• 21 Ocak 2018, Pazar 16:50
AliBATURAY

Ali BATURAY

Ülkemizin en tehlikeli aracı bisiklet

Evet, bu ülkenin en tehlikeli aracı bisiklettir. İnsanı ölüme götürecek kadar... Ne tuhaf, dünyanın en güzel aracını, korkulan bir şeye dönüştürdük. Halbuki hayata adım atarken ilk kullandığımız araçtır bisiklet... Önce anne-babamızın yardımıyla kullandık, kimimizin bisikletinin arka tekerleğine yardımcı tekerlekler koyuldu devrilmeyelim diye… Ardından hiçbir yardım almadan kullanmaya alıştığımız ve bundan büyük haz duyduğumuz anları unutabilir miyiz? Bizi birisi tutmadan, yardım etmeden iki tekerleğin üzerinde durabilmek ne büyük mutluluktu. Çocukluk dönemlerinden kimin bisikletle ilgili anısı yoktur ki?

Peki şimdi ne oldu ki bisiklet Azrail’e dönüştü? Neden bisiklet kullananlar trafikte yaşamını yitiriyor, ağır yaralanıyor, büyük tehlikeler atlatıyor? Aslına bakarsanız bisikletin bir suçu yok... Ülkede “bisiklet” ve “bisikletli” olduğunu hesaba katmayan ve halen de bunu anlayamayan yöneticilerimizdir suçlu.

Çoğaldık bu ülkede, nüfusumuzu bilmiyoruz ama ülke şartlarını zorlayacak derecede kalabalık olduğumuz aşikar... Malum toplu taşımacılık yok ya ülkemizde, biz çoğalırken motorlu araçlarımız/ otomobillerimiz de çoğaldı... Binalar yaptık, birçok binalar, içine sığmak için... Yeşili yok ettik bina yaptık, dereyi yok ettik binalar yaptık… Eciş bücüş, zevksiz, hesapsız binalar, halen de yapıyoruz...

Araçlarımıza yetmez oldu ya mevcut yollar, bunun için yollar yaptık, tek şeritli, çift şeritli yollar... Zevksiz binaların etrafına tehlikeli yollar/ kavşaklar, ışıklandırılmamış caddeler yarattık... Hepsini yaptık da bu ülkede bisiklet ve bisikletli olduğunu hatırlayamadık. Bisiklet yolları yapmayı akıl edemedik. Hollanda’ya gidip geldiğimizde ballandıra ballandıra anlattık insanların ne kadar çok bisiklet kullandığını, ne düzenli bisiklet yolları olduğunu ama küçücük ülkemize bisiklet yolları yapamadık.

Her tarafımız o kadar darmadağın ki nasıl yapacağımızı da bilemiyoruz. Bazı kentlerimizde kısacık göstermelik bisiklet yollarından öte bir şey yapamıyoruz. Ha, bazı belediyelerin yaptığı yetersiz bisiklet yolları da başka araçlar ve insanlar tarafından işgal altında, onun da üstesinden gelemiyoruz.

Bisiklet kültürü ya da bisikletliye saygı da yok bu ülkede. Önünde bisikletli gören araç sürücüleri çılgına dönüyor, önündeki bisikleti ezip geçmek istiyor. Bisikletliye korna çalınıyor, onu devirecek denli yanından süratle geçiliyor, düşmesine, yaralanmasına neden olunuyor. Hatta bisikletlilere diğer araçlar çarpıyor… (Araya sıkıştırayım, ezme kültürüne bürünmüş düşüncesizlerden motosikletliler de çok çekiyor.)

Bu ülkede bisiklet kullanmak canına susamak, ölmek istemek, intihar etmek gibi bir şeydir. Geçen ay ülkemize konuk edilen Hollandalı bir uzman, “bisiklet kullanmanın”, “bisiklet yolları yapmanın”, “yasal olarak bisikletliyi korumanın” bir devlet politikası olduğunu söylemişti. Bizde öyle bir niyet yok…

Ülkemizde çalışan yabancı işçiler yoğun olarak bisiklet kullanıyor. Az maaş alıyorlar, otomobil alacak, alırsa da kahrını çekecek kadar paraları yok. Ulaşımlarını bisikletle sağlıyorlar. Hem bisiklet yolumuz yok, hem de geceleri yollarımızda ışıklandırma yok. Araçlar çarpıyor onlara, hayatlarını kaybediyorlar, yaralanıyorlar... Yazık değil mi bu insanlara? Önemsiyor muyuz bu insanları? Hiç sanmıyorum.

Ülkeyi yönetenlerin “bisiklet” diye bir şey yok ya aklında, bu nedenle yollardaki bisikletlerin ışığı var mı, onlar da trafik kurallarını ihlal ediyor mu ona da bakmıyorlar. Hamitköy’den Cihangir’e kadarki yolda otomobil kullanırken dikkat kesilmekten gözlerim ağrıyor, çünkü defalarca önümde giden bisikletlilere çarpacağım diye aklım gitti, ödüm patladı... KIBRIS Gazetesi’nin önünden, Lefkoşa- Güzelyurt anayolunda Vedat Benzinci’ye kadarki yolda da çok bisikletli var. Tümü de farkında mıdırlar değil midirler bilmiyorum ama çok tehlike atlatıyorlar.

Yok saydıkları için bisikleti ve bisikletliyi, bu konudaki sorunları da göremiyorlar. Ölen, yaralanan insanlar da yetkililerin sorunu görmesini sağlayamıyor. Dünyanın en güzel, en sağlıklı aracı bizde ölüm aracına dönüşmüş, ne ülke ama ha? Acaba büyük büyük sorunlarımız içinde, çözüm bulmak için bu soruna sıra gelebilecek mi? Kıbrıslı Türklerin bisiklet kullanmak için Güney Kıbrıs’a geçtiğini söylersem acaba bizimkiler kıskanıp bir şeyler yapar mı?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek