• 01 Ocak 2018, Pazartesi 12:25
Derviş KemalDENİZ

Derviş Kemal DENİZ

2018 yılı beklentileri

Yeni bir yıla girerken tüm insanlar bir yıl öncesinin değerlendirmesini yaptığı gibi gelecek yılla ilgili beklentileri de düşünmektedir. Yaşanan bir yılın iyi veya kötü olaylarının tekrarlanmaması en büyük hayalimizdir. Hatta bir yıl öncesine göre çok daha iyi şartların oluştuğu bir yıla girmek her yönden insanlık için bir şanstır.

2017 yılının dünyamız adına şahit olduğu olayların başında ülkelerin daha içe kapanma yönünde göstermiş olduğu hareketler gelmektedir. Dünya ekonomik hareketlerinin küreselleşme sürecine girdiği son otuz yılın ardından ülkelerin küreselleşme karşıtı politikalara yönelmesi insanlık adına olumlu bir gelişme değildir. Hele de son otuz yılda ülkelerin genelinde fakirlik oranı azalırken bunu tersine çevirecek olayların daha katastrofik sonuçlar doğuracağı da ekonomistler tarafından öngörülmektedir.

Dünyada esasen yaşanmakta olan sıkıntı farklı gelir grupları arasındaki farkın gittikçe açılmasıdır. Ülkelerin küreselleşme karşıtı hareketleri dünya barışı için ne kadar tehdit ise, ülkelerin iç sorunları da gelir eşitsizliği ile daha da derinleşmektedir. Dikkat edilecek olursa da küreselleşme hareketine karşı direncin kökeninde gelir dağılımındaki adaletsizlik yatmaktadır.

Ülkemiz 2018 yılının ilk haftasında milletvekili seçimlerini gerçekleştirecektir. Birçok partinin yer aldığı seçimin sonucu 2018’de yaşanacakların başlangıç noktası olacaktır. 2018 yılı milletvekili seçimlerinde geçmişte olduğu kadar Kıbrıs sorunun çözümü ön planda değildir. Bu da KKTC’nin de dünyada yaşanmakta olan küreselleşmeden uzaklaşma eğilimi içine girdiğini göstermektedir. Kıbrıslı Türkler Rumlarla ortak bir devlet kurmanın artık mümkün olamayacağı düşüncesi ile kendi içine dönmeye başlamış görülmektedir. Bu da partilerin Kıbrıs sorununu ajandalarının önemli bir yerine koymalarını engellemektedir.

Görünen odur ki 2018 yılında KKTC halkının beklentisi daha iyi ekonomik koşulların oluşmasıdır. Bunun çözüm ile elde edilemeyeceği düşüncesinin egemen olduğu bu dönemde, ortaya çıkan tablo mevcut durumun nasıl iyileştirilmesi üzerine yapılacak çalışmaları içermektedir. Bugün itibarı ile halkın büyük bir kesimi çözüm ile değil kendi iç politikalarımız ile ekonomide bir gelişme göstereceğine inanmaktadır.

Peki. Gerçekten KKTC’nin mevcut siyasi durumu, ekonomik ve sosyal yapısı kendi içimizde daha iyi şartların oluşmasına imkan tanıyabilir mi? Bu soruyu kendimize sormamız gerekmektedir.

Kendimize sorduğumuz sorunun cevabını vermeden önce 2017 yılında yaşanan ekonomik sıkıntıları ve yapılan doğru işleri de bir gözden geçirmek gerekmektedir.

2017 yılında ekonomik hayata damgasını vuran yüksek enflasyon ve döviz kurlarındaki artış olmuştur. Bu da direk olarak bireylerin hayat şartlarını etkilemiştir. Bir diğer olumsuz gelişme de bireysel borçlardaki artış ile kendini göstermiştir.

2017 yılının olumlu tarafına bakacak olursak dünyanın birçok yerinde ekonomik olarak sıkıntılar yaşanırken bizdeki sıkıntılar kıyaslandığında çok da büyük bir sıkıntı yaşanmadığı görülmektedir. Hükümet devlet bütçesinin artı verdiğini açıklamıştır. Bu gelecek yıllara ışık tutması açısından önemli bir gelişmedir. Tüm sektörler geçirilen yılın çok da iyi olmasa da geçmiş yılları aratmadığı görüşündedirler.

2017 yılında ekonomik hayat ile ilgili oluşturulan algı, sıkıntılı ancak felaket düzeyinde olmayan bir durumu içermektedir. Ancak, bu KKTC halkının beklentisinin altında bir durumdur. Sadece daha kötü olmadığına olan şükranı dile getirmektedir. Buna dayalı olarak 2018’de olması gereken, beklentiyi yukarı çekerek insanlarımızın refah düzeyini artırmaktır.

2018 yılı başında hükümet etme görevini alacak partilere düşen en önemli görev, ekonomik büyümeyi enflasyonun üzerine çıkarmak, döviz kur artışları dolayısı ile bireylerin kayıplarını asgariye indirecek önlemleri almak, eğitimli genç nüfusun ülkede kalıp iyi çalışma koşulları ile istihdam edilmelerini sağlayacak politikalar geliştirmek, kamunun tek çalışılabilecek ortamı olan bir işyeri olduğu düşüncesini ortadan kaldırmak, kayıtdışı ekonomi ile mücadeleyi vergi sisteminde önemli değişiklikler yapmak sureti ile sürdürmek, AB ile ticari ilişkileri düzenleyen tüm protokolleri gözden geçirerek KKTC lehine düzenlemeler yapmak, Türkiye ile imzalanan protokolleri eksiksiz uygulamak ve artı veren bütçenin gelişerek farklı artılar vermesini sağlamak olmalıdır. Beklenti de bu yöndedir.

KKTC’de en büyük sıkıntılardan biri genç nüfusun beklentisine hizmet edecek istihdam olanaklarının olmamasıdır. Birçok aile, çocuklarının belirli bir eğitim seviyesine gelmesinden sonra ülkeye dönmek istemedikleri şikayetinde bulunmaktadırlar. Tabii ki yetişmiş gençlerimizin bir kısmı küreselleşen dünyanın herhangi bir yerinde iş bulup çalışacaktır. Ancak, beklenti KKTC’nin de iş bulup çalışılabilecek ülkeler arasında bulunmasıdır. Bu konuda içte rekabet etmeyip yurt dışına yönelik faaliyet gösterecek uluslararası şirketlerin KKTC’ye yatırım yapmasına olanak sağlayacak imkanlar gelişirse birçok gencimiz çok iyi ücrete ve büyük zevk alacağı alanlarda istihdam edilme imkanı bulacaktır. Bunun da yapılabilmesi irade sahibi iktidar, iyi çalışan bürokrasi ve iyi düzenlenmiş vergi uygulamalarına bağlıdır.

Bireysel olarak 2018 yılında beklenti harcanabilecek gelirin artmasıdır. Bu da ilk bakışta maaş veya gelir artışı olarak görülmektedir. Ancak bu gelirlerdeki artışın döviz kur ve enflasyon artışının üstünde olması ile mümkündür. Bu olmazsa kişiler ya daha az harcayacak ya da borçlanacaktır. Bunun etkisi de ekonomik büyümeye olumsuz yansımaktadır. Eğer bugün ülkemizde enflasyon yüzde 15 ise ülkemizin ekonomik büyümesi ve bireysel gelirlere katkısı en az yüzde 16 olmalıdır. 2018 yılında ekonomi yönetiminde beklenen budur. Eğer büyüme istenilen düzeye çıkarsa bunun bireylere mümkün olduğunca yaygın bir şekilde dağılması da sağlanmalıdır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık