• 02 Nisan 2018, Pazartesi 8:29
Av. HasanSÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

Dolandırıcılara dikkat da

Dolandırıcılıkla ilgili geçen hafta içerisinde duyduğum üç olay. Üçüncüsü Halkın Partisi genel başkanının adının kullanılarak dolandırma girişimidir. İlk ikisini bu yazımda anlatayım.

Birincisi:

Vatandaş bir şirketten halı süpürgesi satın almış. Aradan üç-dört ay kadar geçmiş. Şirket yetkilisi olduğunu iddia eden bir kişi, vatandaşı telefonla aramış ve aralarında şöyle bir konuşma geçmiş;

-Ben …..... Şirketi müdürü ……. şirketimizden su arıtma cihazı almıştınız, memnun musunuz?

-Ben sizden su arıtma cihazı almadım ki.

-Size ne vermiştik?

-Halı süpürgesi.

Memnun musunuz?

-Evet.

Aradan birkaç gün geçtikten sonra vatandaşı bir başkası telefonla arar ve su arıtma cihazı satma teklifinde bulunur. Vatandaş bu kişinin, hali süpürgesini aldığı şirketin bir personeli olduğunu bilmektedir. Vatandaş bu teklifi kabul etmez.

Aradan birkaç gün daha geçer, müdür denilen kişi, vatandaşı yeniden telefonla arar ve şirketin müşteri memnuniyeti açısından, halı süpürgesine evde servis yapmak için vatandaşın evine gitmek istediklerini ve bu maksatla bir gün ve saat saptanıp kendisine bildirileceğini söyler. Bir ara konu, su arıtma cihazına gelir ve vatandaş müdürden öğrenir ki, su arıtma cihazı için kendisine telefon eden personel işten çıkarılmış.

Yine birkaç gün geçer, vatandaşı bu defa şirket personeli olduğunu söyleyen ve ismini de veren bir kadın arar ve servis randevusunu, vatandaşa bildirir. Servis yapacak olanlar bir gün sonra, saat 10.30’da vatandaşın evine gitme konusunda anlaşırlar.

Bilahare randevu saati konusunda vatandaşın bir engeli çıkar ve vatandaş, randevuyu öğleden sonraya almak için, müdüre telefon eder ve randevunun öğleden sonraya alınmasını ister. Sizi kim aradıydı, randevuyu kim verdiydi sohbetlerinden sonra, müdür, randevu veren kadının da bir müddet önce şirketten ayrılmış olduğunu söyler ve müdürün verdiği bir telefon numarası kullanılarak, randevu öğleden sonraya alınır. Ama vatandaşın aklı karışmıştır. Kendisini önce müdür olduğunu söyleyen birisi aramış ve satın almadığı bir ürünle ilgili memnuniyetini sormuş, sonrasında bir şirket personeli arayarak su arıtma cihazı pazarlamaya çalışmış, bir başka kadın personel randevu vermiş ancak, müdüre göre bu personeller, şirketten ayrılmışlar.

Öğleden sonraki randevu saatinde vatandaşın evine kimse gitmez. Akşam saatlerinde ise, vatandaşı bir başka kişi arar ve şirkette servis müdürü olduğunu söyler ve vatandaşın ev adresini sorar. Vatandaşın aklı daha da karışır. Halbuki şirkette, evinin adresinin olması lazımdır. Çünkü, halı süpürgesi alımı sırasında adresini onlara bildirmişti.

Biraz sonra vatandaşa bir başkası telefon eder ve halı süpürgesini servise götürmek için almak istediğini söyler ve bu maksatla evini kendisine tarif etmesini ister. Vatandaş artık olanlar karşısında iyice şüphelenmiştir halbuki kendisine söylenen, kontrolün ve servisin evde yapılacağı idi. Neticede vatandaş bu kişiye, evinin adresini vermez. Bu olaydan sonra da üç beş gün geçtiği halde vatandaşı bu konuda ne arayan ne de soran olmuştur

İkincisi:

Aslında banka yönetim kurulu üyesi olmayan bir kişi, yönetim kurulu üyelerinin birisinin adını kullanarak bankaya telefon açmış ve banka çalışanını, bankanın yönetim kurulu üyesi olduğu konusunda ikna etmiş ve banka memuru, bu kişinin vermiş olduğu hesap numarasına, yönetim kurulu üyesinin hesabından bir miktar para havale etmiş.

Peki; bu ikinci olayla ilgili olarak soruyorum. Bu banka çalışanı, istenilen havaleyi yapmamış olsa idi ve havale isteyen gerçekten yönetim kurulu üyesi olmuş olsa idi ne olurdu? Hemen cevaplandırayım. İşten kovulurdu. Dolandırıcılara dikkat da, alt düzeydeki banka personeline, çok yaygın bir şekilde, amirleri tarafından birçok usulsüz işler yaptırıldığına ilişkin inanılır duyumlar almaktayım. Bir örnek; “Gelen Ahmet Bey’in şoförüdür ver kendisine 50 000 TL da, Ahmet Bey birkaç gün sonra geçip de imzalayacak.” Sorun çıktığında da, amirin haberi yok olur ve çanak veznedarın kafasına kırılır. Usulsüz iş yapmak istemeyen personel ise, bir şekilde işten kovulur. Bir de insan kaynakları icat etmişler. İnsan kaynakları ile amirler de işbirliği içerisinde. Allah acısın alt kadrolardaki banka çalışanlarını. Belki de bu duruma Merkez Bankası’nın bir el atması gerekecektir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek