• 13 Ocak 2018, Cumartesi 10:28
BurçinALİUSTA

Burçin ALİUSTA

Çocukluğunuza döndüren müze: İstanbul Oyuncak Müzesi

Fırsat buldukça İstanbul’a maç görmeye giderim. Taraftarı olduğum Fenerbahçe’ye destek için… Maçların olduğu semt Kadıköy… Boş zamanlarımızda oradaki sahafları ve plakçıları ziyaret etmeyi de ihmal etmem tabii ki. Fakat Kadıköy’e gitmişken öyle bir mekân daha var ki, uğramamak elde değil artık benim için. Üç kez ziyaret etmeme rağmen bir türlü doyamadım. Her defasında farklı köşeler, yenilikler ve o büyülü atmosferi adeta beni içine çekti. Neresi mi? “İstanbul Oyuncak Müzesi”. Kadıköy merkeze çok da uzak olmayan bir mesafede, İstanbul – Göztepe semtinde konuşlanmış, ihtişamlı bir konağı Müze haline getirmiş Sunay Akın. Kadıköy’ün yeri bu yüzden bende farklıdır. Yanımda kim varsa ilk fırsatta oraya götürdüm. Herkes geçmişinde mutlaka bir şeyler buldu bu müzede. İtinayla yıllarca toplanmış yüzlerce oyuncak. Hepsi harika durumda… “vay be” deyip iç çektiğimiz, bizi çocukluğumuza geri götüren bu müze bugünkü konumuz. Bu müzeyi bir yere kaydedin ve mutlaka yolunuz düşerse ziyaret edin. Pişman olmazsınız.

İstanbul'un, Göztepe semtinde, küçük bir sokağa kurulmuş, sizi zaman makinesinde yolculuğa çıkaracak beyaz ahşaplı, tarihi bir köşkün içine özenle konulmuş oyuncaklarla dolu olan bir mekâqn, İstanbul Oyuncak Müzesi. Kadıköy’de 5 katlı tarihi bir köşkte ziyaretçilerini ağırlayan İstanbul Oyuncak Müzesi, konuklarına farklı bir deneyim ve alışılmadık bir ortam sunuyor. Adından da anlaşılacağı üzere Oyuncak Müzesi bildiğimiz klasik müzelerden oldukça farklı. Her ne kadar çocukların favori müzesi olsa da, bu müzede çocuklar kadar yetişkinlerin de ilgisini çekecek birçok eser mevcut. 23 Nisan 2005 yılında şair/yazar Sunay Akın tarafından kurulmuş. Yaklaşık 20 yıllık bir zaman diliminde 40’tan fazla ülkeden toplayarak bir araya getirdiği 4 binden fazla antika eser, oyuncağın tarih boyunca geçirdiği değişimi göz önüne seriyor. 1700’lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en gözde örnekleri burada sergileniyor. Öyle ki İstanbul Oyuncak müzesi, dünyadaki örnekleri arasında önemli bir yere sahip olmuş. İstanbul'a 'Oyuncak Müzelerinin Başkenti' unvanı kazandırmış.

Her defasında, güzel duygularla ayrıldığım, 'Keşke daha önce gelebilseydim' diye iç geçirdiğim şahane bir zaman yolculuğu yaşatan bir mekân. Sokağın başında köşkü gördüğümde, sanki bir kitabın önsözünü okuyormuşum gibi hissettirdi bana. Sonra kendinizi tamamen kitaba bırakıyorsunuz. Müze her yaştan insanı kucaklıyor. Her köşesinde 'Bu oyuncaktan benim de vardı' diyebilme sürprizi ile dolu, öyle olmasa bile 'Bunu hatırlıyorum ben' diyebilirsiniz. Müze çok eskilere de gitmiş tabi. Sunay Akın’ın 1990 yılından başlayarak pek çok ülkedeki antikacılardan ve açık arttırmalardan telifleriyle satın aldığı oyuncak tarihinin en değerli eserleriyle kurulmuş bu müze.

Müzenin bir yazar tarafından açılmış olması ve bir sahne tasarım sanatçısı Ayhan Doğan tarafından tasarlanmış olması özelliği onu kusursuz kılmış. Bu da dünyada bir ilk... Kafamı nereye çevirirsem çevireyim tebessüm etmemi sağlıyor oyuncaklar. Bir türlü içimde büyütemediğim ve büyütmekte istemediğim çocukluğumu yaşatan güzel dakikalar geçiyorum. Her şeyi düşünmüşler, oyuncakların hangi ülkeden olduğu, hangi yılda üretildiği önlerinde yazıyor. Oyuncakların hikâyelerini dinlemek isterseniz, müze girişinde küçük bir miktar ödeyerek dinleyebiliyorsunuz. Sunay Akın'ın kitaplarını okuyanınız varsa heyecanınız iki katına çıkabiliyor. Sunay Akın kitaplarında birçok oyuncağın hikâyesini anlatıyor. Sizde onları oyuncak raflarında gördüğünüzde hemen tanıyorsunuz ve sanki çok eski, yakın bir arkadaşınızı görmüşsünüz gibi heyecanlanıyorsunuz.

İstanbul Oyuncak Müzesi'nde en çok dikkatimi çekenler arasında en kusursuz oyuncaların Almanlara ait olması ilk sırada diyebilirim. 18. ve 19. yy' da çocuklara ve oyuncaklara ne kadar önem verdikleri ortada. Özellikle Hitler dönemi Almanya’sı oyuncakları. Maalesef bizim çağımızda şu an birçok aile, çocuklarının hayal dünyası gelişsin diye değil, ses yapmasınlar diye oyuncak alıyorlar. Bu da onları, kızlara oyuncak bebek, erkeklere oyuncak tabanca almaya itiyor ve ilerde bunlar gerek toplumsal, gerek bireysel insanlık için büyük problemler açabiliyor.

İstanbul Oyuncak Müzesi ile birlikte Avrupa ülkelerinde büyük öneme sahip olan oyuncak müzeleri konusunda boşluk tamamlanmış ve İstanbul Oyuncak Müzesi dünyadaki örnekleri arasında önemli bir yere sahip olmuş. 2012 yılının Kasım ayında İstanbul Oyuncak Müzesi tarafından gerçekleştirilen ve dünyada bir ilk olan TOYCO-2012 İstanbul (Avrupa Oyuncak ve Çocuk Müzeleri Birliği ) buluşması ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilmiş. Bu sayede İstanbul Oyuncak Müzesi dünyada çocuk ve oyuncak müzeleri birliği kurulması konusunda öncü olmuş, İstanbul’a ‘oyuncak müzelerinin başkenti’ unvanını kazandırmış. Eee, hak ediyor tabii ki.

Toplum olarak değerlerimize önem vermeye ihtiyacımız var. Buna bir yerden çok sıkı tutunmamız gerekiyor. Müzelerimize gerekli önemi verelim, hepimizin buna fazlasıyla vakti var aslında, sadece kendimizi kandırıyoruz, sigarayı bırakmak isteyen fakat türlü bahanelerden bir türlü bırakmayan insanlar gibi...

Müzeler, bizim geçmişimiz. Geleceğimiz için onlara sahip çıkalım ve en çokta çocuklarımız için, çünkü onlar bizim geleceğimiz. Benim için güzel anılar biriktirdiğim, oradan ayrıldığım için üzüldüğüm fakat böyle bir müzeyi gezip gördüğüm için bir mutluluk vardı içimde. Baştanbaşa şahaneydi diyebilirim. Mutlaka bir gün vaktinizi ayırın ve ailenizle dostlarınızla ziyaret edin, ulaşımı da kolay, yaşınız kaç olursa olsun eğleneceğinize eminim. Hani bir gün giderseniz diye, zaman yolcuğunda 'İyi yolculuklar'...

İletişim: Ömerpaşa Caddesi, Dr. Zeki Zeren Sokağı No:17 Göztepe / İstanbul

Telefon: 0216 359 45 50 – 51

http://www.istanbuloyuncakmuzesi.com/

**

Sunay Akın kimdir?

12 Eylül 1962 tarihinde Trabzon'un Maçka ilçesinde doğdu (doğum günü 12 Eylül darbesine denk geldiğinden dolayı 18 yaşından beri doğum gününü kutlamamaktadır). Ailesi, onun daha iyi eğitim görebilmesi için, 10 yaşındayken İstanbul'a taşındı. Lise öğrenimini İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Fiziki Coğrafya Bölümü'nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde ders verdi, Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde 5 yıl boyunca hem ders verdi hem ders aldı. Bu deneyimin de yardımıyla, tek kişilik oyunlar hazırlayıp oynamaya başladı. Türkiye'nin çok sayıda merkezinde ve yurtdışında (Frankfurt, Nürnberg, Londra) sayısız kez tek kişilik oyunlarını sergiledi. Hala İki Kitap Bir Heves adlı gösterisini sunmaya devam etmektedir. 23 Nisan 2005 tarihinde 11 yıldır dünyanın dört bir yanından topladığı oyuncaklarla, yıllardır hayalini kurduğu İstanbul Oyuncak Müzesi'ni Göztepe, İstanbul'da ailesine ait dört katlı tarihi bir konakta aςtı. Müze, Türkiye'de türünün ilk ve tek örneği olup, Avrupa Konseyi'ne bağlı Avrupa Müze Forumu (European Museum Forum) tarafından verilmekte olan Avrupa Yılın Müzesi Ödülü'ne 2010 yılı için aday olmuştur.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek