• 18 Aralık 2017, Pazartesi 8:51
Derviş KemalDENİZ

Derviş Kemal DENİZ

Artan döviz kurları ve enflasyon ile mücadele etmek

Ülkemiz gündemi, 7 Ocak 2018 de yapılacak milletvekilliği seçimlerine endekslenmiş olmasına rağmen vatandaş, günlük yaşamını büyük ölçüde etkileyen olayları da gündeminde tutmaya devam etmektedir. Seçim dışında gündemi en çok dolduran konu, döviz kurlarındaki artış ve enflasyonun yarattığı pahalılık ve bunun neticesinde yaşanan ekonomik sıkıntılardır.

Zaman zaman gazetelerde ekonomistlerin döviz artışı ile ilgili görüşleri yer almaktadır. Dikkatle bakıldığında söylenenler hemen hemen benzeri söylemlerdir. Ancak, ekonomistler ne derlerse desinler, ekonomik hayatın düzenlenmesi hükümetlerin işidir. Yapılan tüm icraatlar hükümetlerin ekonomisi ile ilgili aldığı kararlar ve uygulamalar ile şekillenmektedir.

KKTC’nin mevcut durumu dolayısı ile bu iki ekonomik etken üzerinde KKTC hükümetlerinin ne kadar etkili karar alabildikleri de değerlendirilmelidir. Hemen hemen herkesin genelde anlaştığı ortak nokta KKTC hükümetlerinin döviz kurlarındaki artışa karşı kullanılabileceği çok fazla bir enstrümanı olmadığıdır. Bu durumda sorulacak basit soru, neden KKTC hükümetlerinin döviz kurlarına müdahale imkanının olmadığıdır.

KKTC Hükümetleri döviz kur artışlarında para birimini neden müdahale edemez?

Malum olduğu üzere KKTC’de kullanılan yasal para birimi Türk Lirası’dır. Türk Lirası, Türkiye Cumhuriyeti devletinin tedavüle koyduğu bir para birimi olup bu para biriminin değeri ile ilgili değerlendirmeler Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın piyasaya yapacağı müdahaleler ile belirlenmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası bir devlet politikası olarak Türk Lirası’nın değerini düşürüp artırabilir. Para basmak Türk Lirasının değerini düşürebileceği gibi, piyasada dönen parayı da geriye çekmek değerini artırabilir. Türk Lirası’nın değerinin azalış veya yükselişi yabancı para birimleri karşısında piyasa koşullarına göre değişebilir. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, piyasaya döviz pompalayarak dövize olan talebi azaltıp Türk Lirası değerini artırıp kurların artışını önleyebilir. Bunun dışında TC Merkez Bankası faiz oranlarının yükselişini sağlayarak Türk Lirası’nın değer kazanmasını sağlayabilir.

Peki, KKTC Merkez Bankası yukarıda sayılanların hangisini Türk Lirası veya döviz ile ilgili yapılabilir. Hiçbirini. Bu durumda döviz kurları artış gösterdiğinde kurların artışının devam edip etmemesi tamamen Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın icraatlarına bağlıdır.

Bu durumda Türk Lirası yerine farklı bir para birimi kullanarak döviz kur artışları için bir önlem olur mu?

KKTC hangi para birimini kullanırsa kullansın, kullanacağı para birimi üzerinde hiçbir kontrol hakkına sahip değildir. Bu durumda Türk Lirası’nda olduğu gibi gerek ABD Doları gerekse Euro veya Pound hangisi kullanılırsa kullanılsın, bu para birimlerinin piyasaya tedavülünde yetkili olan merciler paranın değerinin belirlenmesinde etkili olur.

Burada dikkat edilmesi gereken, Türk Lirası dışındaki para birimlerinin de zaman zaman değer kaybedebilmeleridir. Türk Lirası dışında kullanılacak herhangi bir para birimi ülkelerin ekonomik ve siyasi şartlarına göre değer kazandıkları gibi değer de kaybedebilirler. Bugün itibarı ile Türk Lirası dünyanın diğer ülke paraları gibi hem iç hem dış siyasetin etkisi ile zaman zaman değer kaybedip değer kazanabilmektedir. Buna dayalı olarak Türk Lirası dışındaki paraların istikrarlı para birimi sağlayacağını söylemek, 21’inci yüzyılda çok da olası değildir. Hele de ABD’nin bölgesel sorunlarına olan duyarlılığı ve son zamanlarda aldığı kararlara bakacak olursak ABD Doları’nın dünyadaki gelişmeler ile birlikte değer kaybedebileceği gerçeği ortaya çıkmaktadır.

Peki, bu durumda KKTC hükümetleri ne gibi önlem alabilir?

KKTC hükümetleri kısa vadede vergilerde yapacakları indirimlerle döviz kur artışı ve enflasyon ile mücadelede halka destek olabilirler. Ancak bu çok etkili ve kalıcı bir çözüm değildir. Esas çözüm KKTC ekonomisinin döviz kur artışı ve enflasyon üzerinde ekonomik büyümeyi sağlaması ile olur. KKTC’de ekonomik yönden başarılı olabilecek hükümetler, ekonomik büyümeyi döviz kurlarının ve enflasyonun artışı üzerine taşıyan hükümetlerdir. Bu da büyümeyi sağlayacak sektörleri hareketlendirmek ile olur. Ancak, bu büyüme halka adil bir şekilde yansıtılmazsa, ülkedeki bozuk ekonomik düzen devam eder ve halk arasındaki gelir dağılımı dengesiz olur. Ekonomik büyümenin halk arasında adil bir şekilde paylaşımı hükümetlerin alacağı makro-ekonomik kararlar doğrultusunda gerçekleşebilir. KKTC hükümetlerinin kur artış ve enflasyon ile mücadelesinde en önemli silahı da budur.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek