• 31 Temmuz 2017, Pazartesi 9:46
Av. HasanSÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

Boşanmada mallar (8)

22. Eşlerin, birbirlerinin kazançları üzerindeki menfaatleri ne zaman sona erer?

Evlilik mahkeme kararı ile sona erdirildiği tarihte, eşlerin, birbirlerinin kazançları üzerindeki menfaatleri sona erer. Md. 26(13)

23. Boşanma davalarında, paylaşıma tabi mallara veya kişisel mallara ilişkin olarak ara emri talep edilebilir mi?

Aşağı yukarı tüm yasalarda olduğu gibi aile yasasının düzenlemeleri de oldukça karışık bir haldedir. Yapılan tadilatla bu karışıklık daha da belirgin hale gelmiştir. Yasanın 26. maddesi, mal paylaşımını düzenleyen bir madde olmasına rağmen, paylaşıma tabi olan ve ailenin kullanımına özgülenmiş olan konut ve ev eşyaları ile ilgili ara emri verilebileceği, bu maddenin içerisine konmuştur. Md. 26(6) Halbuki ara emrine ilişkin düzenlemeler 28. maddede yapılmaktadır. 28(3). Maddeye göre mahkeme, boşanma davası sona erinceye kadar eşlerin ve çocukların geçimi, iskânı ve korunmalarına ilişkin de uygun göreceği geçici emirler verebilir. Aslında mahkeme, 28. maddedeki düzenleme ile de, ailenin kullanımına özgülenmiş konut ve ev eşyaları ile ilgili ara emri verebilme yetkisine sahip idi.

Konumuz mal paylaşımı olmasına rağmen, önemine binaen, paylaşıma tabi olan veya kişisel mallara ilişkin olarak da ara emri talep edilip edilemeyeceğine dair birkaç söz etmeyi faydalı buldum. Bilindiği gibi, boşanma davası açıldıktan sonra taraflar, paylaşıma tabi malları, mahkemeden izin almadan elden çıkaramazlar, yükümlülük altına sokamazlar. Yasal durum bu merkezde olmasına rağmen, elden çıkarma veya yükümlülük

altına sokma işlemlerinin geçersiz olacağına veya mahkemenin bu işlemleri geçersiz kılacağına dair bir düzenleme olmadığına ve yasaya aykırı olarak yapılan bu işlemler, hukuken geçerli olduğuna göre, tarafların, paylaşıma tabi malların elden çıkarılmamalarına ve yükümlülük altına sokulmamalarına ilişkin ara emri talep etmelerinde fayda vardır. Keza, verilmesi muhtemel parasal bir hükmün icrasının garantisi olarak kişisel mallar üzerine de, ara emri talep edilebilir. Boşanma davası süresince, ara nafakası, çocukların geçici velayetleri ile ilgili ara emri talep edilebileceğini de hatırlatırım.

24. Mal paylaşımına ilişkin mahkeme kararlarında nelere dikkat edilmesi gerekir?

Taraflar, birbirlerine tahammül edemedikleri, aile birliğini devam ettiremedikleri için boşanma talep etmektedirler. Bu nedenle mahkemeler boşanma ve mal paylaşımı kararı verirlerken, bu gerçeği göz önünde bulundurmaları ve boşanan eşlerin, mümkün mertebe didişmelerine yol açabilecek kararlar vermekten kaçınmaları gerekir. Mahkemeler, istatistik kaygıları ile ve sırf bir dava bitirmiş olmak düşüncesi ile hareket etmemelidirler. Mal paylaşımına ilişkin olarak, Tatbikatta, anlaşılamayan veya anlaşılması çok zor olan veya uygulanması olanağı olmayan kararlar verildiğini müşahede etmekteyim. Anlam itibarı ile bir örnek: evli kadın, bir müteahhit ile bir sözleşme yapmış, ve taksitli olarak bir daire satın almıştır. Henüz taksitler tamamlanmadığından, koçan alınamamıştır. Mahkemenin kararı: “2 yıl içerisinde kadın bu daireyi müşteri bulması halinde yüz bin sterline satacak ve satış bedelinin yarısını, kocaya verecek.” Karardaki muğlâklığa bakınız. Müşteri bulabilirse, satış yapılacaktır. Kadın diyor ki, “ben müşteri bulamadım satamadım”. Bunun dışında koçan başkasının adında, satıcı koçanı kadına devretmeyebilir de. Bu ve buna benzer çok sayıda kararlar var. Bir acelecilikle davalar bitiriliyor ve güya ihtilaf çözümleniyor halbuki, boşanmış olan taraflar arasında çok daha büyük kavgalar çıkıyor. Boşanma kararlarının çoğu, nizamatla dolu. Nizamat demek, didişme demektir, kavga demektir. Aferin, mahkemeler şu kadar sayıda dava bitirdi. Bitirdi da ne oldu. Taraflar arasındaki ihtilaflar daha da artmış oldu. Benim tavsiyem sorunlar ve itilaflar, nizamatla değil, uygulanabilme kabiliyeti olan hükümlere bağlanmalıdır. Örnekte mahkeme yukarıdaki örnekte, nizamat yazacak yerde, kadın aleyhine, koca lehine elli bin sterlin hüküm verebilir ve icrayı durdurabilirdi. Bunun dışında borçlarla ilgili de verilen kararlar ayni durumdadır. Borç ilişkilerinde, alacaklılar, üçüncü kişilerdir. Mahkeme, kadının borcunu, kocaya bırakmaktadır. Bunun hukuki bir geçerliliği yoktur ki. Alacaklı, kadını borçlu olarak bilmektedir ve hukuki ilişkiyi kadınla yapmıştır. Paylaşıma tabi bir borç söz konusu olduğunda, mal paylaşımının, bu borca göre yapılmasında ve borçların, mevcut mallarla ödenebilmesine dikkat edilmelidir. Örnek, kadına otuz bin türk liralık bir borç kalıyorsa ve bu borcun yarı yarıya paylaşılması gerekiyorsa, kadına, mal paylaşımında 15 bin TL’lık daha fazla mal verilmelidir. Böylelikle bu konuda tarafların ilerideki tartışmalarının önüne geçilmiş olabilir. Yine borç paylaşımları da nizamatla yapılmamalıdır. Mecbur kalınması halinde borçlar da icra kabiliyeti olacak hükümlere bağlanmalıdır. Örnek, kadının adındaki bir borcun ne kadarı kocaya düşüyorsa, o miktar için, kadın lehine ve koca aleyhine hüküm verilebilir. Sorunlar nizamatla değil, icra edilebilir hükümlerle sonuçlandırılmalıdır. Birçok boşanma davasında mahkemeler tutumları ile veya verdikleri kararlarla, taraflar arasındaki ihtilafların daha da büyümesine neden olmaktadırlar. Benim tavsiyem, mahkemelerin, önlerindeki dosyalardan bir an önce kurtulma çabası içerisinde olmamaları ve tarafları, aralarındaki ihtilaflardan kurtarma çabası içerisinde olmalarıdır. Adalet, bir an önce dosyadan kurtulma düşüncesi ile sağlanamaz. Bu düşünce ile, sadece, bitirildiği zannedilen dosya sayısı artırılabilir. Onlarca insanın elinde, uygulanma kabiliyeti olmayan mahkeme kararı vardır. Bence yüksek mahkeme başkanı, aile mahkemeleri tarafından verilmekte olan kararları istetsin ve bir baksın. Bunun dışında şu veya bu nedenlerle kocasından şiddet görmekte olan birçok kadına, boşanma davası sürecinde, şiddet şikâyetleri geri çektirilmektedir.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık