• 08 Ekim 2018, Pazartesi 9:21
Av. HasanSÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

“Pensa” davası

Doğrusu pense, KKTC’de büyük bir çoğunluk “pensa” demekte. Banka müdürü anlam olarak şöyle anlatmakta: “sopayı, anüsüme sokmaya çalıştı, ben kasıldığım için sokamadı ve gitti pensayı aldı geldi ve bana soktu.”

Davayı dinleyen, kararı dinleyen gazeteciler, sopayı, bankacının anüsüne sokamayan adamı, görmüş olmalılar. Keşke bu konuda da birkaç kelime yazsalardı. O adam, hakikaten, sopayı, bankacının, anüsüne sokmaya çalışmış olsa idi, asla bankacının kurtuluşu olamazdı, Bankacı ne yapmış? Kasılmış ve sopanın girişini önlemiş.

Pensa soktuğu iddia edilen adam ne diyor? “Ben böyle bir şey yapmadım, yalnız onu yeni biçilmiş tarlada, sürükledim, anüsündeki yara, belki de anızdan olmuş olabilir.” Banka müdürünün anüsünde bir santimlik bir giriş var. Mahkemenin huzurunda, sokulmaya çalışılan pensa da yok, sopa da yok. Banka müdürünün dediği ile yetiniliyor. Ama, doktor raporunda, banka müdürünün anüsünün çevresinde saman parçacıkları var. Peki; bu saman parçacıkları neyin nesi oluyor? Bunun dışında banka müdürünün karısı, kocasının kendisine, “bana tornavida sokmaya çalıştı” şeklindeki şahadetine ne demeli? Dikkat buyurunuz. “soktu” dememiş, “sokmaya çalıştı” demiş, sokulmaya çalışılan da pensa değil tornavida immiş.

Gazeteci olarak, mahkeme kararlarını referans alabilirsiniz ancak, mahkeme kararına yansımayan veya yeteri kadar yansımayan olayları araştırmanız da gerekmiyor mu?

Çarşaf çarşaf yazılanları, bu insanların çocuklarının ve ailelerinin ve herkesin okuyabileceğini düşünerek, biraz daha temkinli yazsaydınız olmaz mıydı?

Banka müdürünün ortaya koyduğu senaryo şu: Bankada çalışmakta olan kadının kocası beni haraca bağladı. Kendisine 4 çekle ödeme yaptım. Peki; haracın çekle alınmayacağını cümle alem ve bu adam bilmez miydi? Adam ne diyor? Ben bankadan kredi istedim. Banka müdürü, olan olaylardan duymuş olacağı endişeleri ortadan kaldırmak için, bana bankadan değil de şahsi çekleri ile borç verdi. Adamın avukatı, mahkemede, banka müdüründen çeklerin köklerini mahkemeye getirmesini istedi. Savcı, banka müdürünün, çeklerin köklerini mahkemeye sunmasına itiraz etti. Savcıya göre, çekler, adam aleyhine getirilmesi tasarlanan ceza davasında sunulacakmış. Yani savcı, adamın, banka müdüründen haraç yediğine ilişkin iddiasından huzurdaki dava maksatları açısından vazgeçmiş oldu. Ancak, mahkeme ne yaptı? Çek konularını, kararının bir parçası yaptı.

Adamın avukatı ne diyor? “Banka müdürünün bir manevra ile çeklerin köklerini mahkemeye getirmesi engellenmemiş olsa idi, çek köklerine yazılanlardan, aslında bu çeklerin, haraç olarak verilmediği ortaya çıkacaktı. “Adamın avukatına soruyorum “Adamın bankadan kredi talep ettiğine ilişkin niçin şahadet çağırmadın?” Cevap, “Savcı, haraçla ilgili başka dava getireceğini söyleyince, o şahadeti, o davada sunmam gerektiği kanaatindeydim.” Adamın avukatı bu konuda pek de haksız görülmüyor. Hatta mahkemenin huzuruna getirilmeyen şahadete göre, adam bankadan on beş bin limitli bir çek hesabı açılması talebinde bulunmuş ve banka müdürü bu hesabın açılmasını onaylamış ve talebi, onay için merkeze göndermiş. Banka müdürü da zaten adama bu hesaptan ödeneceği nedeniyle şahsi çekleri ile borç vermiş. Bir de düşününüz ki, banka müdürü, sanığın eniştesi durumundadır.

Savcı ve adamın avukatı, çeklere ilişkin olguların başka bir davada tartışılacağı üzerinde hemfikir ancak, mahkeme, buna rağmen, bu çekleri, eksik bilgilerle tartışıyor ve bunları haraç kabul ediyor ve gazeteciler de bu kararı ele alıp yola çıkıyorlar ve yazıyorlar ki, “karı koca, banka müdüründen para sızdırmak için, banka müdürüne komplo kurdular.” Niçin böyle yazıyorlar? Çünkü “mahkeme öyle” dedi.

Bizim ülkemizin hukuk sisteminde, mahkemeler, yalnızca dinleyici durumdadırlar. Önlerine getirilen bilgilerle yetinerek karar üretirler. Gazetecilerimiz de bunun böyle olduğunu bilsinler. Mahkeme kararları her zaman tam doğruları yansıtmayabilir. Doğruların hepsi mahkemenin huzuruna getirilmemiş olabilir. İşte gazetecilik buradadır.

Mahkemelerin huzuruna getirilmeyen bilgilerin araştırılması ve halkın bilgisine sunulması… Her zaman için aklanma ve suçluluk, mahkeme kararları ile ortaya çıkmayabilir. Bu da hukuk sistemimize göre normaldir.

Yargıtay’ın konu ile ilgili kararını okuyabilmiş değilim. Yargıtay, istinafı, 2017 senesi Kasım ayında dinlemişti karar da 2018 senesi Ekim ayında açıklandı.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 10 1 1 17 31
2 YENİCAMİ AK 12 9 2 1 18 29
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 0 5 9 21
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 6 2 4 9 20
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 6 2 4 1 20
7 GÖNYELİ SK 12 6 1 5 4 19
8 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
9 LEFKE TSK 12 5 3 4 0 18
10 ÇETİNKAYA TSK 12 5 3 4 0 18
11 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 2 7 3 -10 13
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 2 4 6 -8 10
13 BİNATLI YSK 12 3 1 8 -10 10
14 GİRNE HALK EVİ 12 2 1 9 -9 7
15 ESENTEPE KKSK 12 2 1 9 -15 7
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 1 4 7 -16 7
yukarı çık