek 6 ay mı sürüyor? Tuhaf değil mi bu durum? Yoksa normaldir de biz bu işi bilmediğimiz için mi bize tuhaf geliyor? Sağlıktan söz ediyoruz, bekleme tahammülü olmayan sağlık alanından.

Aynı yetkili, hastane eczanelerinde 125 mg’lık olmadığını ama 62,5 mg’lık Madopar’ın bulunduğunu, hastaların doktorlarıyla konuşarak bu ilacı kullanabileceklerini de belirtti. Bakın yine bize çözüm üretildi. Biz bu çözümü de kabul etmiyoruz ve 6 ay beklemeyi çok buluyoruz.

Tabii başka çözümler de var. Türkiye’den ve Güney Kıbrıs’tan insanlar kendi imkanlarıyla bu ilaçları getiriyor. Eeee nedir ki İstanbul- Ercan arası, topu topu bir saat. Atla uçağa git, al gel… Çözüm hazır, ha uçak bileti ateş pahası onu gören yok.

E siz de Rum tarafına gidin, bakın orada da varmış… Hem mesafe daha kısa, hem uçak bileti falan da istemez. Çözüm tamam, git Rum tarafından al gel… Peki yüce KKTC ne olacak? “Rum tarafına alışverişe gitmeyin, Türk tarafından alın” diyordunuz? Şimdi ilaç bitince “gidin o taraftan alın” mı oldu?

Şimdi bunlar eleştirilmez mi? Eleştirince biz kişileri mi hedef alıyoruz? Yüce KKTC’de bu eksikliklerimizi giderin, vatandaşa sorun yaratmayın biz de yazmayalım eleştirmeyelim.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık
Pop Up ek