• 24 Ocak 2018, Çarşamba 8:33
AliBATURAY

Ali BATURAY

Halk polise güvenebilmelidir

Polis herkese eşit davranmalı mıdır? Ya da polis herkese eşit davranıyor mu? Başka türlü sorayım. Bu ülkede hepimiz eşit miyiz? Devletin olanaklarından herkes eşit mi yararlanıyor? Devletin şefkatinden eşit mi faydalanıyor, öfkesinden eşit mi mağdur oluyoruz? Tüm vatandaşlar yasalar önünde eşit midir? Anayasaya ve yasalara göre devlet vatandaşına eşit mi davranmalıdır?

Sorulara isterseniz “evet”, isterseniz “hayır” deyin, beni hiç ilgilendirmez çünkü ben bu ülkede tüm vatandaşların eşit olduğu masalına inanmıyorum. Değildir, ülkemizde herkes “eşit” değildir. Maalesef her vatandaşa aynı değer verilmiyor... Maalesef “değerliler”, “daha az değerliler “ ve “değersizler” vardır...

Evet vardır... İnsanlara ben öyle bakmıyorum, sistem onları böyle yapıyor. Benim gözümde herkes eşittir, herkese aynı gözle bakıyorum ama benim bakmam yeterli değil, sizin bakmanız da yeterli değil, değiştiremediğimiz sistem bazılarını değerli kılıyor, bazılarını ise değersizleştiriyor.

“Eşitlik” ilkesi çalışmıyor... Bir ülkede eşitlik ilkesi çalışmadığı zaman yığınla sorun ortaya çıkar. Mesela hep “Bu ülkede denetim yok” diyoruz ya, denetim olması için eşitlik olması gerekir. Denetleyecek mekanizma birilerini diğerlerinden ayırmamalı ama ayırıyor... Değerliler denetime uğramayıp da diğerleri uğrayınca bunun adına da “adaletsizlik” diyoruz... Çok absürt belki ama sistemsizliğin adalet anlayışı çerçevesinde, adaleti sağlamak için de kimse denetlenmeyince ortaya “denetimsizlik” çıkıyor…

Bu ülkede herkesin eşit olmadığını söylerken “sosyalizm”/ “komünizm” falan çağrısı yaptığımı sanmayın sakın... Dünyanın hiçbir ülkesinde tüm insanlar eşit değil bence ama demokratik, çağdaş bir ülkede olabildiğince olan eşitliği talep ediyoruz...

Ülkede eşitlik olmadığı için polis de zaman zaman vatandaşına eşit davranmıyor. Zaman zaman yapılan şikayetlerin hepsi boşuna yakınmalar değildir. Polis de mevcut sistemin içindedir ve zaman zaman sistemin iyi olmayan çarkının dişlilerine takılmaktadır...

Afrika gazetesine ve meclise yönelik eylemlerde polisin görevini layıkıyla yapamadığını, güvenlik zafiyeti olduğunu en tepedeki cumhurbaşkanından, parlamentodaki milletvekiline, emekli polislerin derneğine kadar herkes söyledi. Demek ki herkesin dikkatini çekmiş...

Güçlüye yakın gördüğü kesimlere devlet ve polis farklı davranıyorsa ve bu dikkat çekiyorsa, ortada ciddi bir sorun vardır demektir. Başka eylemlerde kuş uçurtmayan, eylemcileri meclisin yanına bile yanaştırmayan polisin, başka eylemcilerin meclisin çatısına çıkmasına engel olamaması tabii ki dikkat ve tepki çeker. Eylemcilerin Afrika gazetesinin balkonuna çıkmasına, tabelalarını yere indirmesine engel olamayan, neredeyse bina içindekilerin linç edilmelerine varacak olayda polisin yetersiz kalması dikkat çekmeyecek miydi?

Öğrenci eylemlerine, eylemlerdeki kadınlara bile tahammülsüz davranan polisin bu kez bu kadar yumuşak kalması tabii ki tartışılır. Polisin, ülkemizin cumhurbaşkanının uyarılarını bile dikkate almazmış gibi davranması bir rastlantı mıdır?

“Değerli” ve “değersize” dönecek olursak, o eylemciler normalde tek tek bireyler olarak, devlet için, polis için ya da bir başka yüksek yetkili/ yetkililer için ne kadar önemlidir sizce? Toplanarak bir güce ulaşmasalar ve birilerine gözdağı verir hale gelmeseler tek tek sizce ne kadar önemlidirler? Hayatlarına bir baksınlar isterlerse, bana hak verecekler. Önemsenecekler mi? Birileri için “işe yarar” sayılacaklar mı?

İnsanlar bunu düşünebilse, neden bir insanı öldürebilecek, linç edebilecek noktaya geldiklerini, rastgele etrafa ateş eden adamın silahından çıkan kurşunlara döndüklerini ve gözü kapalı hedefe yöneldikleri için değerliymiş gibi göründüklerini bir bilseler, bir anlayabilseler durum çok farklı olurdu.

İnsanlar birbirini boğazlayacağına, yönetenlerden daha iyi yaşam koşulları talep etse, bir araya gelince oluşturduğu gücü insanca bir yaşam isteği için kullansa her şey daha iyi olabilirdi. İnsanın aynı ülkede yaşayan vatandaşını “öldürmek isteyecek” noktaya gelmesi ciddi bir sorundur, bunun sorun olduğunu bir görebilseler...

Umarız polis bundan sonra eylemcinin ideolojisine, eğilimine, ırkına ya da birilerine yakınlığına bakarak muamele yapmaz. Bazı yetersizlik ve zaaflarına rağmen “polis” anketlerde güven derecelendirmelerinde yukarılarda çıkmaktadır. Polis, “güven” tablosunda yukarıda kalmak istiyorlarsa halkın güvenine layık olmalıdır. Halkın sığınacağı son kaleler olan “polis” ve “yargı” da yıkılırsa ne olur sizce? Bir düşünün isterseniz...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek