• 14 Haziran 2018, Perşembe 8:33
AliBATURAY

Ali BATURAY

Geçmişten gelen yanlış: Meclisi açtırmama

Birkaç gündür meclisteki “nisap sorunu” tartışılıyor… İki gün üst üste nisabın sağlanamaması ve meclisin toplanamaması konusunda hükümet muhalefeti, muhalefet de hükümeti, suçluyor. Gazeteler haber yapıyor, köşe yazarları bu konuyu işliyor. Bütün sorunları hallettik de sanki tek sorunumuz meclisin “nisap” sağlaması meselesidir.

Hem hükümet kanadından hem de muhalefet kanadından açıklamalara bir bakın, orada gizli bir “suçluluk duygusu” hissedeceksiniz. Birbirlerini suçlayarak, kendi kusurunu gizlemeye çalışan tarafların aslında ikisi de suçludur. “Nasıl yani? Nasıl olur da iki taraf suçlu olur?” diyeceksiniz.

Bir tarafta tam sınırda sayısı olan hükümet kanadı, nisabı sağlayamamanın mahcubiyeti içindeyken, diğer tarafta muhalefet neden illa ki meclisin toplanmasına katkı koymadıklarının izahını yapmak için çırpınıp duruyor. Başka köşe yazarı arkadaşların da tespit ettiği gibi genellikle hükümetin Halkın Partisi (HP) kanadı, açıklamaları yapıyor, çünkü onlar parlamentoda ilk kez yer alıyor. Geçmişte de parlamentoda yer alan diğer partilerin şikayet etmeye pek yüzü yok, çünkü geçmişte onlar da hükümetin çoğunluğu sağlayamadığı zamanlarda meclisin toplanmasını engellemişlerdi. Yani ilk kez olmuyor bu işler.

Ben ne o taraftan yanayım, ne diğer taraftan… Ben olaya objektif bakıyorum. “Sen bana yapmıştın, şimdi ben de sana yaparım” mantığı ön planda… Ben geçmişte yapıldığında da bu “meclis açtırmama” işine karşıydım, şimdi de karşıyım. Meclis açtırmama mantığı şudur; “Daha geniş tabanlı hükümet kurmak varken siz sınırda ve toplumun daha az kesimin onay verdiği bir hükümet modeli kuruyorsunuz. Riskine de katlanacaksınız…”

Geçmişte meclisi açtırmayanlar bunu söylüyordu, şimdi açtırmayanlar da aynı şeyi söylüyor. İşin ilginç tarafı aynı şeyleri söyleyenlerin farklı partiler olmasıdır ve bugün rolleri değişmeleridir. Meclisi açma sayısı 26, tam sınırda sandalye sayısı olan bir hükümet kuranlar hep böyle riske girerler, diken üstünde olurlar.

Milletvekili de insandır, hasta olur, bir yakını hasta olur, yurt dışına resmi bir ziyaret yapmak zorunda kalır ve dolayısıyla hükümetin sandalye sayısı azalır. Sınırda sayısı varsa hükümetlerin, mümkün değildir bu tür durumlar olmasın… Peki muhalefetin böyle bir durumu istismar edip meclisi açtırmaması doğru mudur, hele de işin içinde sağlık sorunu varsa bunu yapmalı mıdır? Kesinlikle hayır, bu doğru bir davranış değildir.

Amaç nedir, üzüm yemek mi bağcıyı dövmek mi? İster muhalefette olsun ister hükümette,

Milletvekillerinin amacı hizmetse, toplum için bir şey yapmaksa, çalışmaksa, politik intikam alarak meclisi açtırmamak neyin nesi? Eskiden yapılan da hataydı, bugün yapılan da hatadır… Hükümet milletvekilleri de sorumluluk sahibi olup, parlamentoda bir tamam olmalı, sayıyı eksiltmeyi adet haline getirmemeli, muhalefet milletvekilleri de sağlık ve benzeri makul gerekçeler karşısında sorumluk sahibi olup, meclisi açtırmalıdır. Biz onların atışmalarında birbirlerini suçlamalarında kimseyi dinleyecek değiliz, bize iş lazım, iyi niyet lazım.

Onunla hükümet kurduydu, diğeriyle kurmadıydı, hükümet öyle olmalıydı, böyle olmalıydı, tartışmaları hükümet kurma çalışmaları sürecinde olur. Hükümet kurulduktan sonra böyle intikamcı işlerle uğraşılmaz. Muhalefetin görevi hükümeti çalıştırmamak, toplum yararına olacak işleri de yaptırmamak değildir. Muhalefet edenler görevlerini yanlış anlıyor anlaşılan. Onların görevi hükümetin yapmadıklarını, yanlış yaptıklarını doğruya yöneltmektir, her yaptığını engellemek değil. Muhalefetin politik hırsları, intikam oyunları için meclisin açılmasını engelleyemez.

Milletvekilleri maaşlarını karşılıklı garez, intikam, hesaplaşma yapmak için almıyor, halka hizmet için alıyor. Bunu unutmamaları gerekir. Nitekim üçüncü gün muhalefetin katkısıyla oturum açıldı ama bunu da lütufmuş gibi görmemelidirler ya da göstermemelidirler, bu zaten görevleridir. Toplum horoz dövüşü değil, hizmet bekliyor, sorumluluk görmek istiyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık