• 31 Mayıs 2018, Perşembe 9:11
AliBATURAY

Ali BATURAY

Suçu işleyenin nereli olduğu önemli midir?

Kıbrıs’ta belki de dünyanın en korkunç, en antipatik, en ırkçı sorusunu soruyoruz bir olay olduğunda; “Kıbrıslı mıdır?” diye... Ölümlü trafik kazası, cinayet, tecavüz, soygun oldu kurban veya fail için hep aynı soru; “Kıbrıslı mıdır?” Ya da şöyle; “Kıbrıslı değil ya?”… “Bunu yapan inşallah Kıbrıslı değil” diyenler de var…

Bir kaza olmuş, bir insan ölmüş, ne fark eder Kıbrıslı, Türkiyeli, Pakistanlı, Nijeryalı ya da başka bir milletli olduğu... Merak ediyorum başka bir ülkede böyle bir soru sorulur mu? Mesela bir Norveçli, apartmanın tepesinden düşüp ölen birisi için “Norveçli midir?” diye sorar mı? Araştırmadım ama sormaz diye düşünüyorum...

Tabii ne dediğinizi duyar gibiyim? “Ülkemizdeki şartlar başka ülkelerde yok ki böyle bir soru sorsunlar,” ya da “Bu kadar nüfus aktarımı olursa bir ülkeye, işte bu soru sorulur” diyorsunuzdur. Sonra şunu da anlıyorum; insan kimsenin ölmesini istemez ama yakınlarının ölmesini hiç istemez. Aslen Mağusalı olup da Lefkoşa’da yaşayan birisi Mağusa tarafında bir kaza duyduğunda “Acaba bizimkilerden mi?” diye kendi akrabaları olmasın diye dua eder ve kimin öldüğünü öğrenene kadar kalbi duracakmış gibi olur. Bunları anlayabiliyorum, biraz bencilce de olsa, bunlar insanlık halleridir, insani hareketler, reflekslerdir... Ancak ülkedeki her polisiye konudaki kişileri “Kıbrıslı mıdır?” diye sormak da antipatik bir durum.

Diyeceksiniz ki; “Kıbrıs’ta insanlar birbirini tanır, neredeyse herkes birbiriyle akraba çıkar, bu ülkede azaldıklarını da hissettikleri, kendi ülkelerinde yabancılaştıklarını gördükleri için polisiye olayların kendilerinden olmasını istemezler...” Diyeceksiniz ki; “Geçmişte ülkemizde polisiye olaylar daha azdı. Ülkenin katili de, hırsızı da, soyguncusu da, uyuşturucu zanlısı zaten bilinirdi. Ülkede yabancılar artınca ve polisiye olaylar da artış gösterince, Kıbrıslılar kendilerini soyutladı. Nasıl olsa yapanlar yabancıladır diye kendilerine bunları yakıştıramadı…” “Diyeceksiniz ki” diye başlayan cümleleri sıraladım ama bunları birileri diyor, duyuyorum... Birileri dediği için “diyeceksiniz ki” diyorum...

Yabancılarla birlikte ülkemizde suçların arttığı bir gerçektir. Yabancıların yarattığı ve Kıbrıslılara da emsal teşkil eden suçlar bulunduğunu da kabul ediyorum. Ancak yine de bizi bunaltan, hayatımızı olumsuz etkileyen suçlarla birlikte ırkçı bir söylem tutturmuş olmamız da hoş değildir. Her ülkenin katili, hırsızı, tecavüzcüsü, kundakçısı vardır... İnsan olan yerde bunları yapanlar da bulunur.

Çocuğunu öldüren anneyle ilgili soru sormak için arayan çok sayıda kişi bana “Bu kadın Kıbrıslı mıydı?” diye sordu. Böyle bir olay karşısında öldüren ya da öldürülen kişinin nereli olduğunun ne önemi var ki? Anne ve çocuk, Kıbrıslı Türk olmasa ve başka bir milletten olsa daha az mı üzülecektik, o zaman bu kadar etkilenmeyecek miydik, darmadağın olmayacak mıydık? Olur mu öyle şey? Tabii ki yine etkilenecektik, yine yüreğimiz parçalanacaktı... Olaylara ırk çerçevesinden değil de “insan” olarak bakarsak çok daha iyi olur.

Başka ülkelerden gelip de birbirini öldüren, birbirini yaralayan, ailesinde şiddet olan insanları önemsemezsek, “Nasıl olsa bizden değil” deyip kayıtsız kalırsak, sıcak yuvasında olması gerekirken sokakta dolaşan çocuğu, çalışma izinsiz köle gibi çalıştırılan insanları “Ne yapayım ülkemize gelmeselerdi” deyip dışlarsak, sonunda bu sorumsuzluğumuzun bizi de vuracağını bilmeliyiz.

Ülkemizde bulunan, ezilen, hor görülen, sömürülen insanlara da sahip çıkmalıyız ve devleti bu konularda tedbir almaya zorlamalıyız. Suça karışma ihtimali olanlarla ilgili de devletin önlem almasını, ülkeye gireni iyi kontrol etmesini, neden geldiğini, nerede kalacağını, cebindeki paranın ona yetip yetmeyeceğini devlet kontrol etmelidir, bunun için ısrarcı olmalıyız.

Bir suç işleniyorsa, şimdi bize uzak gibi görünse de mutlaka bir gün bir yerde zararını görürüz.. Kişiler bizim ırkımızdan olsun veya olmasın, yasalar herkese uygulanmalı. İşlenen suçların nedenini araştırmalı, toplumsal travmaya dönüşen olayları önemsemeli, çözüm yolları aramalıyız.

Öyle sosyal medyadan nefret yağdırmak kolaydır, esas yapmamız gereken sorunların kökenine inip, bir daha yaşanmaması için çaba sarf etmektir. Suçu işleyenin nereli olduğu değil, suçun neden olduğu, o kişinin o suçu neden işlediği ve bir daha olmaması için bizim ne yaptığımız önemlidir…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık