• 11 Haziran 2018, Pazartesi 9:22
Av. HasanSÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

Aman susalım yargı zarar görmesin

Yargı bağımsızdır ve yargı tarafsızdır. Ne güzel. Ne benim ne de bir başkasının yargının bağımsız olmasından ve de tarafsız olmasından bir şikayeti yok.

Yargı bağımsızdır ve yargı tarafsızdır. Halkın en çok güvendiği kurumlardan birisi yargıdır. Bu nedenle susalım da yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına zarar gelmesin. İşte bu görüşü ben kabul etmiyorum. İşte bu görüşe karşı benim şikayetim var ve de söyleyeceklerim var.

Evet yargı bağımsız olmalıdır ve tarafsız olmalıdır. Benim bütün çabam da bu. Ama yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı benim ve ötekinin susması ile sağlanabilecek bir şey değil ki. Keşke sağlanabilse. O zaman ilk susacaklardan birisi ben olacağım.

Geçenlerde bir sabah anahtarı ofisimin kapısına soktum ve çevirmeye çalışırken, birisinin nefes nefese yanıma yaklaştığını hissettim. Hissetmemle birlikte sinirli, isyankar ve yüksek bir ses bana şunları anlattı;

Hasan Bey sekiz seneyi geçti. 2010 yılında bir dava açtım ve çok kısa bir zaman içerisinde dava lehime neticelendi. O tarihten beridir uğraşıyorum. Mazbata çıktı derler, poliste mazbata bulunmaz. Aylar sonra bir mahkeme memuru, mazbatanın yanında kısıldığını söylüyor. Bugün ikinci avukatım da, avukatlığımdan geri çekildi. 8 yılda paranın yarısını bile alamadım. 8 sene önce bana iş yapacak birisine ileriye dönük birkaç tane çek verdim. İşi yarım bıraktı, çek yasağına girmemek için, çeklerin ödenmesini engellemedim.”

Bunları dinlerken kapının anahtarını çeviremedim. Çevirmek istemedim. Daha doğrusu, anahtarı çevirmem gerektiğini düşünemedim. Konuşma bu noktada durunca, anahtarı çevirmek aklıma geldi ve çevirdim ve kapıyı açtım. İkimiz birden ofise girdik. Kişi başından geçenleri bana daha geniş bir şekilde anlattı. Üstelik bu kişi, eskiden mahkemelerde çalışmışmış.

Bakınız, bu kişinin bir alacağı var ve güvendiği kuruma müracaat etmiş. Ne zaman? 8 yıl önce. Kurum ne yapmış? Ayni yıl içerisinde bu kişiye, “sen haklısın” demiş. Sen haklısın demiş de, kişinin duymak istediği bu mu idi? Kişi zaten haklı olduğunu biliyor. “Ben haklıyım” diyerek size başvuruyor. Haklılığına karar verdiğiniz kişinin alacağını 8 yıldır tahsil edip bu kişiye verememişsiniz. “Merak etme mazbata çıktı” demişsiniz. Mazbatanız polise gitmemiş. Aylar geçmiş, mazbata bir memurun yanında kısılı bulunmuş. Bu kişi, gecikmelerden avukatını suçlu görmüş ve avukatı ile çekişmiş ve bir başka avukat tutmuş. İşler geciktikçe, bu avukatı ile de sorunlar yaşamış olacak ki, bu avukatı da avukatlığından geri çekilmiş. Şimdi bu kişi kendisine yeni bir avukat aramakta. Beş on bin liralık bir alacak, 8 sene ve iki avukat ve üçüncüsü aranmakta ve borcun yarısı durmakta. Susalım efendim susalım. Susalım ki, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı zarar görmesin.

Bir kamu görevlisi, bir çocuğu darp etmekle suçlanmış. İddialara göre, çocuğun teyzesi mahkemede çalışıyor. İşin ilginci, davanın yargılama sürecine bu teyze de katılıyor. Teyze de, bu sanığa karşı her fırsatta öfke kusuyor. Sonuçta bu sanık suçlu bulunuyor ve bir ay hapis cezasına çarptırılıyor. Sanık bu karara karşı istinaf dosyalıyor. İstinaf görüşülemiyor ve sanık, bir ay cezaevinde kalıyor.

Bu sanık, cezasının istinafın sonuna ertelenmesini istiyor ve hayır cevabını alıyor. Bu sanık, aylarca avukatına ve çevresine ve en son da bana, teyzeden dolayı, mahkemenin adil bir karar veremeyeceği kuşkularını anlatıyor. Ben bu sanığa kuşkularının yersiz olduğunu anlatmaya çalışmışsam da ikna edememiştim. Sanığın bana son sözü; “göreceksin Hasan Bey, ben kuşkularımda haklı çıkacağım.” Demişti. Davanın karar aşamasına, şikayetçi çocuğun teyzesi de katılmış ve sanık suçlu bulunmuş ve bir ay da hapis cezası almış. Şimdi geliniz susalım ve yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı zarar görmesin. Susalım da, yargı bağımsız ve tarafsız kalsın.

Adam yaşlı ve baba, adamın oğlu uyuşturucu ile suçlanıyor ve soruşturma tamamlanmış, tutuklu yargılanması talep ediliyor. Yaşlı baba, “ben oğluma kefilim” diyor ve şahadet veriyor. Sosyal sigortalardan emekli olduğunu ve 1700 TL civarlarında maaş aldığını söylüyor ve sosyal sigortaların bordrosunu mahkemeye vermeye çalışıyor. Savcı itiraz ediyor. Bu belgeyi bu yaşlı baba hazırlamamış diye itiraz ediyor. O savcı ki, bir telefonla bu adamın emekli olduğunu öğrenebilecek bir konumda. Aslında telefona bile gerek yok, aslında, bordroya bile gerek yok. Yani bu yaşlı baba, bu konuda yalan söyleyecek bir konumda mıdır? Allah aşkına yargı en güvenilir kurumlardan birisi ise, o da vatandaşına güvenmelidir. O hale getirildik ki, herkes yargı önünde yalancı durumundadır. Peki, ne oldu? Duruşma bir gün sonraya ertelendi. 1700 TL maaşı alan o yaşlı baba, 300 TL civarında tanık parası ödedi ve sosyal sigortalardan tanık geldi ve bordroyu mahkemeye sundu. Aman susalım bunu da anlatmayalım. Sonra yargı yara alır.

Aman susalım diyenlere bir bakınız. Bu kişiler susalım diyorlar çünkü, onlar bu gibi sorunları yaşamıyorlar. Bilmiyorum nedendir. Susalım diyenlerin, sorunları hemen hemen hiç yok veya devede kulak. Onlar tabii ki susalım diyecekler. Ama ben susmak niyetinde değilim. Yukarıdakileri de yargıyı yaralamak için anlatmıyorum. Yargının tarafsızlığına ve bağımsızlığına katkıda bulunmak için anlatıyorum. Yargının geç işlemesi nedeniyle kaç bin kişinin avukatı ile gereksiz tartışmalar içerisinde olduğunu biliyor musunuz? Mahkemeler en güvenilir kurumlardan birisi durumundadır. Ama bu yargı, birçok icraatı ile, avukatları, en güvenilmez kişiler durumuna sokmuştur. Bir anket yapılsa bu gerçek ortaya çıkacaktır. Avukatların güvenilmez hale gelmelerindeki en önemli faktörlerden birisi, yargının, hatalı veya geciken icraatlarıdır. Bakınız, yukarıdaki kişi, avukatlarını değiştiriyor. Niçin? Avukatlarına güvenmiyor. Gerçek durum bu mu? Hayır, gerçek durum, yargı sürecindeki 8 yıllık gecikme ki, daha bir 8 sene daha devam edeceğe benziyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık