• 31 Mart 2017, Cuma 9:08
AliBATURAY

Ali BATURAY

Tedbirsizlik, denetimsizlik ve kaza kurbanı çocuklar

Bir hafta içinde meydana gelen kazalarda 3 çocuk, ihmal nedeniyle yaralandı...

Tarlaya, bahçeye, atölyeye götürülen çocuklar ciddi tehlike altında.

Oyalansın, ağlamasın, eğlensin diye motosiklete, ATV aracına ya da otomobilin ön koltuğuna oturtulanlar da öyle...

İşte geçen cumartesi günü Güzelyurt’ta 10 yaşındaki çocuk, narenciye bahçesini çapalayan traktörün çamurluğunda oturuyorken dengesini kaybedip çapa makinesinin üzerine düştü.

Çocuğun ayağı bileğinden koptu.

Bu bir iş kazasıdır ama ülkemizde iş kazalarının ne olduğu bile tam olarak bilinmiyor.

Önceki yıl inşaata yakınlarını görmeye giden bir genç, inşaattaki bir çökme sonucu yaşamını yitirmişti.

İş kazalarının, yalnızca inşaatlarda çalışanların geçirdiği kazaları kapsadığını sanmayın.

İşyerlerinin içine giren başkaları da yani ziyaretçiler de iş kazası geçirebilir ve onlar da işverenin sorumluluğu altındadır.

Dolayısıyla hükümet de sorumludur.

Çocuklar için tehdit oluşturan işlerde çalıştırılmaları ya da tehdit içeren alanlara çocukların sokulmasına son verilmeli, bunlar için caydırıcı cezalar getirilmelidir.

Diyebilirsiniz ki; “Kim ister çocuğunun başına böyle bir şey gelmesini?”

Tabii ki kimse istemez ama istememekle olmaz, çocuğu riske sokacak hiçbir eylemde bulunmamak gerekir.

Eğer ayağı kopan çocuk engelli kalırsa, anne- babası ömür boyu kendilerini suçlu hissedecek.

Peki önceki gün ATV’ye bindirilen 2.5 yaşındaki çocuğun ayağının bu aracın zincirine sıkışması ve sağ ayağının dört parmağının kopması?

Çok kötü bir olay...

O babanın üzüntüsünü, acısını anlayabiliyorum ama işte başta tedbirli olmak gerekir, sonra istediğimiz kadar pişman olalım fayda etmez ki?

ATV, yetişkinler için bile çok tehlikeli bir araçken, minicik çocuğu ona bindirmek çok daha büyük tehlike demektir.

Trafikte sıkça rastlıyorum, minicik çocukları motosiklete bindirip gezdiriyorlar.

Trafikte zaten diğer araçlar motosikletleri korumuyor, motosikletin kendisi zaten çok tehlikeli bir araç, onun üzerine bir de minnacık çocuk bindirilir mi?

Kaç kez gördüm, adam motosiklette, karısı arkada, onun da kucağında çocuk, yanlarından geçerken yüreğim ağzıma geliyor.

Yine çok rastladığım bir şey; sürücünün yanında oturan kadının kucağında çocuk.

Sürücü aniden frene bassa çocuk ya cama yapışacak, ya camdan dışarı fırlayacak, bu kadar tehlikeli bir davranışı neden yapar ki insan?

Bir tanıdığımın da aynı şeyi yaptığını, çocuğu önde oturan karısının kucağına tuttuğunu görünce “Neden böyle yapıyorsun?” diye sordum.

Arkaya oturtup, bağlayınca çok ağlıyor, o nedenle öne alıyoruz” dedi.

İyi de ağlaması mı yoksa olası bir kazada yaralanması veya ölmesi mi daha önemli?

Ağlarsa ağlasın, çocuk ağlamakla ölmez ama ön koltukta kucağında tutarsan ani bir frende bile çok kötü şeyler olabilir.

Çocuğa bir şey olup da siz ağlayacağınıza, varsın çocuk ağlasın...

İşte bunlar da denetimsizlikten oluyor, ciddi denetim olsa, bunlara ciddi cezalar verilse kim cesaret eder ki çocuğu böyle tehlikeye atmaya?

Ya hastanede açık bırakılan elektrik kablolarını 15 aylık bebeğin ellemesine ve elektriğin çocuğu çarpmasına ne diyeceksiniz?      Olacak şey mi şimdi bu? Bu kadar tedbirsiz davranılabilir mi?

Ya o çocuğa bir şey olsa hesabını kim verecekti? Şifa dağıtması gereken hastanenin 15 aylık çocuğu mağdur etmesi kabul edilebilir değil. Tedbirsizlik, denetimsizlik, bilinçsizlik, yasaların yetersizliği, var olan yasaların uygulanmaması, hepsi var... Maalesef hep aynı şeyleri konuşup, yazıp duruyoruz, ancak sonuç yok...

Karikatürümüz

Utku Karsu’nun “Yaşanası Dünya” köşesinde yer alan dünkü karikatürü, hukuk camiamızı rencide etti. Sanatçılar dünyaya bizim baktığımızdan daha farklı bakar. Karikatür sanatı, ciddi bir protest daldır ama gelen tepkileri de göz ardı etmiyorum. Utku, “Ben evrensel bir karikatür çizdim, KKTC’dekiler niye üstüne alınıyor ki?” dese de zamanlaması doğru değildi. İşlediği konu da özellikle yargıçlarımızı incitti. Birçok şikayet aldık. Tepkilere kayıtsız kalmıyorum. “Bu bizim işimizdir karışmayın” diyecek durumumuz yok. Buradaki niyet birini kırmak, incitmek olmasa da karikatürün rencide ettiği herkesten bizi affetmelerini rica ediyorum.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık