• 09 Ağustos 2018, Perşembe 9:21
CanSARVAN

Can SARVAN

Türkiye teşvikleri

Türkiye Ekonomi Bakanlığı’nın 2017 verilerine göre Türkiye şirketlerinin dünya genelinde en çok yatırım yaptığı 11. ülke KKTC… Türkiye firmalarının Hollanda, İngiltere, Jersey, Malta, Avusturya, ABD, Almanya, Cezayir, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bulgaristan’dan sonra en çok yatırım yaptığı ülkeyiz.

Türkiye Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye şirketlerinin yatırım yaptığı ‘diğer Avrupa ülkeleri’ kategorisi altında KKTC, İzlanda, Norveç, Lihtenştayn, İsviçre, Faroe Adaları, Andorra, Cebelitarık, Vatikan San Marino, Arnavutluk, Ukrayna, Belarus, Moldova, Rusya Federasyonu, Bosna-Hersek, Kosova, Makedonya, Karadağ ve Sırbistan yer almaktadır ve bu ülkeler arasında Türk firmalarının en çok yatırım yaptığı ülke KKTC’dir.

Türkiye, yurtdışında yatırım yapan ya da yurtdışında şube açan Türk şirketlerine ciddi teşvikler veriyor. Türkiye, yurtdışında mağaza açmış Türkiye şirketlerine yıllık en fazla 120 bin dolara kadar; yurtdışında ofis, showroom veya depo açan şirketlere ise yıllık 100 bin dolara kadar kira desteği sağlıyor. Bu desteklerin yanı sıra yurtdışında yatırım yapacak Türk şirketlerine yurtdışı pazar araştırması ve pazar araştırması gezileri için ayrıca 15 bin dolar; pazara giriş desteği için 200 bin dolara kadar; yurtdışıda ulaşım, konaklama, fuar giderleri, reklam ve tanıtım materyalleri içinse 300 bin dolara kadar ekstra teşvikler ödeniyor. Yurtdışına yatırım yapan bilişim şirketlerinin sertifikasyon alım masraflarından e-ticaret sitelerine üyeliklerine dek pek çok gideri de Türkiye Cumhuriyeti tarafından karşılanıyor. Bu teşviklere hak kazanan Türk firmaları ile ‘bilişim adası’ olacağı söylenen KKTC’deki yerel yazılım şirketleri nasıl yarışabilir?

Genel fotoğrafa baktığımızda, KKTC’nin toplam ithalatının yüzde 60.4’ünü, ihracatının ise yüzde 62,5’ini Türkiye’ye yaptığını görürüz. Ancak Türkiye’den yapılan 950 milyon dolara yakın ithalata karşılık Türkiye’ye yapılan ihracat sadece 65,9 milyon dolardır. Türkiye şirketlerinin KKTC’ye yaptığı ihracatla Almanya, İngiltere, Irak, İtalya, ABD, Fransa gibi ülkelere yaptıkları ihracat karşılaştırıldığında Türkiye’den KKTC’ye yapılan ihracat yok denecek kadar azdır. Ama Türk ürünlerinin toplam ihracatımızdaki payı ve Türkiye’den yapılan ithalatla kıyaslandığında biz Türkiye’ye 1 satıyorsak, Türkiye bize 14 misli satış yapmaktadır. Türkiye’nin KKTC devletine, belediyelere ve özel işletmelere hibe ve düşük faizili krediler yoluyla verdiği destekler de mevcuttur. Ancak Kuzey Kıbrıs’a gelen şirketlere Türkiye’den verilen teşvikler bizim yerel üreticilerimize sağlanmamaktadır.

KKTC hükümetleri Türkiye’den yatırım gelsin, nasıl olursa öyle gelsin de vergimizi alalım anlayışı ile devleti yönetince Türkiye’den desteklenerek KKTC’ye gelen Türk şirketleri karşısında yerel şirketler rekabet edemez hale geliyor. Türkiye’nin yurtdışında yatırım yapan, mağaza veya şube açan Türk şirketlerine verdiği yüzbinlerce dolarlık destek yeni değil, uygulama yıllardan beri sürüyor. Öte yandan KKTC’de şirket kurmayarak, Türkiye’den Kıbrıs’a sattıkları mal ve hizmetler için ihracat faturası keserek ihracat teşviği alan Türk şirketlerinin sayısı da hiç az değil. Bir başka nokta ise KKTC’deki Türk şirketlerinin yaptığı yatırımın Türkiye’deki yatırımlarına da olumlu olarak yansımasıdır. Diğer bir deyişle, Türkiye firmalarının KKTC’deki yatırımları aynı zamanda Türkiye’deki merkez şirketlerini güçlendirmektedir. Nitekim Türkiye’deki merkez şirketler KKTC’deki şirket veya şubelerine Türkiye’den istihdam yapabilmekte ve istihdam kolaylıkları yatırım açısından KKTC’yi diğer ülkelere göre daha cazip kılmaktadır.

Sonuç olarak, 80 milyonluk Türkiye’nin yurtdışına yatırım yapan Türk şirketlerine verdiği destek, 286 bin nüfuslu KKTC’de yerel üreticinin baştan kaybetmesine neden oluyor.

Maalesef ortalama 2,5 senede bir değişen hükümetlerimizin bu tür vahim gerçeklere hiçbir zaman ilgisi olmamıştır. Memur maaşlarını ödeyebilen iktidarların başarılı kabul edildiği bir siyaset ortamı yaşamaya devam ettiği sürece dövizin yükselişi ve rakiplerine Türkiye’den verilen teşviklerle nefes almaya mecali kalmayan yerel üreticiler ve ticarî şirketler ölecektir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Can Arslan Can Arslan 15.08.2018 16:57

Can Hanım, Ortada bir sorun olduğu doğru fakat siz soruna yanlış noktadan bakıyorsunuz. Kıbrıs'ın üretmemesinin nedeni Türkiye değil, Kıbrıs'taki yapısal problemlerdir ve bunların hiçbirinin çözümü Türk şirketlerine karşı Kıbrıs şirketlerini korumakla olacak iş değildir. Kıbrıs ile Türkiye arasındaki ilişki, diğer ülkelerle olan ilişkilerden tamamen farklılık gösterir. Ülkelerin geneli birbirleri ile ekonomik ya da siyasi çıkarlar çerçevesinde dost ya da düşman olmayı seçerken, Türkiye ile Kıbrıs arasında bu gibi bir bağ değil, doğrudan akrabalık bağı vardır ve ilişkilerin de bu nokta üzerinden değerlendirilmesi gerekir. Kıbrıs'ın Türkiye'den yapılan ithalatın yerine koyabileceği üretimin olmadığı birçok sektör vardır. Enerji, içme suyu, tekstil, otomotiv ya da beyaz eşya gibi sektörlerde Kıbrıs'ın üretim atağına kalkmasını bekleyemeyeceğimize göre, bu ve benzeri sektörlerde mutlaka dışa bağımlı şekilde hareket etmeye devam edecektir. Böyle bir dışa bağımlılık durumunda ise, seçenekler arasında Türkiye'nin birinci sırada olması gayet normaldir. Bu noktada çözüm Türkiye'yi hedef tahtasına oturtmak ya da Türk malları ile rekabet içine girmek değil, farklı sektörlerde, Türkiye'nin sübvansiyon sağlayabileceği ya da düşük nüfus ve diğer üretim imkanları ile üretilip ihraç edilebilecek nihai ürünlere yönelmek olacaktır. Kıbrıs'ın kötü yönetilen turizm sektörünün düzeltilmesinin yanı sıra, denizle barışık olmayan Türk insanının balıkçılığa yönlendirilmesi ve daha "Endüstriyel" balıkçılık teknikleri ile doğru bir sektörün gelişmesini sağlamak mümkün olacaktır. Özet olarak; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ihtiyacı olan şey yanlış sektörlerde, boy ölçüşemeyeceği büyüklükteki firmalarla mücadeleye girmek değil, doğru sektörlerde tamamlayıcı bir ekonomi yaratmaktır.

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık