• 24 Şubat 2018, Cumartesi 9:01
AliBATURAY

Ali BATURAY

İnsan asker doğar mı?

YDP milletvekili Bertan Zaroğlu, askerliğini yapmamış, inanın beni hiç ilgilendirmez... İster yapsın, isterse yapmasın ama dalga geçer gibi “Ben doğuştan askerim, Türk milletinin askeriyim” derse ona birkaç sözümüz olur... Ancak önce askerlik konusuna şöyle bir göz atalım...

“Askerlik” bu toplumun hep gündeminde olmuş bir konudur. Hatta bugün erkeklerimizden yaşı 70’inde 80’inde olan ya da yaşı 70’lere yaklaşmış nesilden birçok kişi yaşamının büyük bir bölümünü askerlik yaparak geçirmiştir. Bir taraftan normal yaşamını sürdürüyor, mesleğini yapıyor, aile kuruyor, ailesine bakmaya çalışıyorken, diğer taraftan da askerlik yapıyorlardı. Birçok kişi, daha gencecik yaşta silahla, nöbetle, karargâhla karşılaşıp, hayatının en güzel günlerini askerlik yaparak geçirdi, çünkü bu görev, ülkede verilen mücadelenin bir parçasıydı.

Mutlaka etrafınızda mücahitlik yıllarını anlatan birilerini bulursunuz. Zaten son dönemlerde mücahitleri anlatan onlarca kitap çıktı, anılar, yaşanmışlıklar bizlere o günlerin sınırlı imkanlar içindeki takdire değer mücadelesini anlatmaktadır. Tabii ki olumlu olumsuz birçok olay yaşandı, görevini istismar eden kişiler de oldu ama hayatın çeşitli alanlarında bu türlü olaylar yaşanır. Biz geneline baktığımızda bir nesil için “mücahit toplum” bile diyebiliriz...

1974 sonrasından günümüze kadar da askerlik hep gündemde olmuştur. Bugün askerlik süresi azalsa da geçmişte önce 30 ay daha sonra 24 ay askerlik yaptı birçok kişi...  Zaman zaman tartışılır, geçmişte olduğu gibi yaşamın, toplumun içinde askerlik yapmak mı daha iyiydi yoksa 30 ay, 24 ay taburlara, bölüklere alınıp, sivil hayattan izole olmak mı? Mutlaka her ikisinin de kendisine göre zorlukları vardır. Sivil bir insanın birdenbire kışlaya alınması ve orada sivil hayattan izole, katı bir disiplin, eğitim ortamına, bambaşka hayata alışması kolay bir şey değildir. As, üst, kıdem, talimat, katı kurallar, disiplin... Bunların çoğu aslında sivil hayatta da var... Başka isimlerle, başka yöntemlerle ya da direkt askerdekine benzer şeyler sivil hayatta da karşınıza çıkabilir. Fakat bir farkı var, sivil hayatta çekip gitmek, “benden buraya kadar” demek, istenenin farklısını yapmak daha kolaydır. Askerde ise geri dönüş yoktur, süreyi doldurana kadar o düzene uymak zorundasınız...

Ben de askerliğini 24 ay yapanlardanım. Üniversite mezunlarının askerliğini çavuş veya asteğmen yapma şansı var. Askerlik sonuçta askerliktir ama çavuş veya asteğmen olarak yükümlüğünü yerine getirmek, kuşkusuz er olarak yapmaktan daha iyidir. Hatta sırf askerliği er yapmamak için üniversiteyi bitiren arkadaşlarımız olduğunu biliyorum. Benimkisi ise tam tersi oldu, üniversiteyi terk edip askere gittim, er olarak yaptım, askerlikten sonra üniversiteyi bitirdim.

Şu anda 50 yaşındayım ve 50’den 2’yi çıkarırsak fazla bir kayıp olmaz da diyebiliriz. Şansım olsa o gün bana sorsalar, “Sana şans veriyoruz, ister yap ister yapma” deseler yapmamayı seçerdim. Anti militarist birisiyim ama askerlik yaptığım için pişman değilim. Çünkü askerlik sayesinde çok iyi dostluklar edindim, bugün de görüştüğüm çok iyi dostlarım var. Askerlik sayesinde “yapamam” diye bir şey olmadığını, insanın yapamayacağını sandığı birçok şeyi aslında yapabileceğini öğrendim. Benim bulunduğum bölükte eğitimin yanı sıra çok fazla iş de vardı. Hem işte hem de eğitimde “yapamam” diye düşündüğüm birçok şeyi yaptım...

Askerde bir laboratuar gibi insanları gözlemledim, çeşit türlü insan var askerde. O kadar yakınsınız ve o kadar çok birlikte zaman geçiriyorsunuz ki gözlem sanki zorunlu gibi olur, sanki bir dikte... Neler mi bakım? İnsanların olaylar karşısındaki değişimine, tehlike karşısındaki reaksiyonlarına, imtiyaz el etmek için arkadaşlarını ispiyonlamalarına, yönetenlerin kişileri idare etme yöntemlerine... “İnsan” olarak asker/ subaya... Aynı kişi olarak, üniformalı subayla, üniformasız kışla dışındaki subayın davranışlarına... Ruh hallerine, emir komuta zinciri içindeki “sert” ve “toleranssız” çizgiye... Aşağıya baskı yapar görünense de yukarıdan gelen baskı ve devam edip giden bitmez bir emirler silsilesine... Bazen “insan olduğundan” şüpheye düştüğünüz “rütbeli” kişilerin “insani” davranışlarını gözlemleyince sevindiğim anlara, falan...

Yalnızca “asker olanı” ilgilendiren bir konu değildir mükellef askerlik. Yaşamı kesintiye uğrayan askerin yanı sıra onu bekleyen ailesinin, yakınlarının da yaşamları bölüm bölüm kesintiye uğrar... Askerlik zordur, en kolay yer denilen yer bile zordur. Askere gitmeyen, o ortamda bulunmayan anlayamaz...

Bertan Zaroğlu’nun “doğuştan askerim” sözü hikayedir yani. Türk milletinin askeri olamazsın o üniformayı giymezsen, boş lâftır ettiğin. Biliyor musun? Aslında kapağı attığın Kıbrıs’ta uzaktan Türkiye’nin çıkarlarını korumaya çalışacağına gidip Türkiye’nin doğusunda askerlik yapmalısın... İşte gerçek askerlik oralarda yapılan askerliktir, bu kadar milliyetçi, bu kadar ülkesini seven birisi için doğuda askerlik yapmak çok bir şey midir? Yapacaksın kardeşim, askerliğe çağrıldığın zaman kaza geçirdin yapamadın, ya sonra, ya şimdi, aslan gibi adamsın, lâfla kahramanlık olmaz, eylemle göstereceksin...

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık