• 08 Nisan 2018, Pazar 9:14
Dr. İsmailKEMAL

Dr. İsmail KEMAL

Nükleer enerji

Nükleer enerji konusunu tartışırken öncelikle ideolojik yaklaşımlardan, saplantılardan uzak durmakta yarar var. Ayrıca konu epey bilgi gerektiriyor. Bu konuda “bilmeden konuşmanın” bir yararı olmaz. Farklı görüşler olması doğal ve sağlıklıdır. Her konuda olduğu gibi bu konuda da bilgiye dayalı tartışmalar toplum açısından yararlı olur. Propagandif söylemler bir işe yaramaz. Konuyu dünya genelindeki eğilimler çerçevesinde tartışmakta yarar var. Nükleer enerji konusunda dünyadaki tablo, genel eğilimler nedir? Kısaca bunlara bir göz atalım.
   Uluslararası Atom Enerjisi Örgütü’nün (IAEA) Şubat 2010 verilerine göre dünyada toplam 436 nükleer santral vardı. 104 nükleer santralle ABD birinci sırada, Fransa ikinci sırada (58), Japonya üçüncü sırada (54), Rusya dördüncü sırada (31 santral). Ermenistan, Hollanda ve Slovenya birer santralle son sıradaydı. Yeni nükleer santraller inşasında Çin açık ara önde. Onu Rusya, Güney Kore, Hindistan izliyor. Nükleer enerji üreten ülkeler kulübüne yeni katılımlar olacak.
   Ukrayna’daki Çernobil felaketi ve Mart 2011’de Japonya’nın Fukuşima nükleer santralinde meydana gelen kaza nükleer enerji konusunda büyük tereddütlere yol açmıştı. Nükleer enerjinin geleceği parlak görünmüyordu. Ne var ki, bu durumda ciddi değişiklik yaşanıyor. Nükleer enerjiye ilgi hızla artıyor. Çok sayıda ülke nükleer enerji yönünde adımlar atıyor. International Institute for Strategic Studies (IISS) internet sitesinde yer alan Strategic Comments analizlerinin sonuncusu “Nuclear power: Growing role of emerging nations” (Nükleer enerji: Gelişmekte olan ülkelerin artan rolü) başlığını taşıyor. Bu analize göre nükleer enerji geleneksel olarak gelişmiş ülkelerin yönetimindeydi. Şimdi durum değişiyor. Gelişmekte ülkelerin nükleer enerji alanındaki önemi artıyor. Bu ülkeler hem yeni nükleer santraller kurma, hem de bu alanla ilgili teknolojilerde adımlar atıyorlar. Buna bağlı olarak sivil nükleer teknolojilerin geliştirilmesi ve bununla ilgili düzenlemelerde gelişmiş ülkelerin hakimiyeti tehlikeye giriyor.
   Gelişmiş ülkeler arasında Almanya nükleer enerjiden vazgeçme kararı alırken ABD, Fransa, İngiltere ve diğer gelişmiş ülkeler Almanya’nın yolunu izlemiyorlar. En önemlisi çok sayıda gelişmekte olan ülkenin bu konuda attığı adımlardır. Bu ülkeler nükleer enerjiye büyük yatırımlar yapıyorlar. Bilindiği gibi İran’ın Buşer nükleer santrali hizmete girdi. World Nuclear Association internet sitesinde yer alan bilgilere göre dünyanın farklı bölgelerinde gelişmiş ve gelişmekte olan 45 ülke nükleer enerji projeleri üzerinde aktif olarak çalışıyor. Önde gelen ülkeler Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye, Vietnam, Beyaz Rusya, Polonya. Birleşik Arap Emirlikleri ve Beyaz Rusya’da nükleer reaktör inşası devam ediyor. Türkiye ve Litvanya gerekli anlaşmaları imzaladılar ve hukuki altyapıyı oluşturdular. Vietnam, Ürdün, Polonya ve Bangaldeş hukuki altyapıyı oluşturma çalışmalarını sürdürüyorlar. Tayland, Endonezya, Mısır, Kazakistan, Suudi Arabistan, Şili, gelişmiş planlar hazırladılar, İsrail, Nijerya, Malezya, Fas plan hazırlama aşamasında. IAEA, 2020’ye kadar halen nükleer enerji üretmeyen 7 ülkenin nükleer enerjiye geçeceğini tahmin ediyor ve nükleer enerji üretmek isteyen ülkelere bilgi ve denetim sunuyor. Örgütün yaptığı tahminlere göre 2035’te gelişmekte olan ülkeler dünya nükleer enerjisinin yüzde 40’ını üretecekler. 2010’da bu oran yüzde 17 idi.
   Gelişmekte olan ülkelerin nükleer enerjiye artan ilgilerinin çeşitli nedenleri var. Enerji ihtiyaçlarının süratle artmakta olması önemli bir faktör. Hızlı şehirleşme, sanayileşme enerji tüketimini artırıyor. Bu ihtiyacı karşılamanın bir yolu nükleer enerji. Petrol ve doğal gaz fiyatlarının yüksek olması bir diğer faktör. Nükleer enerji, küresel ısınma sorunu ve hava kirliliği ile mücadelede alternatiflerden biri. Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi enerji güvenliğini artırıyor, bağımlılığı azaltıyor. Nükleer enerji, bu alandaki teknolojilere, bilgiye ulaşma olanağını da sunuyor. Elbette nükleer enerji üretmek birçok zorluk ve sorunu aşma ihtiyacını da beraberinde getirir. Pahalı bir iştir. Nükleer atıklar konusu önemlidir. Bazı riskler taşıdığı biliniyor.
   İnsanlık yeni enerji kaynakları arayışını sürdürüyor. Yenilenebilir enerji konusunda önemli gelişmeler sağlanıyor. Ancak hâlâ büyük oranda hidrokarbon kaynaklarına bağımlı olduğumuz bir gerçek. Bunun gezegenimizin geleceği açısından oluşturduğu tehlikeleri biliyoruz. Daha güvenli ve daha ucuz alternatifler bulununcaya dek bazı ülkeler enerji çeşitleri içinde nükleer enerjiye de yer verecekler. Önemli olan gerekli güvenlik önlemlerinin alınması, denetlemelerin yapılması, risklerin minimuma indirilmesidir.
   NOT: Bu yazım 3 Aralık 2014’te, yine Putin’in bir Ankara ziyareti sonrasında yazılmıştı. Şimdiki tartışmalar açısından güncelliğini koruyor.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık