• 09 Haziran 2018, Cumartesi 10:43
BurçinALİUSTA

Burçin ALİUSTA

90'larda Japon mucizeleri (1)

Japon otomobil tarihinin aslında bir Amerikanlar veya Almanlar kadar evveliyatının olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Nasıl bu kadar hızlı büyüyüp kaliteli otomobiller üretmeye başladılar? Kalite çok farklı bir olgu. Dünyanın en fazla satan otomobili olabilirsiniz, ama kalite daha farklı.

Bu adamların yaptığı en iyi iş, üretim sürecini kontrol altında tutmak. Sorunsuzluklarının altında bu yatıyor. 90’lar gerçekten spor otomobiller için en ilginç yıllar, belki de en keskin, en seri, en çılgın, en hızlı spor coupeler o yıllarda yapıldı. Japon coupeleri ise o yıllarda emsal ülkelerin araçlarından daha da seri daha da çılgın ve daha da hızlılardı.

Japon araçları 90’larda evrim geçirdiler. Japon markaları 1960’lı yıllara kadar ABD ve Avrupa gibi büyük pazarlarda bilinmiyordu. Peki ne oldu da Japonlar otomotiv dünyasını ele geçirmeyi başardı? Evet gelin birlikte o yıllarda üretilmiş olan araçlarına bir göz atalım. Birkaç sayı sürecek olan konumuzun ilk yazı serimin açılış yazısına hangi araçla başlayayım diye karar veremezken, 3. jenerasyon Mazda Rx7 ile başlamayı uygun gördüm. Sebebi yok.

Mazda Rx-7

1988 yılında Yoichi Sato tarafından tasarlanmaya başlayan otomobil, 91 yılında ilk kez fabrikadan çıkabilmiştir. Japonya dışına ihraç edilen ilk twin turbo otomobil unvanına sahipti. Tasarım olarak belki de beni listede en fazla etkileyen otomobil olduğunu söyleyebilirim. En beğendiğim değil, ama en estetik bulduğum diyebilirim. Aslında en beğendiğim araç tasarım olarak Rx-7 değil, fakat bu araç en estetik tasarıma sahip, çok oval benzersiz çizgilere sahip. Tam kelimelerle anlatamadım farkındayım, ama arkasını, yanlarını çok dikkatli inceleyin ne demek istediğimi anlayacaksınız diye düşünüyorum. Estetik işte. Bunda çocukken uzaktan kumandalı arabamın bir Rx-7 olmasının da etkisi olabilir.

1991 yılında ilk üretildiğinde 252 beygir olan otomobil 1993 yılında 276 beygirine kavuşmuş ve sonrasında 2002 yılına kadar o şekilde devam etmiştir. Aracın sahip olduğu twin turbo sistemi gerçekten o yıllar için fazlasıyla teknoloji ötesi ve karmaşıktı. Geliştirme aşamasında Hitachi'den yardım alınmıştı. Her iki turbo da 0.7 bar basıyordu. 1800 rpm den sonra ilk turbo devreye giriyor. 4000 rpm den sonra ikinci turbo devreye giriyor ve redline kadar o devam ediyordu. Sistem kompleks ve uygulamasının zor olmasına rağmen, kağıt üzerinde inanılmaz güzel ve geniş bir tork eğrisi sunuyordu. Araba üretildiği yıllarda çok fazla ödüle layık görüldü. Playboy dergisi Dodge Viper ile aracı kıyasladı ve Rx-7'nin daha iyi olduğunu belirtti. Üretimi şu an için bitmiş olsa bile, çoğu otorite aracın günümüz spor araçlarına kıyasla bile çok saf bir sürüşü olduğunu söyler. Orta-ön motorlu aracın ağırlık dağılımının ön arka arası 50:50 olması, ağırlık merkezinin yere çok yakın olması, yapılmış en dengeli dönüş kabiliyetine sahip araçlardan biri ünvanını ona kazandırmıştır.

Toyota Supra

Toyota tarafından 1978-2002 yılları arasında üretimi gerçekleştirilen Supra çoğu otorite tarafından Japon spor otomobillerini en iyi temsil eden araç olarak görülür. Devasa 3.0 litrelik twin turbo motoru ve 320 beygiri ile Mark IV Supra düz yolda listemizdeki en hızlı araç unvanına sahip 0-100'ü 4.5 saniye. (Kimisi 5.2 diyor biraz karışık bir mesele.)

Her ne kadar göreceli de olsa listedeki araçlar arasında motor gücü noktasında modifikasyona en ucu açık araç olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Motor içine fazla girmeden 700 beygir almanın mümkün olduğunu söylüyor sahipleri. Zaten Youtube'da çokça 1000hp+ Supra görmeniz mümkün. Araç ilk üretildiğinde 320 beygirlik gücünü yere aktarmak için 5 ileri manuel, daha sonra ise 6 ileri manuel şanzıman kullanmıştı. Fakat 96 yılında Toyota otomobili yalnızca 4 ileri Getrag otomatik şanzıman ile sunmaya başladı. Her ne kadar aftermarket parçalar ile otomobil manuel'e çevirilebiliyorsa da bu hamle Supra'nın satışlarına yaramadı. Aracın satışları düşme eğilimi göstermeye başladı. Fakat Toyota kararında ısrarcı oldu ve otomatik şanzıman ile aracı üretmeye devam etti.

Aracın satış rakamları her ne kadar düştüyse de araca asıl darbe vuran emisyon kısıtlamaları oldu. 2000'li yıllarda Japonya'da çok sıkı emisyon kısıtlamaları yürürlüğe koyuldu ve Supra'da bundan nasibini alarak 2002 yılında yollara veda etti. Bir efsanenin ölüşü bu şekilde gerçekleşmişti. Emisyon kısıtlamaları petrolhead'lerin başına gelen en kötü şey orası kesin.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık