• 07 Mayıs 2018, Pazartesi 8:37
Av. HasanSÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

Yargıtay kararından sonra ‘Fetüs Davası’ – 2

Çok kısa bir hatırlatma: Sanık 1 ve 2 doktordurlar ve kürtajın yapıldığı hastanenin sahipleridirler. Sanık 3 ve 4 ameliyat hemşiresidirler. Sanık 5 sezaryen ameliyatını yapıp fetüsleri anne karnından çıkaran doktordur. Sanık 6 anestezi doktorudur.

   Sömürge döneminden kalmış olan Ceza Yasası 1 Ocak 1929 tarihinde yürürlüğe girdi. 1 Ocak 1929 tarihinden itibaren 1989 yılına kadar kürtaj suçtu. Kürtajla ilgili anne dışındaki kişilerin hangi davranışlarının suç teşkil edeceği, Ceza Yasası’nın 167. maddesinde düzenlenmektedir. Bu maddeyi buraya aktarıyorum.

   “167. çocuk oluşsun veya oluşmasın, bir kadının herhangi bir çocuk düşürmesi niyetiyle yasa dışı olarak, bir kadına zehir veya başka zararlı madde veren veya herhangi bir zehir almasına sebep olan veya herhangi bir çeşit

şiddet kullanan veya başka herhangi bir vasıtaya başvuran herhangi bir kişi, ağır bir suç işlemiş olur ve on dört

yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.”

   Bu maddenin olayımızla ilgili kısımları şöyledir: “…Bir kadının herhangi bir çocuk düşürmesi niyetiyle yasa dışı olarak bir kadına… Başka herhangi bir vasıtaya başvuran herhangi bir kişi, ağır bir suç işlemiş olur …”

   Bu kısımları olayımızdaki iddiaya göre dolduralım.

   “…Bir kadının (fetüslerin annelerinin) herhangi bir çocuk düşürmesi niyetiyle yasa dışı olarak bir kadına (fetüslerin annelerine) … Başka herhangi bir vasıtaya (sezaryene) başvuran herhangi bir kişi, ağır bir suç işlemiş olur …”

   Sömürge döneminden kalma bu yasaya göre, sezaryenle kürtaja teşebbüs suçtu. Bu suç (anne hariç) doktorlar dahil herkes tarafından işlenebilirdi. Anne hariçti çünkü anneyle ilgili ceza kanunu başka bir düzenleme yapmaktadır.

   1989 yılında Ceza Yasası’nda bir değişiklik yapıldı. Biraz önce bahsetmiş olduğum 167. madde aynen

yürürlükte bırakıldı ancak, yasaya yeni bir madde eklendi. (169A maddesi)

   Bu maddenin yan başlığı,“hamileliğin yasal bir şekilde sona erdirilmesi” dir.

   Yani Ceza Yasası, 60 sene sonra, bazı koşullarla, kürtajı serbest bıraktı.

   Buna göre, hamilelik süresi ikiye ayrıldı. 1. 10 haftalığa kadar hamilelik süresi ve 2. 10 haftalıktan sonraki hamilelik süresi.

   Bu maddenin uygulanarak hamileliğe yasal olarak son verilebilmesinin ön koşulu, hamileliğe son verecek olanın,  Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Yasası uyarınca kayıtlı bir doğum ve kadın hastalıkları uzmanı olmasıdır. Bu uzman dışındaki hiçbir doktorun veya kişinin, hamileliğe yasal olarak son vermesi söz konusu olamaz.

   Hamileliğin ilk on haftası içerisinde bu maddede belirtilen kişilerin onaylarının alınması üzerine, belirtilen niteliklere sahip uzman doktor hamileliğe son verebilir.

   Hamileliğin onuncu haftasının tamamlanmasından sonraki süre içerisinde genel ilke olarak kürtaj yapılması suçtur.

   Ancak bu süre içerisinde aşağıdaki koşullar varsa, hamileliğe son vermek yasal olur.

   Hamileliğin onuncu haftasının tamamlanmasından sonraki süre içinde, gebeliğin, annenin hayatını tehdit ettiğinin veya doğacak çocuğun fiziki ve akli sakatlık tehlikesinin varlığının veya hayat boyu sürecek tedavisi olanaksız kalıtsal veya bulaşıcı bir hastalığın saptanması halinde ve bu durumun bir doğum ve kadın hastalıkları

uzmanı ile ilgili dal uzmanının rapor ve belgelerinin, hamileliğin sona erdirilmesinden önce Sağlık Müdürlüğüne ibrazı üzerine veya derhal müdahale edilmediği takdirde hayatı veya hayati organlardan birisini tehdit eden acil durumlarda, bu durumun saptanması üzerine, doğum ve kadın hastalıkları uzmanı tarafından hamileliğin sona erdirilmesi yasaldır.

   Ancak, bu durumda en geç yirmi dört saat içinde hamileliğine son verilen kadının kimliği, yapılan müdahale ve müdahale yapılmasını gerekli kılan durumların Sağlık Müdürlüğüne bildirilmesi zorunludur.

   Bu maddeye aykırı davranmak suç olarak tanımlanmakta ve ceza olarak 3 yıla kadar hapis veya 3 TL’ye kadar para cezası veya her iki ceza birden öngörülmektedir.

   Sömürge dönemi ile KKTC dönemi yasalarına göre ortaya çıkan şudur; Kürtaja teşebbüs eden herkes, 14 yıl hapsi gerektiren ağır bir suç işlemiş olur. 1989 yılına kadar, herkesin içerisinde Doğum ve Kadın Hastalıkları uzmanı doktorlar da vardı. 1989 yılında bu doktorlar, herkes kapsamından çıkarıldı. Yani şimdiki duruma göre, Doğum ve Kadın Hastalıkları Uzmanı doktorlar dışındaki herkes, kürtaja teşebbüs ederlerse, 14 yıl hapis gerektiren ağır bir suç işlemiş olurlar. Bu suçu anılan uzman doktorlar işlerlerse, 3 yıla kadar hapis veya 3 TL’ye kadar para cezası gerektiren bir suç işlemiş olurlar. (Devam Edecek)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek