• 02 Ekim 2017, Pazartesi 10:26
Derviş KemalDENİZ

Derviş Kemal DENİZ

Vergi affı etik bir karar mı?

KKTC Bakanlar Kurulu 2014 yılı sonuna kadar tahakkuk etmiş vergi borçlarına af getiren kararnameyi geçirerek yürürlüğe koyması ile birlikte ülke basınında bu konuda çeşitli görüşler yer almıştır. Dikkat edilecek olursa, bazı görüşler içerisinde vergi affının adalet duygusunu zedelediği fikri öne çıkarken, bazı görüşlerde ise bunun ekonomik zorluklar içindeki kişi ve şirketler için bir rahatlama sağladığı savunulmaktadır.

Vergi affının vergi adaleti sağlama ve ticari faaliyetler, içerisinde bulunan kişi veya kurumların eşit şartlarda rekabetine etki etmedeki katkısı açıkça görülebilmektedir. Vergisini gününde ödeyen ve bunun için gerek iç veya dış finansman kullanan işletmelerin, vergisini zamanında ödemeyen ve ödemediği için kendine bir çeşit finansman sağlayan şirketlere karşı dezavantaj içinde bulunduğu söylenebilir.

Her ne kadar vergisini zamanında ödeyenin zamanında ödeme ile birlikte bir finansmana ihtiyaç duyduğu ve bu finansmanın da bir maliyeti olduğu söylense de vergisini zamanında ödemeyen kişi veya kurumların da gecikme zamları yolu ile bir maliyeti olmaktadır. İşte vergi affı ile birlikte gecikme zamları bağışlandığından vergisini geciktiren, vergi ödemek için ihtiyacı olan finansmana herhangi bir maliyet ödememektedir. Salt adalet açısından olayı değerlendirirsek önümüze bu görüntü çıkmaktadır ve basındaki tartışmaların ana kökeni de budur.

Ancak, vergi affının sadece şirketler veya şahıslar arasındaki adalet dengesi açısından ele alınmaması gereklidir. Vergi affını sadece adalet açısından ele almak mikro düzeyde bir ekonomik tartışmadır. Halbuki konunun bir de makro ekonomik düzeyde ele alınması gerekmektedir. Makro düzeyde ele alındığında ülkenin genel ekonomik durumunun şirketlere ve şahıslara yansıması ve bundan dolayı vergi ödemedeki tutumları daha iyi görülmektedir.

KKTC’de faaliyet gösteren işletmeler için en büyük sorun finansmana erişimdir. Finansmana erişimdeki sorun kredi veren kuruluşlardan kredi almaktan çok, yapılan satışlar veya verilen hizmetler karşılığı yapılması gereken tahsilatın zamanında yapılamamasıdır.

İşletmelerin verilen mal veya hizmet karşılığı aldığı çeklerin süresinin iki ay ve üzerinde olması önemli bir finansman sorunudur. Bir de dikkatten kaçırmamız gereken devletin piyasadan aldığı mal ve hizmetler karşılığı yaptığı ödemelerin süresidir. Hepimiz bilmekteyiz ki, KKTC hükümetleri yıllardır devlete mal ve hizmet veren kişi veya kurumlara gecikmeli ödeme yapmaktadır. Bu kişi veya kurumlar da devletten alacaklarını teminat göstererek bankalardan borçlanmakta ve bunun karşılığında büyük oranda faiz ödemektedir. Biraz detaylı bir inceleme yapılırsa vergi affından faydalanacak şirket veya şahısların önemli bir bölümünün devletten alacaklı olan kurumlar olduğu görülecektir.

Yukarıda değinmeye çalıştığım, makro ekonomik şartların yarattığı sıkıntıların şirketleri veya şahısları ödeme sıkıntısı içine sokması ile birlikte birçok kişi veya kurumun devlete olan vergi borçlarını erteleme yoluna gitmesinin ülkede çok bilinen ve kullanılan bir finansman aracı olarak ortaya çıktığıdır. Bu yolda yapılan finansmanda beklentinin ilerde bir vergi affı olduğu inancında değilim. Devletle yapılan birçok işlemde kişi veya şirketlerin vergi borcu olmaması gerekliliği varken, kişi veya şirketlerin vergilerini ödemeyip affı beklemeleri rasyonel bir düşünce değildir. Rasyonel düşünce ekonomik şartların mecbur ettiği şartlara göre yapılan vergi ödemesinin ertelenmesidir.

Ülkemizde ticari faaliyet içerisinde olan kişi veya şirketlerin vergi yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesinin ülkemizde büyük ölçüde tahsilat sorunlarına dayalı olduğu yukarıda belirtilmiştir. Kişi veya kurumların tahsilat sorunları verginin zamanında ödenmemesine yol açsa da esasen her zaman dikkate alınması gereken, ülkemiz şartlarına göre bugün uygulanan vergi oranlarının da olması gerekenin üzerinde olduğunun fark edilmesidir.

Maalesef yıllardır bütçe sıkıntıları dolayısı ile hükümetler vergi oranlarının rasyonel seviyelere getirilmesi ile ilgili olarak çok tutuk ve çekimser davranmışlardır. İşte bu tutuk davranış da her üç dört senede bir hükümetlerin büyük miktarda ödenmemiş vergi miktarları ve gecikme zamları ile karşı karşıya kalmasının diğer bir nedeni olmaktadır. Bir yandan olması gereken oranların üzerinde vergi oranları ile vergi toplamaya çalışırken, diğer yandan hükümetler bu vergilerin zamanında ödenememesi dolayısı ile de tahsilt sıkıntısı çekebilmektedir.   Üstüne üstlük devlet alacağı vergiyi geç alarak, gecikme zamlarını da bağışlayarak paranın zaman kaybını da sineye çekmektedir. Finansman açısından devlete geç ödenen ve gecikme zammı alınmayan her alacak, verginin tahakkuk ettiği gündeki değerinin çok altındadır.

KKTC’de ekonomik yapının hâlâ devlet ağırlıklı olması dolayısı ile devletin icraatları bu ülkede ticari aktivite içinde olan kişi veya kurumları önemli ölçüde etkilemektedir. Devlet çalışanlarının ve emeklilerin maaşlarını ay sonu ödeyerek piyasayı fonlayan hükümet, maalesef kendisi ile iş yapanlara karşı aynı hassasiyeti göstermemektedir. Böyle olunca da yukarıda açıkça belirtildiği şekilde devlet kronik tahsilat sıkıntısını daha da körüklemektedir.

Bu aşamada mevcut şartların devamı halinde gelecekte hükümet edeceklerin de selefleri gibi vergi affı çıkaracaklarını söylemek yanlış olmaz. Ancak, bilinmesi gereken ülkedeki nakit dönüş sıkıntısının aşılması geciktiği müddetçe bu gibi icraatların tekrarlanacağıdır.

KKTC bugünden itibaren makro ekonomik yapı içindeki nakit hareketlerinin hızlandırılması için önemli radikal adımlar atmalıdır. Üç dört yılda bir vergi affı çıkararak ekonomik tedbir aldığını sanmak halkı bir süre daha oyalamaktır. Yine de her şey için daha zaman vardır. Bu vergi oranları konusuna bir esaslı el atılsa farklılık birkaç yıl içinde görülecektir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 10 1 1 17 31
2 YENİCAMİ AK 12 9 2 1 18 29
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 0 5 9 21
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 6 2 4 9 20
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 6 2 4 1 20
7 GÖNYELİ SK 12 6 1 5 4 19
8 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
9 LEFKE TSK 12 5 3 4 0 18
10 ÇETİNKAYA TSK 12 5 3 4 0 18
11 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 2 7 3 -10 13
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 2 4 6 -8 10
13 BİNATLI YSK 12 3 1 8 -10 10
14 GİRNE HALK EVİ 12 2 1 9 -9 7
15 ESENTEPE KKSK 12 2 1 9 -15 7
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 1 4 7 -16 7
yukarı çık