• 07 Haziran 2018, Perşembe 8:21
AliBATURAY

Ali BATURAY

“Değerlerimizi” kalkan yapmayalım

Ülkemizde birçok kesim, kurumlarımızın, devletimizin, değerlerimizin “saygınlığının” korunmasını istiyor. Haklı bir istem, elbette tüm “tüm değerlerimizin” saygınlığı önemlidir. Ancak bir kurumun saygınlığını düşünen yöneticiler ya da çalışanlar, bunu ortaya bir şey çıkmadan engellemelidir. Bir olay yaşandıktan ve kurumun adı konuşulmaya başlandıktan sonra milleti de medyayı da susturmak kolay değildir.

Dün de yazmıştım, o kurumda gerçekleşen her hata, kusur, ihmal ya da bir yolsuzluk sonrası, orada neden böyle bir şey yaşandığını çözüp de bir daha olmamasının yolları aranacağına, “Aman kurumumuz zarar görmesin” endişesi baş gösteriyor. Senin kurumunda olan olmuş, sen bunun neden olduğunu tespit edeceğine “namus” derdine düşüyorsun, illa ki kurumun namusu kurtarılacak…

Zaman zaman hükümetlere, yöneticilere yapılan eleştirileri bile susturmak isterler ve bu eleştirilerin “devleti yıkma amaçlı” olduğunu bile söylerler.

Mecliste geçmişte bir milletvekilinin kürsüden rüşvet paralarını sallaması sonucu yapılan eleştirilere de “Meclisi hedef almayın” diye tepki gösterilmişti. Peki bir milletvekilini eleştirirken, onu meclisten ayrı tutmak mümkün müdür? Evet oraya gidenleri halk seçiyor ve seçilenin suçu kadar onu seçenlerin de mutlaka sorumluluğu vardır ama yapılan her eleştiriyi “hepimizi de bir tutuyorsunuz” diye engellemeye çalışmamak lazım.

Posta Dairesi’nde bir memur binlerce mektubu ya da paketi açıyor, içindekileri çalıyorsa, üstelik bunu yıllarca yapıyorsa şimdi o daire eleştirilmeyecek mi? Kamuoyunda tartışılmayacak mı? Böyle bir skandal ortaya çıkarsa, o daire de eleştirilir, o dairenin yöneticileri de… Çalışanlarının ihmalini, istismarını, hatasını hissedemeyen, göremeyen, denetimi yeterli yapamayan yönetici de sorumludur. “İçimizde bir çürük elmaydı, ne yapalım?” demek işin kolay tarafıdır. İlk yaptığında adamı yakalarsan sana “bravo” ama binlercesini çalıyorsa ve kamuoyunda bu daire tartışılıyorsa, tartışılacaktır, yapacak bir şey yoktur.

Mesela bir kamu yöneticisinin, bir milletvekillinin, bir bakanın adı “yolsuzluk”, “usulsüzlükle”, “görevi ihmalle” anılıyorsa, hükümet de tartışılır, meclis de tartışılır, devlet de tartışılır, bu kaçınılmazdır.

Bir milletvekilinin hakkında soruşturma açılmışsa, başsavcılığın böyle bir talimatı varsa, “Bunu burada neden yapıyoruz, neden önümüze getirdiniz?” diyemezsiniz. O milletvekilinin eski görev yaptığı kurum da bugünkü bağlı olduğu yer de tartışılır, tartışılmazsa bir tuhaflık vardır.

Bir bankada bir olay patlak vermişse, bankalar spekülasyonlara karşı yasa ile özel olarak korunduğu halde, tartışılmasını engelleyemezsiniz. Belki “dava edilirim”, belki “zarar verebilirim” endişesiyle medyada yazmasanız, söylemeseniz ama vatandaş “fısıltı” aracılığıyla tartışmalara o kurumu konu eder.

İster devlet sağlık sistemimiz yani hastanelerimiz olsun, ister eğitim sistemimiz yani okullarımız, üniversitelerimiz, ister ordu, ister polis teşkilatımız, isterse yargı sistemimiz, oralarda bir şeyler olursa mutlaka tartışılacak, gündeme getirilecektir.

Ülkede hemen herkes ve her kurum mutlaka tartışılabilirdir, tartışılmalıdır, varsa oralarda bir durum gündeme getirilebilmelidir. “Kol kırılır, yen içinde kalır” doğru bir tavır değildir. Tartışmadan kastımız “yalan yanlış şeylerle rencide etme”, “hakaret etme”, “iftira atma” anlamında değildir. Kimseyi rencide etmeden, yalana, iftiraya başvurmadan da olguları ortaya koymak, sorunun nedenini aramak, tespitler yapmak, çözüm yolları bulmaya çalışmak zararlı değil, tam tersine faydalıdır.

Yıllarca “milli duygular”, “devlet”, “Türkiye”, “din”, “bayrak”, “laiklik”, “Atatürk”, “ordu” gibi bazı değerler korunacak diye, hep onların arkasına saklanarak yapmadık şey bırakmadılar. Artık kimsenin bu değerlerin arkasına saklanarak iş çevirmesine fırsat vermemek lazım... Değerlerimizi koruyalım ama onları kalkan yaparak, ardında işler çevirmeyelim…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık