• 15 Ocak 2018, Pazartesi 8:45
AliBATURAY

Ali BATURAY

Engellileri anlayabilmek

Bir uzmanın röportajında okumuştum, “Seni anlıyorum” ve “Acını hissedebiliyorum” gibi sözler, ciddi rahatsızlığı olan insanlara hiç söylenmemesi gereken sözlermiş... Özellikle kanser hastaları, bu tür “acını hissedebiliyorum”, “seni anlayabiliyorum” gibi sözlerden hiç hoşlanmazmış… Yine çok ciddi ruhsal bunalım geçiren, duygusal olarak dibe vurmuş insanlar da bu tür sözlerden nefret edermiş.

Kişi aslında o sırada sizden destek bekliyormuş ama bu şekilde yapmacık sözlerle değil. Çünkü o acıyı çeken insan aslında sizin o acıları çekmediğinizi, çekmediğiniz için anlamadığınızı, çekenin ancak bunu anlayabileceğini çok iyi biliyor.

Acıyı çeken kişi aslında yanından ayrıldığınızda, onu unutup, hayatınıza devam edeceğinizin farkındadır. Yanında olduğunuzda aslında ona acıyan gözlerle bakmanızdan ve yapmacık sözlerinizden rahatsız olur. Önemli olan gerçekçi davranmak ve o kişiye yardım etmenin gerçekçi yollarını bulmaktır. Yapmacıklık çok çabuk anlaşılır ve karşısındakini de çok rahatsız eder.

O sorunu birebir yaşamadan kimse kimseyi anlayamaz. Gerçekten anlayamaz, kimse beni “çeken kadar uzaktan bakanın da anlayabileceğine” ikna edemez. O nedenle “acını hissedebiliyorum” çok yapmacık bir sözdür. “Seni anlıyorum” da öyle… Anlamaya çalışmak güzel bir şeydir ama kimse yüzde yüz başka birini anlayamaz. O nedenle yardımcı olma niyetiniz olan kişiye yapmacık davranmayın.

Neden bunları yazıyorum? Gazetemizde dün okudunuz, son genel seçimde 6 engelli milletvekili adayı vardı. Engelli aday çıkaran partiler bundan dolayı övünç duyuyordu. Sonuçta ihmal edilen engelliler sorunlarını parlamentoda dile getirecekti. Engelliler, çok sayıda sorunu için milletvekillerine “sorunumuzu anlatın” diye yalvarmayacaktı. En azından partisi hiç önemli değil, meclise bir milletvekili soksalar orada sesleri olacaktı.

Seçim sürecinde engelli adaylarla bolca röportaj yapıldı, adaylar bolca televizyon programına çıkıp sorunlarını anlattı. Ancak anlaşılan bu konuşmalar, bu sorunlar tam olarak anlaşılamadı. Adayları arasına engelli birey koymak politikacıya, programına engelli birey çağırıp bu sorunları tartıştırmak programcıya anlaşılan hoş geliyor ama önemli olan toplumu bu konuda bilinçlendirmektir aslında.

Engelli bireyi aday göstermek değil, seçilmesini sağlayacak çalışmayı yapmak da önemlidir. O siyasi parti gerçekten inanıyorsa meclise bir engelli aday sokulması gerektiğine, bunda samimiyse, o engelli adayı dolgu malzemesi olarak düşünmemişse seçilmesi için de çaba göstermelidir. Eğer bir siyasi parti gereksiz görüyorsa meclise bir engelli milletvekili sokmayı, ortada meclise sokacak engelli aday olmadığına inanıyorsa hiç bu insanları rahatsız etmemeli, gidip de onları çağırmamalı, boşuna duygularıyla oynamamalı, onları imaj malzemesi yapmamalı. Dolgu malzemesi yapılmak engellileri daha fazla üzer. “Herkes bu düşüncelerle engellileri aday yaptı” demiyorum, mutlaka farklı duygularla aday yapanlar da vardır ama gerçek olan bir şey vardır ki, partiler yani hiçbir parti, meclise bir engelli sokmak için yeterince uğraşmadı.

Engelli bireyler gazetemize konuşurken “Biz durumumuzu istismar edip, duygu sömürüsü yapıp da meclise girmek istemiyoruz. Sesimizi duyurmak için orada olmak istedik” dedi. Bu sözlerin bile içinde çok büyük mesajlar vardır. Eğer biz bunu hissettirmişsek engelli bireylere, günahımız büyüktür.

Biz engelsizler aslında engellileri anlayamıyoruz. Çok yakınlarında olanları ayırıyorum ama genelde insanlardan “engellileri anlıyorum” diyenler yalan söylüyor. Anlayamıyoruz, anlayamadığımız da “hayat engelliler için de rahat olsun diye” çaba göstermediğimizden anlaşılıyor. Yalnızca engelliler için uğraşmayan devlet değil suçlu, biz de suçluyuz... Araç park edişimizden, kaldırıma yerleştirdiğimiz çöp bidonuna kadar ve daha bir dolu hareketimiz, davranışımız, alışkanlığımız engelliler için bir engeldir maalesef…

Yarın ne olacağı hiç belli değildir, hepimizin yani tüm engelsizlerin aslında birer engelli adayı olduğumuzu bile aklımıza getirmiyoruz. Benciliz, umursamazız, başımıza gelmedikçe kimseyi anlamıyoruz. Engellileri anlamıyoruz, aslında ötekileştirdiğimiz kimseyi anlamıyoruz, anlamaya da çalışmıyoruz, gerçek olan bu, kimse inkar etmesin.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek