• 14 Mayıs 2018, Pazartesi 8:56
Av. HasanSÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

Yargıtay kararından sonra fetüs davası (3)

Alt mahkemenin kararının özetini bu konu ile ilgili yazmış olduğum ilk yazımda yapmıştım. Sanıklar aleyhine getirilen en önemli dava, cinayet davası idi ve cinayet davasının yanı sıra sanıklar aleyhine on ikişer tane ağır cezalık dava getirilmişti. Cinayet davası da, hastane sahipleri olan 1 ve 2 No’lu sanıklar aleyhine getirilmemişti. Basının ve halkın bu konuya olan yoğun ilgisinin nedeni, cinayet iddiası idi.

Basın önce kendisi sanıkların cinayet suçunu işlediklerine inanmış sonrasında ise, halkı da sanıkların cinayet suçu işlediğine inandırmıştı.

Hastane sahipleri aleyhine cinayet davası getirilmemesi çok yoğun bir şekilde eleştirilmişti ve alt mahkeme, hastane sahiplerini tüm davalardan ve diğer sanıkları da cinayetten beraat ettirince, karardan hiç kimse memnun olmamıştı. Günlerce alt mahkeme, vermiş olduğu karardan dolayı eleştiri yağmuruna tabi tutulmuştu.

Aslında bu eleştiriler, henüz suçların soruşturulması aşamasında da yapılmıştı. Hatırlanacağı üzere alt mahkeme, soruşturma maksatlı tutukluluk verilmesinin gerekmediği bir aşamada, sanıkları, teminata bağlayarak serbest bırakmıştı. Basın ve halk bu karardan da memnun olmamışlardı. Teminatla serbest bırakılma kararına karşı Başsavcılık istinaf dosyalamıştı ve Yargıtay, özellikle cinayet ithamı olma ihtimali olduğunu dikkate alarak teminatla serbest bırakma kararını bozmuş ve kararı tutukluluğa çevirmişti.

Alt mahkemenin teminatla serbest bırakma kararını bozan Yargıtay, basın ve halk tarafından beğeni kazanmıştı.

Yargıtay'ın bu kararı, doğru veya yanlış, basında ve halkta, sanıkların cinayetten ve ağır cezalık suçlardan, suçlu olduklarına dair bir algı oluşturmuştu. İlk kez Yargıtay, alt mahkemenin bu tür bir kararına müdahale etmiş ve alt mahkemenin kararını bozmuştu. O tarihlerde polisin elindeki bilgi ne idi? 34 haftalıktan daha büyük bir fetüs ve bu fetüsün annesinin karnından canlı çıkarıldığına ilişkin görgü tanığı olduğunu ileri sürmekte olan bir tanığın ifadesi. Bu tanığa göre, bu fetüs annesinin karnından canlı olarak çıkarıldı ve anestezi uzmanı doktor bir şırıngaya anestezi ilacı çekti ve fetüsün göbek bağına enjekte edildi ve fetüs öldü.

Sanıkların teminatla serbest bırakılıp bırakılamayacağının alt mahkemede ve Yargıtay 'da tartışıldığı tarihlerde, polis, bu görgü tanığının ifadesinin doğru olup olmadığını ortaya çıkarmaya çalışıyordu. Bu maksatla Türkiye'den tahlil sonuçları bekleniyordu. Türkiye'den gelecek olan sonuçlar ışığında sanıklar aleyhine cinayet davası getirilmesi ihtimali mevcut idi.

Anladığım kadarı ile, Türkiye'den gelen sonuçlar, görgü tanığının ifadesini desteklemiyordu. Fetüsün göbek bağında iğne izi yoktu ve fetüste bulunan anestezi ilacı, annesinden fetüse geçebilecek orandaydı ve fetüsün nefes almadığı belirlenmişti. Bilimsel verilere göre, fetüse iğne ile anestezi ilacı zerk edilmiş olsaydı, fetüste çıkandan çok daha fazla oranda, ilaç çıkması gerekirdi.

Buna rağmen Başsavcılık cinayet iddiasında ısrarlı oldu ve sanıklar aleyhine cinayet davası da getirdi.

Cinayet iddiası ve davası, gerek soruşturma aşamasında gerekse yargılama aşamasında, mahkemenin sanıklarla ilgili tutukluluk kararlarında son derece önemli rol oynadı. Keza cinayet davasına ilaveten sanıklar aleyhindeki ağır cezalık suçlara ilişkin ithamlar da ikinci derecede rol oynadı. Doğru veya yanlış benim edindiğim izlenim ve birçok kişinin edindiği izlenim oydu ki, cinayet iddiasının ve ağır cezalık suçlara ilişkin iddiaların olaya duyulan ilgiyi yoğunlaştırması ve ilgiyi devam ettirmesi, yargılamayı ilgilendiren tüm çevreleri son derecede memnun ediyordu. Verilecek olan kararlar yargının güvenirliliğine ve saygınlığına katkı koymalıydı ve koyacaktı. Basının yaratmış olduğu algı sanıklar suçluydular ve bu algı, halkın yargıya olan alakasını ve ilgisini de artırmıştı ve yargıdan bir tek karar bekleniyordu. (DEVAM EDECEK)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek