• 07 Mayıs 2018, Pazartesi 8:19
AliBATURAY

Ali BATURAY

Hep daha iyisini isteyelim

Ülkemizde artan polisiye olaylardan, çevre kirliliğine, ekonomik sorunlara kadar hemen her tülü sorun için bazı kesimler, “Her ülkede olur böyle şeyler. Çağ değişti, her şeyin aynı kalması mümkün değildir. Başka ülkelerde daha kötüsü yaşanıyor bunların” diyor. Bu bakış açısı, doğru bir bakış açısı değildir.

Hep kötüyü örnek göstererek, mevcut durumu normalleştirme, elde edeceğimiz daha iyi olanaklar, şartlar için önümüzü kapamamıza, ortaya vizyon koyamamamıza neden oluyor. Hep kötüyü örnek göstererek bir yere varamayız.

Eğer vatandaş, kötüyü örnek göstererek, işi kadere, talihe havale ediyorsa, hak ettiğini talep etmiyor demektir.

Vatandaş, durumuna şükredeceğine iyi olanı istemeli, dünyadaki kötüleri, ilkelleri değil, iyi örnekleri göstererek, “Ben iyiyi istiyorum. İyi ülkelerdekini, en iyisini talep ediyorum” demeli.

Eğer yönetenlerse vatandaştan şükretmesini isteyen ve dünyadaki kötü örnekleri önümüze koyuyorsa, onların da artık yapacak bir şeyi kalmamış demektir. Eğer bir yönetici, halkına yönelik iyi şeyleri sunamıyorsa, sorunlarını çözemiyorsa, ortaya vizyon koyamıyorsa, onların çözüm üretme kabiliyetinden yoksun olduğunu söyleyebiliriz.

Ülkedeki tüm kötü şeyleri normalleştirmek için dünyadan kötü örnekler bulmak mümkündür. Al kötü örneği, “Bak bizden kötüleri var” deyiver. Bundan daha kolay ne vardır ki? En kolay şey kötü örnekler üzerinden teselli bulmaktır.

Ülkemizdeki çevre kirliliği için de bazen bazı geri kalmış ülkeleri bize örnek gösterilir. Pakistan’ın ve Hindistan’ın bazı bölgelerine giden bazı kimseler, oraları örnek göstererek, “Sakın ola ‘dünyanın en kirli ülkesiyiz’ demeyin bizden beterleri var” diyor. Elbette vardır, dünyanın her tarafında her türlü sorun vardır, bakar, incelersek buluruz.

Peki çevrenin durumunu, çevre temizliğini Pakistan ve Hindistan’la karşılaştıracağımıza, neden Norveç’le, İsveç’le, Hollanda’yla karşılaştırmıyoruz? Neden iyi ülkeler gibi olmayalım da kötülerle kendimizi kıyaslayalım? Fazla uzağa gitmeyin, birçok konuda Güney Kıbrıs’ın gerisindeyiz, neden yanı başımızdaki Rumlar gibi çevremize, değerlerimize sahip çıkmayalım?

Ülkedeki ekonomik sorunlar, soysal sıkıntılar için de fakir ülkeleri ya da savaşın sürdüğü memleketleri, coğrafyaları bize örnek gösteriyorlar, “Şükredin ki Filistin’deki durum bizde yok”, “Şükredin ki Suriye’deki gibi savaş ortamında değiliz” diyorlar.

Kıbrıs’ta federal çözüm istemeyenler de bize bazı zor durumdaki ülkeler için “Bakın onların Türkiye gibi bir koruyucusu yok, onlar gibi olmak mı istersiniz?” gibi korkular veriyorlar. Türkiye sıkıştığımızda para verecek... Türkiye bize yol, köprü, baraj yapacak… Türkiye ordumuza komutan, bazı stratejik kurumlarımız için yönetici gönderecek… Türkiye su gönderecek… Türkiye elektrik gönderecek…

Hepsini istiyoruz... Peki Türk Parası değer kaybedip de dövizin altında ezilince neden Türkiye’ye kızıyoruz? Peki, elimizin hep açık olduğu ve sürekli bir şeyler istediğimiz Türkiye’den bazı talepler ya da iç işlerimize karışma olunca neden tepki koyuyoruz? Sürekli muhtaç halde olursan, oradan gelen direktifleri de yapmak zorunda kalıyorsun işte… Öyle olunca da onurumuz aklımıza geliyor.

Halbuki ayakta duran bir ülke olsak ve Türkiye ile ilişkilerimiz normal iki devlet ilişkisi gibi olsa daha iyi olmaz mı? Kıbrıs’ta bir çözüm olduğunda Türkiye ile Kuzey Kıbrıs’ın ilişkileri kopacak mı, hiç mi işbirliği, ikili ilişkiler olmayacak? Neden ilişkiler kopsun? Kopmadan daha çağdaş, daha onurlu bir ilişki olabilir. Neden rüştünü ispat edememiş bir birey gibi hep bir koruyucu, kollayıcı, imdadımıza yetişmesi gereken birilerini arıyoruz?

Ayaklarımızın üzerinde durursak, kendi kendimize yetersek ve yine Türkiye ile ilişkilerimiz iyi olursa, fena mı olur? Bunda ne kötülük var ki? Hep daha iyisini isteyelim, hep daha iyisini; ekonomik, sosyal ve yönetsel anlamda en iyisini… Her şeyi kendimiz başarmaya çalışalım, birileri bizim için düşünmesin, birileri bize göndermesin, biz halledelim, biz yapalım. Böylesi çok daha güzel daha onurlu bir pozisyon değil midir?

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık