• 28 Ocak 2018, Pazar 10:48
Dr. İsmailKEMAL

Dr. İsmail KEMAL

Savaşın geleceği

The Economist dergisi bu haftaki kapağında “The Next War” (Gelecek Savaş) başlığını kullandı. Dergi, büyük güçler arasında çatışma riskinin arttığına, teknolojide ve jeopolitikte meydana gelen değişimlerin böylesi bir tehlikeyi yenilediğine dikkat çekiyor. Bu konuda hazırladığı rapora yer veriyor. Raporda önemli tespitler yer alıyor.

Savaşlar insanlığın tarihi boyunca hep var olmuştur. Teknolojideki baş döndürücü gelişmeler ve dünyada güçler dengesinde yaşanmakta olan değişim ışığında savaşın geleceğine bakmak kuşkusuz önemlidir. Gönül ister ki savaşlar olmasın. Akıl, mantık da bunu söylüyor. Büyük güçlerin elindeki silahların gücünü göz önünde bulundurduğumuzda onlar arasında çıkacak bir savaşın dünyamız ve üzerinde yaşayanlar için ne gibi sonuçlar doğuracağını tahmin etmek zor değil. Uzunca bir süre büyük güçler arasında artık savaşların olmayacağı görüşü ön plana çıkmıştı. Bu görüşe göre savaşlar daha çok orta veya küçük ölçekli aktörler arasında ve giderek daha çok iç savaş seklinde ortaya çıkıyor. Devletler arası savaşların sayısında düşüş yaşandı. Dünyaya baktığımızda savaş gördüğümüz yerler Suriye, Afganistan, Orta Afrika, Yemen gibi yerler. Bu savaşlarda çok sayıda insan hayatını kaybetti, yıkım yaşandı. Rusya’nın Gürcistan ve Ukrayna, ABD’nin Afganistan ve Irak savaşlarının gösterdiği gibi bazen bir büyük güç “küçük” güçlere karşı savaşa girebilir. Ne var ki İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana büyük güçler arasında doğrudan savaş olmadı, vekalet savaşları tercih edildi. 1962 Küba krizinde ABD ve SSCB nükleer bir savaşın eşiğine geldi ama sonuçta akıl ve mantık üstün gelerek dünyayı mahvedecek bir savaştan dönüldü. Nükleer silahların varlığı caydırıcı oldu. Günümüzde nükleer savaş tehlikesinden söz edildiğinde önce akla gelen Kuzey Kore’dir. Büyük güçler arasında savaş olasılığı hala düşüktür. Peki bu değişebilir mi?

The Economist dergisi Donald Trump yönetiminin kısa süre önce açıkladığı ulusal savunma stratejisine dikkat çekiyor. 11 Eylül saldırılarından sonra “terörle savaşı”, “cihatçı gruplarla” mücadeleyi stratejisinin merkezine oturtan ABD şimdi Çin ve Rusya’yı temel tehdit olarak belirliyor. Bu önemli bir tehdit algısı değişikliğidir. Sadece ABD’de değil İngiltere’de de “Rusya tehdidi” uyarıları yapılıyor. Bizzat İngiltere Genel Kurmay Başkanı böyle bir uyarıda bulundu. The Economist’e göre dünyada ABD ve müttefiklerinin hegemonyası zayıfladıkça büyük güçler arasında çatışma olasılığı güçleniyor. Savaş tehlikesinin en yoğun olduğu bölge kuşkusuz Kore Yarımadası’dır. Amerikan ordusu Kuzey Kore’nin nükleer tesislerine yönelik bir saldırı gerçekleştirirse ne olacak? Kore Yarımadası’nın tümü felakete uğrayacak. Çin bu gelişmelere seyirci kalacak mı? Çin, hem ekonomik, hem askeri açıdan güçlenmiş durumda. Rusya ekonomik açıdan olmasa da askeri açıdan güçlendi. ABD ise en büyük askeri güç olmaya devam ediyor. The Economist’e göre bu durum büyük güçler arası çatışma olasılığını artırıyor.

The Economist “gelecek savaşı” analiz ederken büyük güçler arasındaki ilişkilerin yanı sıra enformasyon savaşları, hibrid savaşlar, şehir savaşları, güç projeksiyonu, nükleer istikrara yönelik tehditler, askeri robotlar ve otonom silahlar gibi konuları da ele alıp inceliyor. Bu yazıda tüm bu konulara girmemiz mümkün değil. Bunlar arasında robotların savaşlarda üstleneceği rol, bunun savaşları nasıl değiştireceği konusu son derece ilginçtir. Uzun zamandan beri askeri robotlar üzerinde çalışmalar yapıldığı sır değil. The Economist’in aktardığı gibi konunun uzmanı Peter Singere’e göre “oyun değiştirici teknolojiler” söz konusu. Singer bunun bilim kurgu olmadığını, gerçek olduğunu ve yeni sorular doğurduğunu söylüyor. Yapay zekâ, öğrenen makineler, robotlar, büyük veri analizleri silahlar ve savaş konusunda ciddi gelişmeler sağlıyor. Savaşlarda insan faktörünün, onun iradesi, kararlılığı, korkuları, karar alma süreçlerinin rolü azalırken düşünen makinelerin rolü artacak. Tarih boyunca silahlar hep gelişmişti ama bunları kullanan, karar veren insanlardı. Şimdi bu değişebilir. İnsanın yerini giderek “otonom sistemler” alacak gibi. Yapay zekâdaki hızlı gelişmeler bizi nereye götürecek? Stephen Hawking, Elon Musk, Bill Gates gibi isimler iyi yönetilmemesi halinde insanlığın geleceğine tehdit olabileceğini söylüyorlar. Google CEO’su Sundar Pichai daha iyimser. Yapay zekânın büyük olasılıkla insanlığın üzerinde çalıştığı en önemli konu olduğunu, ateşin ve elektriğin keşfinden çok daha önemli olduğunu söylüyor. Yapay zekânın askeri alanda kullanımı ne gibi sonuçlar doğuruyor, doğuracak? Bunun yaratacağı yeni tür silahlanma yarışı neye varır? Tüm bunlar cevap bekleyen sorular.

The Economist çok önemli bir konuya parmak basıyor. Okumakta yarar var.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık