• 19 Mart 2018, Pazartesi 8:42
Av. HasanSÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

Asgari ücret

Yazımın başlığı, “asgari ücret”.
   Asgari ücret konusundan önce gözlemlediğim bir durumu yazmak istiyorum. Hükümetin başı olan başbakan bir hukukçudur. İdare hukukçusudur ve bu sahada yazmış olduğu son derece değerli kitapları vardır. Bu kitaplardan, avukatlar, savcılar ve yargıçlar yararlanmaktadırlar.
   Hükümet pazarlıklarının yapıldığı günlerde, TDP üç milletvekiliyle, iki bakanlık ve meclis başkanlığını talep etmişti. Anayasa ve meclis içtüzüğü bu konuda o kadar açıktı ki, özellikle meclis iç tüzüğüne göre, meclis başkanlığının TDP’ye verilmesi mümkün değildi. Savcıların, avukatların, yargıçların ve hukukçuların yararlanması ve kullanmaları için kitap yazmış olan başbakandan ben ne beklerdim. TDP yetkililerine; “Meclis başkanlığı talebinizin yerine getirilmesi mümkün değildir, çünkü, mevzuat bu konuda son derece açıktır.” Demesini beklerdim. Başbakanın bunu söyleyebilmesi için, yararlanmaları için kendilerine kitap yazmış olduğu savcılardan görüş mü alması gerekirdi? Anladık, başsavcılık, devlet organlarının ve hükümetin de, hukuk danışmanıdır ama, apaçık gün gibi ortada olan konularda, başsavcılıktan görüş mü almak lazımdır? Bir şeyi direkt reddetmek yerine, onu bir başkasını aracı koyarak reddettirmek de bizim hastalığımızdır.
   Peki ben başbakana soruyorum; “Başsavcılık, Sayın Angolemli’nin, meclis başkanı olabileceğine dair, görüş vermiş olsa idi, siz, Angolemli’yi meclis başkanı yapacak mıydınız? Yoksa, başsavcılığın hukuk bilgisini mi ölçmeye kalktınız?” Peki başka bir soru; “TDP ve DP’ye ikişer bakanlık vermenize, hukukta ne denir? İsterseniz, bu sorunun cevabının ne olacağını da, başsavcılığa sorunuz.
   Gelelim asgari ücrete. Asgari ücrette 190 TL artış yapıldı ve aylık asgari ücret 2 bin 365 TL’ye yükseltildi. Birkaç gündür bilgisayarın önünde bilgisayarla hesaplamaya çalışıyorum. Kağıt kalem kullanamıyorum, çünkü, yazdıklarımı okuyamıyorum. Ben hesabın içinden çıkamadım. Bilgisayardan yardım istiyorum o da çıkamıyor. 2 bin 365 TL’sinin bazı ay 30 güne bazı aylar 31 güne ve Şubat ayında ise 28 güne yetişmesi gerekir. Elektrik, su, telefon vb. benim hesaplarıma göre, 10 gün filan yetiyor, bilgisayar 9 gün buluyor.
   Peki iktidarı oluşturan 4 partinin başkanına soruyorum; “Beğenmediğiniz geçmiş iktidar, iktidarda kalmış olsa idi, aylık asgari ücrete, sizlerin yaptığınızdan daha mı az artış yapacaktı?” Allah aşkına bu soruma, tüm samimiyetinizle cevap veriniz. Benim cevabımı merak ediyorsanız, söyleyeyim; “benim kanaatime göre, sizin yaptığınız artıştan daha fazlasını yapacaklardı. Yapmasalar bile bu kadar üzülmeyecektim. Çünkü en az üç taneniz emekçiden yana olduğunuzu söyleye söyleye oy istediniz ve aldınız.”
   Çalışma bakanının mazeretine bakınız. Aylık asgari ücretin belirlenmesinde, emekçiler temsil edilmiyorlarmış. Bak gülüyorum ama çıkartacağım her bir sesin arasında 10 saniye var. Ha…….. ha…….hah
   Hükümet olarak belirlenmesine katkı koyduğunuz bu asgari ücretten sonra size ben ne deyim. Ne istersiniz size söyleyeyim.
   En iyisi bir hikaye anlatayım.
   Nasreddin Hoca’nın köyünde bir sorun varmış ve bu sorunun çözümünde devletten yardım gerekiyormuş. Devlet yetkililerinde bu sorunu kim bildirecek? Köylüler bu sorunun cevabını bulmuş. Bu sorunu yetkililere Nasreddin Hoca bildirecek ancak, Nasreddin Hoca bu sorunu yetkililere bildirirken, hocanın arkasında köylülerin seçip görevlendireceği bir heyet oturacak. Çünkü hocanın dili sivridir ve sorunu anlatırken ansızın hoca aşırıya kaçabilir. Böyle bir durumda da, sorun daha da büyüyebilir. Yani kaş yapalım derken göz çıkarılmış olabilir. Peki; heyettekiler, hocayı nasıl uyaracaklar? Hocanın cübbesinin arkasına görülmeyecek şekilde iplikler bağlanmış, her bir ipliğin ucu bir heyet üyesi tarafından tutulacak ve hoca aşırıya kaçtığında, heyet üyelerinden birisi, ipi çekecek ve hoca ikaz edilmiş olacak.
   Gerekli randevular alındıktan sonra hoca ve arkasındaki heyet, yetkilinin huzurundadırlar. Hoca, sorunu anlatmaya davet edilir. Hoca ağzını açar açmaz arkadan cübbesi çekilir. Hoca, konuşmasını keser. Tekrar davet edilir, hoca, sorunu anlatmaya başlayacak, arkadan ip yine çekilir, bu durum birkaç kez devam eder. Yetkili kızmaya başlar ve yüksek bir ses tonu ile hocaya, “ “hoca efendi, sana son kez buyurun diyorum. Ya sorunu anlat ya da bu işin sonu iyi bitmeyecek” der. Hoca, “anlatacam da, ipin ucu ….. elinde” der.  Neyse bizim ipin ucu da, bir yasanın elinde. Geçirdiler ve artık bir şey söyleyemiyoruz.
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık
Pop Up ek